Güncel Dinî Meseleler, günümüzde karşılaşılan bireysel ve toplumsal sorunların dinî ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesini kapsar.
Aile anlaşmazlıklarında çözüm arayışı, sosyal medyadaki dinî bilgilerin güvenilirliği ve hastalık karşısında dua ile tıbbi tedaviye yaklaşım bu kapsamda ele alınır. Öğrencinin verilen olayda öne çıkan tutumu belirlemesi, bunu ilgili ilkeyle ilişkilendirmesi ve farklı yaklaşımları karşılaştırması beklenir.
AYT Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi sorularında bir görüş veya günlük yaşam örneği sunularak uygun ilke ya da yorum sorulabilir. Seçeneklerde birbirine yakın kavram ve değerlendirmeler bulunabilir; metnin bütününü okumadan tek bir ifadeye odaklanmak yanlış eşleştirmeye yol açabilir.
Örnek sorular
Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.
1. soruKolay
Bir dini otorite, evlilik birliğinin sona erme sürecinde aile arabuluculuğuna başvurulmasıyla ilgili görüşünün bir bölümünde şu hususları belirtir:
Taraflar arasındaki anlaşmazlık, mümkünse ailenin ve toplumun ileri gelenlerinin arabuluculuğuyla çözülmeye çalışılmalıdır.
Boşanma, çözüm için başvurulacak son yol olarak görülmelidir.
Varsa çocukların hakları ve maddi-manevi ihtiyaçları öncelikli olarak korunmalıdır.
Sürecin resmi hukuki prosedürlere de uygun şekilde yürütülmesi gerekmektedir.
Bu görüşün ilgili bölümüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Cevabı göster
Cevap: B — Boşanmanın ilk başvurulacak çözüm yolu olarak önerildiği
Kısaca — Görüşte boşanma ilk başvurulacak seçenek değil, tüm uzlaşma ve arabuluculuk yolları tükendikten sonra düşünülecek son çare olarak nitelendirilmiştir.
Metnin ikinci maddesinde “Boşanma, çözüm için başvurulacak son yol olarak görülmelidir.” ifadesi yer alır. İslam dininde aile kurumunun korunması asıldır; bu nedenle eşler arasındaki anlaşmazlıklarda öncelikle aile büyüklerinin ve arabulucuların devreye girmesi istenir. Boşanmanın ilk adım olduğunu iddia etmek hem metindeki bu açık ilkeye hem de İslam’ın boşanmaya yaklaşımına tamamen aykırıdır.
2. soruKolay
Sosyal medyada paylaşılan bir dini bilgiyi gören bir kullanıcı, bu bilgiyi hemen paylaşmadan önce kaynağının güvenilir bir dini kurum ya da uzman bir kişiye ait olup olmadığını araştırır; bilginin doğruluğundan emin olmadan yaymaktan kaçınır.
Bu kullanıcının tutumu aşağıdaki ilkelerden hangisiyle örtüşmektedir?
Cevabı göster
Cevap: B — Tebeyyün ilkesi gereğince haberi ve kaynağını araştırma
Kısaca — Kullanıcının sergilediği tutum, İslam’ın emrettiği doğrulanmamış bilgiyi yaymaktan kaçınma ve güvenilir kaynağa başvurma ahlakını yansıtır.
İslam dininde doğruluğu kesinleşmemiş haberlerin ve kulaktan dolma bilgilerin yayılması kesin biçimde yasaklanmış, Hucurât suresinde haberlerin araştırılması emredilmiştir. Günümüzde sosyal medyada paylaşılan içeriklerin beğeni veya paylaşım sayısı onların doğru olduğunu göstermez. Kullanıcının güvenilir bir kuruma ya da uzman kişiye başvurarak hareket etmesi, dinî meselelerde bilgi kirliliğini önlemenin en temel yoludur.
3. soruKolay
Bir hastalıkla karşılaşan iki kişiden biri, sadece dua ve geleneksel yöntemlerle iyileşmeyi beklerken tıbbi tedaviyi tamamen reddeder; diğeri ise dua etmeyi sürdürürken aynı zamanda modern tıbbın önerdiği aşı ve tedavi yöntemlerine de başvurur, iyileşmek için bu imkânları da kullanır.
Bu iki kişinin yaklaşımı arasındaki temel farklılık aşağıdakilerden hangisiyle açıklanabilir?
Cevabı göster
Cevap: E — Tedbir almanın dinî sorumlulukla çelişmediği bilincindeki farklılık
Kısaca — İki kişi arasındaki temel fark, tıbbi tedavi ve aşı gibi fiilî tedbirleri almanın İslam’daki tevekkül anlayışıyla ve dinî sorumlulukla çelişmediği bilincidir.
İslam’da meşru ve doğru tevekkül; insanın üzerine düşen bütün maddi ve tıbbi tedbirleri eksiksiz aldıktan sonra sonucu Allah’a bırakmasıdır. Nitekim Hz. Peygamber de hastalandığında tedavi olmuş ve “Ey Allah’ın kulları, tedavi olunuz; zira Allah yarattığı her derdin şifasını da yaratmıştır.” buyurmuştur. Tedaviyi bütünüyle reddedip sadece dua beklemek kader ve tevekkülün yanlış anlaşılmasıyken, duayla birlikte tıbbi imkânlara başvurmak dinin emrettiği dengeli tutumdur.
Cepte soru çöz, bağımsız bir çalışma uygulamasıdır; hiçbir sınav kurumu, okul ya da resmî kurumla bağlantılı, bunlarca desteklenen veya onaylanan bir uygulama değildir.
AYT (Alan Yeterlilik Testi), Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) kapsamında ÖSYM tarafından düzenlenen resmî bir sınavın ikinci oturumudur. Bu uygulama ÖSYM ile bağlantılı değildir.
Uygulamadaki tüm sorular ve metinler Cepte soru çöz için özgün olarak hazırlanmıştır; hiçbir resmî sınavdan alınmamıştır.