Cepte soru çözTUS — Temel Tıp BilimleriTıbbi PatolojiKaraciğer, Safra Yolları ve Pankreas Patolojisi

Tıbbi Patoloji

Karaciğer, Safra Yolları ve Pankreas Patolojisi — TUS — Temel Tıp Bilimleri soruları

  • sınavda 18 soru
  • Uygulamada bu konudan 40 soru var
  • Ücretsiz

Konu özeti

Karaciğer, Safra Yolları ve Pankreas Patolojisi, bu organların inflamatuvar, metabolik ve neoplastik hastalıklarını; hücresel hasarı, morfolojik bulguları ve hastalık gelişim mekanizmalarını kapsar.

Öğrencinin klinik belirtileri patolojik süreçlerle ilişkilendirebilmesi, ilaçlara bağlı karaciğer hasarını ayırt edebilmesi ve pankreas tümörlerinin öncü lezyonlarındaki moleküler değişimleri tanıması beklenir. TUS — Temel Tıp Bilimleri kapsamında sorular, klinik olgudan mekanizmaya ulaşmayı veya tanımlanan hücresel bulgudan sorumlu etkeni seçmeyi isteyebilir.

Seçenekler genler, ilaçlar ya da patolojik mekanizmalar arasında ayrım gerektirebilir. Öncü lezyonların evrelerini karıştırmak, klinik bulguları ortak mekanizmalarıyla değerlendirmemek ve hücresel birikimlerin özelliklerini gözden kaçırmak hataya yol açabilir.

Örnek sorular

Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.

1. soruKolay

Aşağıdaki ilaçlardan hangisi, lizozomal fosfolipaz enzimlerini inhibe ederek hepatosit sitoplazmasında membranöz lameller inklüzyon cisimcikleri ile karakterize hepatik fosfolipidoza yol açar?

Cevabı göster

Cevap: A — Amiodaron

Kısaca — Amiodaron lizozomal fosfolipaz aktivitesini inhibe ederek hepatositlerde membranöz miyeloid inklüzyon birikimi ve fosfolipidoz tablosuna neden olur.

Amiodaron katyonik amfifilik yapısı nedeniyle lizozomlarda birikir ve lizozomal fosfolipazları inhibe eder. Bu durum yıkılamayan fosfolipidlerin birikmesine ve elektron mikroskopisinde lameller sitoplazmik cisimcikler (miyeloid cisimcikler / zebra cisimcikleri) izlenmesine yol açar.

Neden diğerleri değil

  • Metotreksat — Kronik kullanımda lizozomal birikim yapmaz; hepatik steatoz ve direkt periportal fibrozis ile seyreder.
  • İzoniyazid — Toksik metabolitleri aracılığıyla doğrudan hepatosellüler hasar ve viral hepatiti taklit eden nekroz yapar.
  • Halotan — İmmün aracılı masif hepatik nekroz ve fulminan karaciğer yetmezliği tablosu oluşturur.
  • Parasetamol — CYP2E1 ile üretilen NAPQI metaboliti üzerinden glutatyon tükenmesi ve zon 3 sentrilobüler nekroz yapar.

Aklında kalsın

Amiodaron hem steatohepatit benzeri histopatoloji (Mallory-Denk cisimcikleri) hem de elektron mikroskopisinde miyeloid lameller yapılarla karakterize fosfolipidoz oluşturur.

2. soruKolay

Altmış iki yaşındaki erkek hasta göğüslerinde büyüme ve ciltte damarsal döküntüler şikâyetiyle başvuruyor. Özgeçmişinden 15 yıldır alkol kullanım öyküsü öğreniliyor. Fizik incelemede bilateral jinekomasti, palmar eritem ve gövde üst kısmında çok sayıda spider anjiyom saptanıyor; kan basıncı 110/70 mmHg ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde serum albümin düzeyi 2,3 g/dL2{,}3\ \mathrm{g/dL}, total bilirubin 3,6 mg/dL3{,}6\ \mathrm{mg/dL} ve INR 1,8 tespit ediliyor. Batın ultrasonografisinde karaciğerde parankim heterojenitesi, nodüler yüzey ve serbest asit izleniyor.

Bu hastada saptanan jinekomasti ve spider anjiyom tablosundan sorumlu temel mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı göster

Cevap: B — Östrojen metabolizması ve klirensinde azalma

Kısaca — Sirozda fonksiyonel karaciğer parankim kaybı sonucu östrojenlerin hepatik inaktivasyonu ve klirensi azalarak hiperöstrojenemi bulguları ortaya çıkar.

