Bilgi Felsefesi (Epistemoloji), bilginin kaynağını, doğru bilginin mümkün olup olmadığını, bilmenin sınırlarını ve doğruluk ölçütlerini inceler.
Öğrencinin akıl ile deneyimin bilgi edinmedeki rollerini ayırt etmesi, bir görüşün bilgiye hangi sınırları koyduğunu belirlemesi ve kesinlik duygusuyla doğruluğu birbirinden ayırması beklenir. AYT Felsefe Grubu sorularında bu konu, bir filozofun düşüncesini aktaran metinler, farklı kişilerin görüşleri veya günlük yaşamdan örnekler üzerinden sorulabilir.
Öğrenciden metni tamamlayan yargıyı ya da anlatılan yaklaşımı bulması istenir. Seçeneklerde birbirine yakın kavramlar ve farklı bilgi anlayışları bulunabilir; metnin gerekçesini gözden kaçırıp yalnızca tanıdık sözcüklere yönelmek sık yapılan bir hatadır.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
1. soruKolay
Hume’a göre bilgimizin kaynağı akıl yürütme değil, duyu deneyimi ve bu deneyimlerin bırakmış olduğu izlenimlerdir. Örneğin “ateş yakar” bilgisine, ateşle sıcaklık arasında zorunlu bir bağ gördüğümüz için değil, geçmişte ateşe her dokunduğumuzda yanma duyumunu birlikte yaşadığımız için, yani alışkanlık yoluyla ulaşırız; nedensellik ilişkisi akılla kanıtlanabilecek bir zorunluluk değildir. Hume, bu görüşlerini 18. yüzyılda kaleme aldığı eserlerinde ayrıntılı biçimde savunmuştur. Bu eserler, kendisinden sonraki pek çok düşünürü de etkilemiştir. Benzer örnekler, onun farklı yazılarında da tekrar tekrar ele alınmıştır.
Hume’un bu görüşü aşağıdaki akımlardan hangisiyle ilişkilendirilir?
Cevabı göster
Cevap: E — Empirizm
Kısaca — Zihinde doğuştan hiçbir bilgi bulunmadığını, tüm bilgi ve kavramların duyu deneyimleri ve izlenimlerden kaynaklandığını ileri süren felsefi akım empirizmdir.
Hume, aklın tek başına olgusal bilgi üretemeyeceğini, ateşin yakıcılığı gibi nedensel bağların bile geçmiş duyumların yarattığı bir zihinsel alışkanlıktan ibaret olduğunu savunur. Akılcılığın (rasyonalizm) doğuştan bilgi kabulüne karşı çıkan bu yaklaşım, bilginin kaynağını bütünüyle tecrübeye bağlar. Dolayısıyla Hume’un bu görüşü doğrudan empirizm akımıyla ilişkilidir.
2. soruOrta
Deniz, Aras, Selin, Mert ve İpek, “Doğru bilgi mümkün müdür?” sorusuna ilişkin şu görüşleri ileri sürmektedir:
Deniz: “Bazı sorular, örneğin evrenin mutlak başlangıcı, ne akılla kanıtlanabilir ne de deneyimle sınanabilir; bu tür konuları bilemeyiz ama başka alanlarda bilgi sahibi olabiliriz.”
Aras: “Her yargının karşıtı aynı güçte savunulabilir; o hâlde hiçbir konuda kesin bilgiye ulaşılamaz, yargıyı askıya almak gerekir.”
Selin: “İnsan aklı gerçeği kavrayabilecek yetenektedir; kesin bilgiye sahip olduğumuzdan kuşku duymak gereksizdir.”
Mert: “Doğru kişiden kişiye değişir; biriniz için doğru olan, ötekiniz için yanlış olabilir.”
İpek: “Önce aklın yeti ve sınırları incelenmeli; bilgi ancak bu eleştiriden sonra mümkün olup olmadığına karar verilecek bir şeydir.”
Bu kişilerden hangisinin görüşü bilinemezcilik (agnostisizm) ile örtüşmektedir?
Cevabı göster
Cevap: A — Deniz
Agnostisizm, bilgiyi her alanda değil, yalnızca akıl ve deneyimin ulaşamadığı belirli konularda imkânsız sayar; bu da Deniz’in görüşüdür. Aras’ın tüm bilgiyi imkânsız sayan tutumu septisizmdir; öğrenciler bu iki görüşü karıştırdığında hataya düşer.
3. soruOrta
Bir mahkemede yargıç, sanığın suçlu olduğuna kesin olarak hükmetmiştir; çünkü elindeki tüm kanıtlar birbiriyle uyumludur ve hüküm, vicdanında hiçbir kuşku bırakmamıştır. Ancak yıllar sonra ortaya çıkan yeni bir tanık, sanığın aslında suçsuz olduğunu göstermiştir.
Bu örnek, doğru bilginin ölçütleriyle ilgili aşağıdaki sonuçlardan hangisini destekler?
Cevabı göster
Cevap: B — Bir yargıyı destekleyen kanıtların kendi aralarında tutarlı olması, yargının gerçekliğe uygun olduğunu garanti etmez.
Kısaca — Kanıtların kendi aralarında tutarlı olması, destekledikleri yargının gerçekliğe uygunluğunu garanti etmez. Örnekte kanıtlar birbiriyle uyumlu görünmesine rağmen sanığın suçsuz olduğunun anlaşılması, hükmün gerçeğe uymadığını gösterir. Yargıcın kuşku duymaması da tek başına hükmün doğruluğunu kanıtlamaz.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
AYT (Alan Yeterlilik Testi), Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) kapsamında ÖSYM tarafından düzenlenen resmî bir sınavın ikinci oturumudur. Bu uygulama ÖSYM ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.