Cepte soru çözAYTDenemeSosyal-2

AYT

AYT Sosyal-2 denemesi

  • 40 soru
  • Her yanlış, bir doğrunun 1/4 kadarını götürür
  • Ücretsiz

AYT denemesinin Sosyal-2 bölümü — 40 soru. Şıkları işaretle, en altta Bitir’e bas; doğru, yanlış ve netini gör.

Bu kâğıt, uygulamadaki 1. Deneme ile aynı kâğıttır. Buradan çözdüğün sorular, denemeye uygulamada süre tutarak girmek istersen artık yeni olmayacak.

Sen çözerken hiçbir soru işaretlenmez — sınavdaki gibi. Cevaplar ve çözümler, bitirdiğinde açılır. İşaretlediklerin bu tarayıcıda saklanır; sekmeyi kapatsan da kaybolmaz.

1. soru

Cumhuriyet yönetimi, toplumu oluşturan bireyler arasında soya, mesleğe ya da servete dayalı ayrıcalıkları reddederek bütün vatandaşları kanun önünde eşit kabul eden bir toplum düzeni kurmayı amaçlamıştır.

Bu amaç aşağıdaki Atatürk ilkelerinden hangisiyle örtüşmektedir?

Cevabı göster

Cevap: A — Halkçılık

Bireyler arasında ayrıcalık tanımadan herkesi eşit vatandaş sayma anlayışı halkçılık ilkesinin temel gereğidir; diğer ilkeler farklı alanları (millî birlik, ekonomi, din-devlet ilişkisi, köktenci değişim) kapsar.

2. soru

Osman Bey’in 1302’de bir Bizans kuvvetini Koyunhisar’da yenmesi, çevredeki Türkmenlerin Osmanlı Beyliği’ne katılımını artırmış ve Bizans’ın Bursa ile İznik çevresindeki savunmasını zorlaştırmıştır.

Bu gelişmenin Osmanlı Beyliği açısından en önemli sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı göster

Cevap: E — Bizans sınırında bağımsız bir siyasi güç olarak itibarının artması

Koyunhisar zaferi Osman Bey’in Bizans karşısındaki askerî gücünü göstermiş, beyliğin çevrede tanınmasını ve yeni savaşçıların Osmanlılara katılmasını kolaylaştırmıştır.

3. soru

Misak-ı Millî kararlarının kabul edildiği meclis aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı göster

Cevap: E — Son Osmanlı Mebusan Meclisi

Kısaca — Misak-ı Millî kararları, Son Osmanlı Mebusan Meclisi tarafından 28 Ocak 1920’de kabul edilmiştir. Bu tarih, Meclisin açılış tarihi değil, kararların kabul tarihidir. TBMM seçeneğine dikkat et: TBMM 23 Nisan 1920’de açıldığından bu kararları kabul eden meclis olamaz.

4. soru

XVIII. yüzyıl sonlarından itibaren Osmanlı Devleti, Avrupa’nın büyük güçleri arasındaki rekabetten yararlanarak varlığını korumaya çalışmıştır.

Osmanlı Devleti’nin takip ettiği bu politika aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı göster

Cevap: A — Denge politikası

Kısaca — Osmanlı Devleti’nin büyük devletler arasındaki çıkar çatışmalarından yararlanarak bir güce karşı diğerini yanına çekme ve bu yolla ayakta kalma stratejisi ‘denge politikası’ olarak adlandırılır.

Osmanlı Devleti, askerî ve ekonomik gücünün tek başına topraklarını korumaya yetmediği 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması ve özellikle 1798 Fransa’nın Mısır’ı işgali sonrasında bu stratejiyi temel dış politika hâline getirmiştir. Çeldiricilerdeki Pan-İslamizm II. Abdülhamid döneminde Müslümanları bir arada tutma ideolojisiyken; iskân fethedilen yerlere Türk nüfus yerleştirme, istimalet ise Osmanlı’nın hoşgörü ve adalet politikasıdır.

5. soru

Tarih araştırmalarında başvurulan kaynaklar, niteliklerine göre yazılı ve sözlü olarak da sınıflandırılır. Aşağıda bir araştırmacının listesi yer almaktadır:

I. Halk arasında dolaşan efsaneler

II. Saray arşivindeki ferman suretleri

III. Ağızdan aktarılan destan anlatıları

Bunlardan hangileri yazılı kaynak kapsamına girer?

