Sözcükte Anlam, sözcüklerin ve söz öbeklerinin bağlam içinde kazandığı anlamları, gerçek ve mecaz kullanımları ve anlamca uygun sözcük seçimini kapsar.
Öğrencinin yalnızca sözlük anlamını bilmesi değil, cümlenin veya parçanın bütününden hareketle anlatılmak isteneni belirlemesi gerekir. AYT Türk Dili ve Edebiyatı sorularında bu konu, boşluklara anlam akışını tamamlayan ifadeleri yerleştirme veya altı çizili bir sözün anlamını yorumlama biçiminde sorulabilir.
Seçenekler, birbirine yakın görünen sözcük gruplarından ya da farklı anlam açıklamalarından oluşabilir. Sık yapılan hata, bir ifadeyi tek başına değerlendirip parçadaki karşıtlıkları, nedenleri ve mecazlı anlatımı gözden kaçırmaktır.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
1. soruKolay
Genç bilim insanının ortaya attığı kuram, ilk bakışta alanındaki yerleşik görüşleri sarsacak gibi görünmüş, bilim çevrelerinde kısa süreli bir heyecan yaratmıştı. Ancak kuramın dayandığı kanıtların yetersiz olduğu anlaşılmıştı. Meslektaşlarından biri, bu çalışmayı değerlendirirken kâğıttan bir kaplan ifadesini kullanmış. Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisi olamaz?
Cevabı göster
Cevap: D — Bilim çevrelerinde kalıcı ve sarsılmaz bir doğru olarak kabul edildiği
Kısaca — “Kâğıttan yapılmış bir fırtına” ifadesi, görünüşte büyük bir gürültü koparan ancak aslen dayanıksız ve temelsiz olan durumları anlattığı için çalışmanın kalıcı ve sarsılmaz bir doğru olarak kabul edildiği söylenemez.
Söz öbeğindeki “fırtına” kelimesi çalışmanın ilk anda yarattığı güçlü etki ve sarsıntıyı; “kâğıttan yapılmış” nitelemesi ise bu etkinin derinlikten yoksun, çürük ve geçici olduğunu simgeler. Dolayısıyla bu benzetmeyle çalışmanın dayanıksızlığı, kofluğu ve saman alevi gibi sönücülüğü vurgulanmıştır. Bu niteleme, çalışmanın bilim dünyasında sarsılmaz ve kalıcı bir gerçeklik kazandığı yargısıyla bütünüyle çelişir.
2. soruOrta
Yazar, “özgürlük” kavramını tek bir tanıma yerine onu farklı yaşam örnekleri arasında ; böylece okuru hazır bir sonuca değil, kavramın sınırlarını yöneltiyor.
Bu cümlede boş bırakılan yerlere anlam akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Cevabı göster
Cevap: C — hapsetmek — dolaştırıyor — tartmaya
Kısaca — Cümlenin bağlamında kavramı tek bir kalıpla sınırlandırmama, yaşamın içinde çok yönlü sınama ve okuru sorgulamaya yöneltme anlamı “hapsetmek — dolaştırıyor — tartmaya” sözcükleriyle sağlanır.
Cümledeki anlamsal ipuçlarını adım adım izleyelim: İlk boşlukta “tek bir tanıma... yerine” dendiği için kavramı sınırlandıran ve donduran olumsuz bir tutum aranmalıdır; bu doğrultuda “hapsetmek” sözcüğü en uygun ifadedir. İkinci boşlukta kavramın farklı hayat kesitlerinde gezdirildiğini bildiren “dolaştırıyor” eylemi anlam akışını doğal biçimde tamamlar. Son boşlukta ise okurun hazır bir yargıyı kabullenmek yerine kavram üzerine düşünüp sorgulama yapması hedeflendiği için “tartmaya” sözcüğü getirilmelidir. Okuru “kavramın sınırlarını ezberlemeye” yöneltmek ise cümlenin “hazır bir sonuca değil” vurgusuyla açıkça çelişir; bu yüzden doğru sıralama hapsetmek — dolaştırıyor — tartmaya şeklindedir.
3. soruOrta
Bu öykü, olayları gizlediği için değil, her ayrıntıya aynı ağırlığı vermediği için okura direniyor. Bir kapının üç kez açılması önem kazanırken kahramanın niçin gittiği doğrudan belirtilmiyor; okur, tekrarlarla boşluklar arasındaki bağı kurmak zorunda kalıyor.
Bu parçada altı çizili sözle anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: E — Anlamını hemen ele vermeyip okurdan etkin bir ilişkilendirme beklemesi
Kısaca — “Metnin okura direnmesi” sözü, öykünün anlamı okura hazır biçimde sunmayıp okurun ayrıntılar ile boşluklar arasında aktif bağlar kurmasını şart koşması anlamına gelir.
Parçaya dikkat edersen öykünün olayları tamamen gizlemediği, sadece kahramanın gidiş sebebi gibi temel bilgileri doğrudan açıklamadığı belirtilmektedir. Anlatıcı anlamı hazır sunmadığı için okur pasif kalamaz; üç kez açılan kapı gibi tekrarlarla metnin suskunlukları arasında kendi zihninde köprüler kurmak zorundadır. Çeldiricilerde geçen yabancı sözcük veya bağ kuramama iddiaları parçayla örtüşmez; direnme eylemi metnin okurdan etkin bir çaba beklemesinden kaynaklanır. Dolayısıyla anlatılmak istenen, anlamını hemen ele vermeyip okurdan etkin bir ilişkilendirme beklemesidir.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
AYT (Alan Yeterlilik Testi), Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) kapsamında ÖSYM tarafından düzenlenen resmî bir sınavın ikinci oturumudur. Bu uygulama ÖSYM ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.