Nüfus, Göç ve Kentleşme, nüfus hareketlerinin kentlerin yerleşim düzeni, yaşam koşulları ve toplumsal ilişkileri üzerindeki etkilerini kapsar.
Öğrencinin göçle bağlantılı konut ve altyapı sorunlarını, merkezden çevreye taşınmayı ve kent yaşamına ilişkin farklı algıları sosyolojik kavramlarla ilişkilendirebilmesi beklenir. AYT Felsefe Grubu sorularında genellikle bir yerleşim veya gündelik yaşam örneği sunularak anlatılan sürecin ya da toplumsal durumun belirlenmesi istenir.
Seçeneklerde birbirine yakın kavramlar bulunabilir. Merkezle ilişkisini sürdüren çevre yerleşimlerini farklı göç süreçleriyle karıştırmak veya kentteki yalnızlık algısını yalnızca kalabalığa bağlayıp toplumsal ilişkileri gözden kaçırmak hataya yol açabilir.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
1. soruKolay
1960’lı yıllarda Anadolu’dan büyük kentlere yönelen göç dalgasıyla birlikte, kent çeperlerinde izinsiz ve düşük standartlı konutlar hızla çoğalmıştır. Bu yerleşimlerde yol, su ve elektrik gibi hizmetler çoğu zaman sonradan sağlanmış; sakinler genellikle düşük ücretli işlerde çalışmıştır.
Bu parçadan aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?
Cevabı göster
Cevap: B — Hızlı ve plansız kentleşme, çarpık yerleşim biçimlerini ortaya çıkarmıştır.
Kısaca — İzinsiz ve düşük standartlı konutların hızla çoğalması, hızlı ve plansız kentleşmenin çarpık yerleşim biçimleri ortaya çıkardığını gösterir. Yol, su ve elektrik hizmetlerinin sonradan sağlanması da yerleşimin altyapı hazırlığından önce gerçekleştiğini destekler. Parçada göçmenlerin tarımsal üretimi sürdürme isteğine veya gelirlerinin zamanla kent ortalamasına yaklaştığına ilişkin bilgi yoktur.
2. soruKolay
Kent, bazı göçmenler için fırsat ve çeşitlilik vaat ederken; bazıları için yalnızlık, güvensizlik ve samimiyetsiz ilişkilerle özdeşleşir. Kalabalık içinde tanınmamak, komşuluk bağlarının zayıf olması ve farklı yaşam tarzlarının yan yana durması bu algıyı besler.
Bu parçadaki olumsuz kent algısının oluşmasında aşağıdakilerden hangisinin etkisinden söz edilemez?
Cevabı göster
Cevap: A — Birincil ilişkilerin güçlenmesi
Kısaca — Olumsuz kent algısının temelinde bireylerin yalnızlaşması yatar; samimi ve güven verici birincil ilişkilerin güçlenmesi bu olumsuz tabloya neden olamaz.
Metinde kentteki yabancılaşma; insanların kalabalıkta kaybolması (anonimlik), yüzeysel temaslar (ikincil ilişkiler), bireyselleşme ve yaşam tarzı çeşitliliği (heterojen kültür) ile açıklanmıştır. Yüz yüze, sıcak ve dayanışmacı birincil ilişkilerin güçlenmesi yalnızlık ve güvensizliği artıran değil, aksine azaltan koruyucu bir etkendir. Dolayısıyla birincil ilişkilerin güçlenmesinden bu bağlamda söz edilemez.
3. soruKolay
Bir metropolün merkezinde arsa ve konut fiyatları yükselirken çevre ilçelerde yeni siteler kurulmuş, otomobil sahipliğinin ve hızlı ulaşım hatlarının yaygınlaşmasıyla orta gelirli aileler bu bölgelere taşınmıştır. Bu kişiler iş, eğitim ve kültür hizmetleri için merkezle ilişkilerini sürdürmekte; buna karşılık gece nüfusu giderek çevre ilçelerde yoğunlaşmaktadır. Kentin işlevsel alanı idari sınırlarının ötesine taşmaktadır.
Bu gelişme öncelikle aşağıdakilerden hangisine örnektir?
Cevabı göster
Cevap: A — Banliyöleşme ve metropoliten alanın genişlemesi
Konut nüfusunun merkezin çevresine taşınırken merkezle günlük işlevsel bağların sürmesi banliyöleşmeyi; bu bağların idari sınırları aşması metropoliten alanın genişlemesini gösterir.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
AYT (Alan Yeterlilik Testi), Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) kapsamında ÖSYM tarafından düzenlenen resmî bir sınavın ikinci oturumudur. Bu uygulama ÖSYM ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.