Cevabı göster

Cevap: C — Yalnız II

Ferman suretleri yazılı belgedir. Efsane ve destan anlatıları sözlü kaynak grubundadır; yazılı metne dökülmedikleri sürece sözlü kabul edilirler.

6. soru

Coğrafi Keşifler sonucunda Avrupalı devletler Ümit Burnu ve Atlas Okyanusu üzerinden Hindistan ve Uzak Doğu’ya ulaşan yeni deniz ticaret yolları bulmuş; bu durum, önceden Akdeniz ve Ortadoğu üzerinden yapılan İpek ve Baharat Yolu ticaretinin önemini azaltmıştır.

Bu gelişmenin Osmanlı Devleti açısından sonucu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı göster

Cevap: E — Osmanlı Devleti’nin Akdeniz limanlarındaki gümrük gelirlerinin azalması

Kısaca — Coğrafi Keşifler sonucunda ticaret yollarının okyanuslara kayması, Osmanlı Devleti’nin denetimindeki Akdeniz limanlarından elde ettiği gümrük gelirlerinin ciddi biçimde düşmesine neden olmuştur.

Avrupalı tüccarların Ümit Burnu üzerinden Hindistan’a doğrudan ulaşması, geleneksel İpek ve Baharat yolları ile Akdeniz limanlarının ticari canlılığını yitirmesine yol açmıştır. Transit ticaretin sönmesi Osmanlı hazinesinin en önemli gelir kalemlerinden olan gümrük vergilerini baltalamış, devlet bu kaybı telafi edebilmek için Batılı devletlere kapitülasyonlar vermek zorunda kalmıştır. Çeldiricilerin aksine Akdeniz ticareti önem kazanmamış, aksine gerilemiştir; bu yüzden doğru yanıt Akdeniz limanlarındaki gümrük gelirlerinin azalmasıdır.

7. soru

İki savaş arası dönemde ortaya çıkan totaliter rejimlerde;

  • tek parti ve tek lider anlayışının hâkim olması,
  • basın üzerinde devlet denetimi kurulması,
  • muhalefetin baskı altına alınması

gibi ortak özellikler görülmüştür.

Bu özelliklerin ortaya çıkmasında aşağıdaki gelişmelerden hangisinin doğrudan etkili olduğu söylenemez?

Cevabı göster

Cevap: D — Milletler Cemiyeti’nin kurulmasıyla devletlerin iç işlerine müdahale edilmesi

Kısaca — Milletler Cemiyeti devletlerin iç rejimlerine müdahale eden bir organ olmadığı için totaliter yönetimlerin kurulmasında etkili olmamıştır.

İki savaş arası dönemde totaliter rejimlerin ortaya çıkışında I. Dünya Savaşı’nın yarattığı ekonomik buhranlar, Versay Antlaşması’nın ağır şartları ve komünizm korkusu doğrudan rol oynamıştır. Milletler Cemiyeti ise uluslararası barışı korumak amacıyla kurulmuş bir örgüttür ve devletlerin iç işlerine ya da siyasal rejimlerine müdahale etme yetkisi ve gücü yoktur. Bu nedenle Milletler Cemiyeti’nin kurulmasıyla devletlerin iç işlerine müdahale edildiği yargısı gerçeği yansıtmaz.

8. soru

Avrupa Hun Devleti’nde Attila, 434 yılında tahta çıkmıştır.

Attila’nın devlet yönetimini tek başına üstlendiği dönem aşağıdaki gelişmelerden hangisiyle başlamıştır?

Cevabı göster

Cevap: B — Bleda’nın ölümü

Attila ve Bleda 434 yılında birlikte tahta çıkmışlardır. 445 yılında Bleda’nın ölümüyle Attila, devletin tek hükümdarı olmuş ve en parlak dönemini başlatmıştır.

9. soru

Kütahya-Eskişehir Muharebeleri’nin ardından Türk ordusu, Mustafa Kemal’in önerisiyle Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmiştir.

Bu çekilmenin başlıca stratejik amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı göster

Cevap: A — Yunan ordusunu ikmal üslerinden uzaklaştırarak yıpratmak ve toparlanmak için zaman kazanmak

Sakarya’nın doğusuna çekilmekle Yunan ordusu denizden ve ikmal üslerinden uzaklaştırılmış, lojistik hatları uzamış, Türk ordusu da toparlanıp güçlenmek için zaman kazanmıştır. Nitekim bu strateji Sakarya zaferinin zeminini hazırlamıştır.

