Solunum Sistemi Fizyolojisi, akciğerlerin mekanik özelliklerini, solunumun kontrolünü ve gazların kanda taşınmasını kapsar.
Öğrencinin basınç ile hacim değişikliklerini ilişkilendirerek kompliyansı yorumlayabilmesi, santral kemoreseptörlerin hangi değişikliklere duyarlı olduğunu ayırt edebilmesi ve oksijenin parsiyel basıncı ile kandaki oksijen içeriğini birbirinden ayırabilmesi gerekir. TUS — Temel Tıp Bilimleri kapsamında bu konu, fizyolojik bir değişikliğin veya klinik bir durumun sonucunu seçtiren çoktan seçmeli sorularla değerlendirilebilir.
Seçenekler, farklı durumları ya da birbiriyle ilişkili fizyolojik değişkenleri karşılaştırmayı gerektirir. Basınç, hacim ve oksijen taşınmasına ilişkin kavramları eş anlamlı kabul etmek, bu sorularda hataya yol açabilir.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
1. soruKolay
Aynı transpulmoner basınç değişikliğine karşı oluşan akciğer hacim değişikliğinin, dolayısıyla akciğer kompliyansının arttığı durum aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: C — Amfizem
Kısaca — Amfizemde elastik doku kaybı geri çekilme kuvvetini azalttığından aynı basınç değişikliği daha büyük hacim artışı oluşturur.
Kompliyans ΔV/ΔP ile tanımlanır. Alveol duvarlarının ve elastik liflerin yıkılması akciğer elastansını azaltır; böylece akciğer kolay genişler, ancak ekspirasyonda yeterli rekoil oluşturamaz.
Sürfaktan eksikliği — Yüzey gerilimini yükselterek alveollerin açılması için gereken basıncı artırır ve kompliyansı düşürür.
Akut akciğer ödemi — İnterstisyel ve alveoler sıvı akciğeri ağırlaştırıp sertleştirir; genişleyebilirlik azalır.
Atelektazi — Kapalı alveollerin yeniden açılması ek basınç gerektirdiğinden havalanabilir hacim ve kompliyans azalır.
Aklında kalsın
Akciğer ile göğüs duvarının elastansları toplanır; bu nedenle toplam solunum sistemi kompliyansı her bir bileşenin kompliyansından daha düşüktür.
2. soruKolay
Santral kemoreseptörleri en güçlü şekilde uyaran değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: D — BOS’ta hidrojen iyonu (H+) artışına yol açan arteriyel CO2 artışı
Kısaca — Arteriyel CO2, kan-beyin bariyerini geçip BOS’ta H+ oluşturduğu için santral kemoreseptörlerin en güçlü uyarısı hiperkapnidir.
Bikarbonat ve dolaşımdaki H+ kan-beyin bariyerini kolay geçemezken CO2 geçer. BOS’ta hidratlanarak karbonik asit oluşturması ve bunun ayrışması, medulladaki kemoreseptörlerin algıladığı lokal pH düşüşünü meydana getirir.
Neden diğerleri değil
Arteriyel O2'nin hafif azalması — Hipoksemi öncelikle periferik kemoreseptörleri uyarır; yanıt özellikle PaO2 belirgin düştüğünde güçlenir.
Hemoglobin azalması — Anemi oksijen içeriğini azaltır, ancak PaO2’yi düşürmediğinden doğrudan kemoreseptör uyarısı oluşturmaz.
Arteriyel Na artışı — Na+ değişikliği osmolaliteyle ilişkilidir; santral solunum kemoreseptörlerinin özgül uyaranı değildir.
Kronik hiperkapnide BOS bikarbonatının artması lokal pH’ı düzeltir ve santral kemoreseptör yanıtını köreltir.
3. soruKolay
Karbonmonoksit zehirlenmesinde PaO2 normal kalabilirken belirgin azalan değişken aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: B — Arteriyel oksijen içeriği
Kısaca — CO, hemoglobinin O2 taşıma kapasitesini azaltırken çözünmüş O2 basıncını koruduğu için PaO2 normal olsa da arteriyel O2 içeriği düşer.
Arteriyel oksijen içeriğinin büyük bölümünü hemoglobine bağlı oksijen oluşturur: CaO2=1,34×Hb×SaO2+0,003×PaO2. CO, yüksek afiniteyle hemoglobinin bağlanma yerlerini işgal ederek işlevsel taşıma kapasitesini azaltır; PaO2 ise hemoglobine bağlı kısmı değil, plazmada çözünmüş oksijeni yansıtır.
Neden diğerleri değil
Alveoler PO2 — Alveoler oksijen basıncı solunan gaz ve alveoler ventilasyonla belirlenir; CO maruziyeti bunun düşmesini gerektirmez.
Hemoglobin konsantrasyonu — Toplam hemoglobin konsantrasyonu CO zehirlenmesinde düşmek zorunda değildir; arteriyel oksijen içeriği işlevsel bağlanma yerlerinin işgaliyle azalır.
Çözünmüş O2 — Miktarı PaO2 ile orantılıdır ve CO zehirlenmesinde genellikle korunur.
Solunum frekansı — Solunum sayısı klinik şiddete göre değişebilir; zehirlenmenin zorunlu ve ayırt edici değişkeni değildir.
Aklında kalsın
Standart nabız oksimetresi karboksihemoglobini oksihemoglobinden ayıramayarak satürasyonu yüksek gösterebilir; tanıda ko-oksimetri gerekir.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
TUS (Tıpta Uzmanlık Eğitimi Giriş Sınavı), ÖSYM tarafından düzenlenen resmî bir sınavdır. Bu uygulama ÖSYM ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.