Siroz ve kronik karaciğer yetmezliğinde hepatositlerin metabolik kapasitesinin yetersizleşmesi ve portosistemik şantlar nedeniyle östrojen hormonlarının hepatik klirensi belirgin derecede azalır. Ek olarak periferik dokularda androjenlerin östrojene dönüşümünün artmasıyla ortaya çıkan relatif hiperöstrojenemi; jinekomasti, palmar eritem, spider anjiyom ve testiküler atrofi gibi karakteristik klinik bulgulara yol açar.

Tanıya götüren bulgular

  • Jinekomasti, spider anjiyom ve palmar eritem → Bozulmuş hepatik hormon klirensine bağlı hiperöstrojenemiyi düşündürür.
  • Hipoalbüminemi, yüksek bilirubin ve uzamış INR → İlerlemiş hepatosellüler fonksiyon yetersizliğini gösterir.
  • Ultrasonografide nodüler karaciğer konturu ve asit → Kronik karaciğer hastalığı zemininde gelişen sirozu ve portal hipertansiyonu doğrular.

Neden diğerleri değil

  • Testosteron sentezinde artış — Sirozda Leydig hücre fonksiyon bozukluğu ve hipotalamo-hipofizer aks baskılanması nedeniyle testosteron sentezi aksine azalır.
  • Prolaktin sekresyonunda kontrolsüz artış — Prolaktinoma galaktore yapabilir ancak spider anjiyom ve palmar eritem gibi vasküler değişiklikleri açıklamaz.
  • Glukokortikoid reseptör direnci — Karaciğer yetmezliğinde görülen periferal vasküler ve glandüler değişikliklerin mekanizmasında yer almaz.
  • Tiroid hormonu klirensinde hızlanma — Tiroid metabolizması bozuklukları sirozun klasik hiperöstrojenemi ve kutanöz anjiyom tablosunu oluşturmaz.

Aklında kalsın

Siroza bağlı karaciğer yetmezliğinde östrojen inaktivasyonunun ve klirensinin bozulması; erkek hastalarda jinekomasti, spider anjiyom, palmar eritem ve testiküler atrofiyle sonuçlanan hiperöstrojenemi tablosunu oluşturur.

3. soruOrta

Pankreas duktal adenokarsinomunun prekürsör lezyonlarında genetik değişiklikler belirli bir sırayla birikir.

Düşük dereceli pankreatik intraepitelyal neoplazm evresinden itibaren izlenen aktive edici mutasyon aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı göster

Cevap: B — KRAS

Kısaca — KRAS’ın sürekli etkinleşmesi, büyüme sinyalini dış uyarıdan bağımsızlaştırarak düşük dereceli pankreatik intraepitelyal neoplaziyi başlatır.

KRAS, GTP bağlıyken etkin olan bir sinyal proteinidir. Aktive edici mutasyonlar GTP hidrolizini bozarak proteini etkin durumda tutar; aşağı akım çoğalma sinyali, ileri dereceli atipi gelişmeden önce duktal hücrelerin klonal genişlemesini destekler.

Neden diğerleri değil

  • TP53 — DNA hasarına yanıtı düzenleyen tümör baskılayıcıdır; işlev kaybı daha ileri evrelerde belirginleşir.
  • SMAD4 — Büyümeyi baskılayan sinyalleri iletir; kaybı ileri ilerlemeyle ilişkilidir, erken aktive edici değişiklik değildir.
  • GNAS — Aktive edici mutasyonu intraduktal papiller müsinöz neoplazmla ilişkilidir; klasik erken PanIN değişikliği değildir.
  • CDKN2A — Hücre döngüsünü frenleyen p16'yı kodlar; tümörleşmede aktivasyonu değil, işlev kaybı rol oynar.

Aklında kalsın

Bir onkogenin tek alelindeki işlev kazanımı büyüme avantajı sağlayabilir; tümör baskılayıcı genlerde klasik mekanizma iki alelin işlevsizleşmesidir.

Her soru tam o anki seviyene göre seçilir, yanlışların oturana kadar geri gelir, hepsi çevrimdışı çalışır.

Uygulamada Karaciğer, Safra Yolları ve Pankreas Patolojisi konusundan 40 soru çöz

Diğer TUS — Temel Tıp Bilimleri konuları

TUS — Temel Tıp Bilimleri hakkında her şey