10. soru

I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı Devleti hem kendi topraklarında hem de müttefiklerine destek amacıyla farklı cephelerde savaşmıştır. Bazı cepheler Anadolu ve Arabistan’da savunma veya taarruz amaçlı açılırken, bazıları doğrudan Avrupa’da müttefik ordularına yardımcı olmak için oluşturulmuştur.

Osmanlı birliklerinin müttefiklere yardım amacıyla Avrupa’da savaştığı cephe aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı göster

Cevap: E — Galiçya Cephesi

Galiçya Cephesi, Osmanlı birliklerinin Avusturya-Macaristan ve Almanya’ya destek için Avrupa’da savaştığı cephedir. Hicaz, Kanal, Irak ve Kafkas cepheleri Osmanlı toprakları veya yakın çevresindedir.

11. soru

Kanuni Sultan Süleyman’ın 1522’de gerçekleştirdiği kuşatma sonucunda ada, Osmanlı hâkimiyetine girmiş ve buradan Osmanlı gemilerine sürekli saldıran Sen Jean şövalyeleri adayı terk etmek zorunda kalmıştır. Sözü edilen bu kuşatma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı göster

Cevap: B — Rodos’un Fethi

Kısaca — 1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından fethedilerek Sen Jean (Hospitalier) şövalyelerinden temizlenen ada Rodos’tur.

Akdeniz ticaretinde özellikle İstanbul-Mısır deniz yolunun güvenliğini tehdit eden korsan faaliyetlerini bitirmek için Rodos Kuşatması hayati bir adımdı. Şövalyelerin buradan çıkarıldıktan sonra yerleştikleri Malta Adası’nın 1565 yılındaki kuşatmasında Osmanlı ordusunun başarısız olduğunu ve adanın alınamadığını unutmamalısın. Dolayısıyla 1522 tarihi ve şövalyelerin adayı terk etmesi bilgisi seni doğrudan Rodos’un fethine götürür.

12. soru

Doğal süreçlerin alışılmış ölçülerin dışına çıkarak can ve mal kaybına yol açabilecek şiddette gerçekleşmesi ekstrem doğa olayı olarak adlandırılır.

Aşağıdakilerden hangisi meteorolojik kökenli bir ekstrem doğa olayıdır?

Cevabı göster

Cevap: B — Kuraklık

Kuraklık, uzun süreli yağış azlığı ve yüksek buharlaşma gibi atmosfer olaylarıyla ilişkili meteorolojik bir ekstremdir. Deprem, tsunami, volkanizma ve heyelan ise jeolojik-jeomorfolojik kökenlidir.

13. soru

Orta Asya’da şekillenen Türk kültürü, tarihsel göçlerle Anadolu, Balkanlar ve Orta Doğu’ya taşınmış; ulaştığı yerlerde dil, inanç ve maddi kültür ögeleri yerli toplumlarla karşılıklı etkileşime girmiştir.

Bu süreç aşağıdakilerden hangisini destekler?

Cevabı göster

Cevap: D — Kültürel ögeler göçle yayılıp yeni çevrelerde etkileşime girebilir.

Kısaca — Türk kültürünün göçlerle Anadolu, Balkanlar ve Orta Doğu’ya taşınması kültürel yayılmayı; yerli toplumlarla karşılıklı alışverişi ise kültürel etkileşimi gösterir. Dolayısıyla kültürel ögelerin göçle yayılıp yeni çevrelerde etkileşime girebileceğini belirten D doğrudur. Karşılıklı etkileşim, bir kültürün diğerinin yerini alması anlamına gelmez.

14. soru

Aşağıda X istasyonuna ait aylık yağış ve sıcaklık değerleri klimograf olarak verilmiştir.

020406080100120140051015202530OcaŞubMarNisMayHazTemAğuEylEkiKasAraYağış (mm)Sıcaklık (°C)Yağış (mm)Sıcaklık (°C)

Bu istasyonun iklim özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bölgenin doğal bitki örtüsüdür?

Cevabı göster

Cevap: E — Maki

Kısaca — Klimografta yazların sıcak ve kurak, kışların ılık ve yağışlı geçmesi tipik Akdeniz iklimini yansıttığından bölgenin doğal bitki örtüsü makidir.

