İslam Düşüncesinde İtikadi, Siyasi ve Fıkhi Yorumlar (Mezhepler), inanç, yönetim ve ibadetlerin uygulanmasıyla ilgili farklı yorumların ortaya çıkışını ve temel yaklaşımlarını kapsar.
Öğrencinin mezheplerin ayırt edici görüşlerini tanıması, iman ile amel ilişkisine dair değerlendirmeleri karşılaştırması ve dini hükümlere ulaşırken kullanılan delilleri ayırt etmesi beklenir. AYT Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi sorularında genellikle bir âlimin yöntemi, tarihsel bir ayrışma veya bir topluluğun görüşleri paragraf içinde verilerek ilgili yorumun belirlenmesi istenir.
Seçeneklerde mezhep adları ya da görüşler yer alabilir. İtikadi görüşlerle fıkhi yöntemleri karıştırmak ve tek bir ipucuyla karar vermek sık yapılan hatalardandır.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
1. soruKolay
Ehl-i Sünnet âlimlerine göre iman; kalp ile tasdik etmek ve dil ile ikrar etmektir. Bu âlimler, namaz kılmayan ya da başka bir büyük günah işleyen bir Müslümanın imandan çıkmış sayılamayacağını, böyle bir kişinin günahkâr bir mümin olarak kabul edilmesi gerektiğini savunmuşlardır. Onlara göre amel, imanın tamamlayıcı bir unsurudur.
Bu parçadan hareketle Ehl-i Sünnet’in iman-amel ilişkisine yaklaşımıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Cevabı göster
Cevap: B — Amel, imanın vazgeçilmez bir cüzüdür
Kısaca — Ehl-i Sünnet anlayışında amel, imanın vazgeçilmez bir parçası (cüzü) olmayıp imanı olgunlaştıran ve kuvvetlendiren tamamlayıcı bir unsurdur.
Parçada açıkça vurgulandığı üzere Ehl-i Sünnet âlimleri, ibadetlerini yerine getirmeyen ya da büyük günah işleyen kişileri dinden çıkmış saymaz, günahkâr mümin olarak kabul eder. Ameli imanın zorunlu ve ayrılmaz bir parçası kabul eden yaklaşım Haricîlik ve Mutezile mezheplerine aittir. Dolayısıyla amelin imanın vazgeçilmez bir cüzü olduğu yargısı Ehl-i Sünnet görüşü açısından söylenemez.
2. soruKolay
Bir grup, Hz. Ali ile Hz. Muaviye arasındaki anlaşmazlıkta hakem tayinine karşı çıkarak topluluktan ayrılmış; büyük günah işleyen kişinin imandan çıkıp kâfir olacağını, yöneticinin de Kureyş soyundan gelmesinin şart olmadığını savunmuştur. Bu grup, dini konularda oldukça sert ve uzlaşmaz bir tutum sergilemiştir.
Bu parçada bahsedilen mezhep aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: A — Hariciler
Kısaca — Sıffîn Savaşı sonrasındaki Hakem Olayı’nda taraflardan ayrılarak büyük günah işleyeni kâfir sayan uzlaşmaz fırka Haricilerdir.
“Hüküm ancak Allah’ındır” anlayışıyla ortaya çıkan Hariciler, İslam tarihindeki ilk siyasi ve itikadi ayrılık fırkasıdır. Kendileri gibi inanmayan ve büyük günah işleyen Müslümanları dinden çıkmış (kâfir) kabul ederek sert ve dışlayıcı bir tutum takınmışlardır. Bu katı yaklaşım; büyük günah işleyeni iman ile küfür arasında bir konumda gören Mutezile veya hilafeti Hz. Ali soyuna hasreden Şia ile karıştırılmamalıdır.
3. soruKolay
Hicri II. yüzyılda Hicaz’ın önde gelen ilim beldesinde yetişen bir âlim, hadis ehli ile re’y ehli arasındaki yöntem geriliminde kendine özgü bir yol tutmuştur. Kur’an ve sünnetin yanında, yaşadığı belde halkının nesillerdir sürdürdüğü ameli bağlayıcı bir delil kabul etmiş; bu amele aykırı düşen münferit rivayetleri temkinle karşılamıştır. Adına nispet edilen fıkhi mezhep, ilerleyen asırlarda Kuzey Afrika ve Endülüs’te geniş taban bulmuştur.
Bu parçada anlatılan âlim aşağıdakilerden hangisidir?
Cevabı göster
Cevap: C — Malik b. Enes
Belde halkının amelini delil saymak ve bu fıkhi çizginin Kuzey Afrika ile Endülüs’te yayılması, Malik b. Enes’in mezhebine özgüdür.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
AYT (Alan Yeterlilik Testi), Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) kapsamında ÖSYM tarafından düzenlenen resmî bir sınavın ikinci oturumudur. Bu uygulama ÖSYM ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.