İstasyonun iklim grafiği incelendiğinde Temmuz ve Ağustos aylarında sıcaklığın 27 °C’ye çıktığı, aynı dönemde yağışın 2–3 mm’ye kadar gerilediği görülür; kış aylarında ise sıcaklık 9–10 °C civarında olup yağış 100 mm’nin üzerine çıkmaktadır. Yaz kuraklığı ile kış ılıklığının bu derece belirgin olduğu iklim Akdeniz iklimidir. Akdeniz iklim sahalarında yaz kuraklığına dayanıklı, sert ve cilalı yapraklara sahip bodur ağaç ve çalılardan oluşan doğal bitki topluluğu ise makidir.

15. soru

Bir akarsuyun taşkın ovasındaki sazlık alan, yüksek akım dönemlerinde suyu geçici olarak depolamakta ve çok sayıda canlıya yaşam ortamı sağlamaktadır. Bu alan kurutularak geniş ölçüde geçirimsiz yüzeylerden oluşan depolama tesislerine dönüştürülmüştür.

Aynı büyüklükteki yağışlar sürdüğünde, aşağıdakilerden hangisi bu değişimin en olası sonucudur?

Cevabı göster

Cevap: A — Suyun depolanma ve sızma olanağının azalmasına bağlı olarak taşkın zirvesinin büyümesi

Kısaca — Sazlık ve sulak alanların kurutulup geçirimsiz yüzeylere dönüştürülmesi, suyun depolanmasını ve sızmasını engelleyerek taşkın zirve debisini büyütür.

Taşkın ovalarındaki sazlıklar ve sulak alanlar birer doğal sünger işlevi görerek aşırı yağış dönemlerinde fazla suyu bünyesinde tutar ve akarsu yatağına ulaşma süresini uzatır. Bu alanların kurutularak betonarme ve asfalt gibi geçirimsiz depolama tesislerine dönüştürülmesi, yağmur suyunun toprağa sızmasını neredeyse imkânsız kılar. Sızamayan suların hızla yüzey akışına geçmesi sonucunda yağış suları aynı anda ve çok kısa sürede akarsu yatağına dökülür; bu da taşkın dalgasının çok daha ani ve yüksek zirveye ulaşmasına neden olur.

16. soru

Batı Anadolu’da aktif fay sistemleri boyunca yer altına sızan sular ısınarak yeniden yüzeye çıkabilmektedir. Bu kaynaklardan elektrik üretimi, konut ve sera ısıtması ile termal turizmde yararlanılır.

Aşağıdakilerden hangisi bu parçada özellikleri verilen enerji kaynağıdır?

Cevabı göster

Cevap: B — Jeotermal enerji

Kısaca — Fay hatları boyunca yer altına sızan suların yer içi ısısıyla ısınıp yüzeye çıkmasıyla elde edilen ve çok amaçlı kullanılan kaynak jeotermal enerji türüdür.

Genç tektonik yapısı nedeniyle kırıklı hatlara sahip olan Batı Anadolu’da, yer altındaki sıcak su ve su buharı yüzeye ulaşarak jeotermal potansiyeli oluşturur. Bu kaynak elektrik üretiminin yanı sıra seraların ısıtılması ve kaplıca turizminde doğrudan kullanılır. Taş kömürü veya linyit gibi yer altından çıkarılan katı fosil yakıtlar akışkan ve hidrotermal kökenli olmadığından bu tanımla uyuşmaz.

17. soru

Aşağıda Yeşilova ülkesinin yaş-cinsiyet yapısı nüfus piramidi ile gösterilmiştir.

Yeşilova Nüfus Piramidi

0-1415-2930-4445-5960+0055101015152020%%ErkekKadın

Bu piramide göre Yeşilova ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı göster

Cevap: A — Genç yaş gruplarının payı yüksek olduğundan nüfus yapısı geniş tabanlıdır.

Kısaca — Piramidin en geniş dilimi %31’lik payla 0-14 yaş grubudur; yaş ilerledikçe sütunlar daraldığı için nüfus yapısı geniş tabanlıdır.

Yeşilova’nın nüfus piramidinde 0-14 yaş grubu erkeklerde %16, kadınlarda %15 olmak üzere toplam nüfusun %31’ini oluşturur. Bunu %27 ile 15-29, %20 ile 30-44, %15 ile 45-59 yaş grubu izler; 60+ yaş grubu ise yalnızca %7’de kalır. Sütunların tabandan tepeye doğru düzenli biçimde daralması, doğum oranlarının yüksek olduğu genç ve dinamik bir nüfus yapısını, yani geniş tabanlı bir piramidi gösterir.

Diğer yargılar piramitle çelişir: 15-29 yaş grubu (%27), 0-14 yaş grubundan (%31) daha küçüktür; 0-14 ve 15-29 yaş gruplarında erkek nüfusu kadın nüfusundan fazla olduğu için kadınlar bütün yaş gruplarında önde değildir; kadın-erkek farkı 30-44 yaş grubunda sıfırdır, dolayısıyla en yüksek olduğu grup burası olamaz; 45-59 yaş grubu (%15) da 30-44 yaş grubundan (%20) küçüktür.

18. soru

K ülkesinde kişi başına gelir son on yılda hızlı artmıştır. Ancak gelirin büyük bölümü nüfusun küçük bir kesiminde toplanmış, kırsal bölgelerde eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim değişmemiştir.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı göster

Cevap: C — Kişi başına gelirdeki artış, toplumsal gelişmişliği tek başına göstermeyebilir.

Kısaca — Ortalama gelirin artması toplumun geneline refah yansıdığı anlamına gelmediğinden gelirin dağılımı ve bölgesel hizmet eşitsizliklerinin incelenmesi gerekir.

Kişi başına düşen millî gelir yalnızca matematiksel bir ortalamadır ve servetin toplum tabakaları arasındaki adaletini yansıtmaz. Eğer artan gelir küçük bir azınlıkta toplanıyor ve kırsal alanlar temel eğitim ile sağlık olanaklarından mahrum kalıyorsa, gerçek gelişmişliği anlamak için gelir adaleti ve mekânsal dağılım verileri incelenmelidir. Ülkenin fiziki coğrafya özellikleri ise doğrudan bu toplumsal ve ekonomik refah dağılımını açıklamaz.

19. soru

Küresel ısınmanın etkisiyle dünya genelinde sıcaklık ortalamalarının artması, birçok canlı türünün yaşam alanlarını değiştirmesine neden olmaktadır. Bazı türler daha yüksek enlemlere veya daha yüksek rakımlara göç etmektedir.

Bu durumun temel sebebi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı göster

Cevap: E — Uygun sıcaklık koşullarının daha yüksek enlem ve yükseltilere kayması

Küresel ısınma sonucunda iklim kuşakları kutuplara doğru kayar; canlılar da uygun iklim koşullarını takip ederek daha yüksek enlemlere veya rakımlara göç eder.

20. soru

Doğal kaynaklar; yenilenebilirlik, tükenme riski ve kullanım biçimine göre sınıflandırılır. Sanayi ve enerji üretiminde kullanılan kaynakların özellikleri, bölgelerin ekonomik yönelimini ve sürdürülebilirliğini doğrudan etkiler.

Aşağıdaki yargılardan hangisi doğal kaynak–ekonomi ilişkisi açısından doğru değildir?

Cevabı göster

Cevap: B — Bir maden yatağının rezerv miktarının büyük olması, işletme maliyetinin düşük olduğunu gösterir.

Bir maden yatağının rezervinin büyük olması, işletme maliyetinin düşük olduğunu göstermez. Maliyet; madenin derinliği, tenörü, çıkarılma koşulları ve ulaşım olanaklarına da bağlıdır. Bu nedenle rezerv miktarından tek başına düşük maliyet sonucu çıkarılamaz.

21. soru

Bir ülkede kişi başına düşen ekolojik ayak izinin kişi başına düşen biyolojik kapasiteyi aştığı belirlenmiştir. Bu durum, toplumun tüketimini ve atıklarını karşılamak için ihtiyaç duyduğu biyolojik kapasitenin ülkenin sağlayabildiğinden fazla olduğunu gösterir.

Aşağıdakilerden hangisi uygulanırsa bu ülkenin ekolojik açığının kapanmasına katkı sağlanamaz?

Cevabı göster

Cevap: C — Kentsel alanların verimli tarım topraklarına doğru genişletilmesi

Kentsel yayılmanın tarım toprakları üzerine genişlemesi ülkenin biyolojik kapasitesini azaltır; kapasite düşünce ekolojik açık kapanmak yerine büyür. Diğer şıklar ya kapasiteyi artırır ya da ayak izini küçülterek açığın kapanmasına katkı sağlar.

22. soru

Bölgesel kalkınma projeleri belirli iller kümesini kapsar.

Aşağıdaki illerden hangisi Güneydoğu Anadolu Projesi kapsamındadır?

Cevabı göster

Cevap: B — Şanlıurfa

Kısaca — Verilen iller arasında Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) kapsamında yer alan merkez il Şanlıurfa’dır.

GAP; Güneydoğu Anadolu’da yer alan Şanlıurfa, Gaziantep, Diyarbakır, Batman, Siirt, Mardin, Adıyaman, Şırnak ve Kilis illerini kapsayan entegre bir projedir. Çeldiricilerdeki Erzurum DAP, Trabzon ve Rize DOKAP, Konya ise KOP kapsamında bulunmaktadır.

23. soru

Sosyoloji, bireylerin tek tek özelliklerinden çok onların kurduğu ilişkileri, içinde yaşadıkları grupları ve davranışlarını biçimlendiren kurumları inceler. Bu nedenle bir araştırmacı, boşanma oranlarındaki artışı yalnızca kişilerin karakterine indirgemek yerine aile kurumundaki değişmeleri ve kuşaklar arası ilişkileri birlikte ele alır.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi sosyolojinin doğrudan inceleme konularından biridir?

Cevabı göster

Cevap: D — Aile yapısındaki değişmenin kuşaklar arası ilişkilere etkisi

Aile yapısı, kuşaklar arası ilişkiler ve bunların değişimi toplumsal ilişki ve kurumlarla ilgilidir; bu nedenle sosyolojinin konusuna girer.

24. soru

Günlük dilde “ancak” sözcüğü iki yargı arasında karşıtlık sezdirse de önermeler mantığında bu kullanım, iki önermenin birlikte ileri sürüldüğünü gösteren “ve” bağlacıyla sembolleştirilir. Bir kültür merkezinin duyurusunda “Sergi salonu bugün açık değildir, ancak söyleşi salonuna giriş ücretsizdir.” deniyor. Burada söz konusu bağlaç iki yargıyı bağlamaktadır ve duyurunun doğru olması ikisinin de aynı anda doğru olmasına bağlıdır.

pp: “Sergi salonu bugün açıktır.”

qq: “Söyleşi salonuna giriş ücretsizdir.”

Buna göre duyurudaki bileşik önermenin sembolik karşılığı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı göster

Cevap: A — pq\sim p \land q

Kısaca — “Sergi salonu bugün açık değildir” yargısı p\sim p, iki yargıyı bağlayan “ancak” ifadesi tümel evetleme (\land), “söyleşi salonuna giriş ücretsizdir” yargısı ise qq olduğundan sembolik karşılık pq\sim p \land q olur.

Günlük dildeki ‘ancak’, ‘fakat’, ‘oysa’ gibi bağlaçlar iki durumun birlikte gerçekleştiğini bildirdiğinden önermeler mantığında tümel evetleme (\land) eklemiyle sembolleştirilir. pp önermesi salonun açık olduğunu belirttiğinden, salonun açık olmaması onun değillemesi olan p\sim p ile ifade edilir. İkinci yargı doğrudan qq olarak korunduğundan bu iki bileşen \land eklemiyle birleştirilerek pq\sim p \land q biçimine ulaşılır. Koşul (\Rightarrow) veya tikel evetleme (\lor) içeren çeldiriciler, iki durumun da aynı anda doğru olma zorunluluğunu karşılamadığı için elenir.

25. soru

Uyku sırasında beynin farklı bölgelerinde oluşan elektriksel etkinlik ile gün içinde öğrenilen bilgilerin daha sonra hatırlanması arasındaki ilişkiyi inceleyen bir psikolog söz konusudur. Uyku evrelerinde sinir hücrelerinin çalışma düzenini ölçmekte ve bedensel süreçlerdeki değişimlerin bellek performansıyla birlikte nasıl değiştiğini karşılaştırmaktadır.

Bu çalışma psikolojinin aşağıdaki alt dallarından hangisine aittir?

Cevabı göster

Cevap: A — Fizyolojik psikoloji

Kısaca — Sinir sistemi, beyin yapıları ve biyolojik süreçlerin zihinsel işlevler ve davranışlarla olan ilişkisini fizyolojik psikoloji inceler.

Araştırmacı, uyku evrelerindeki elektriksel beyin aktivitesi ile bellekteki bilgilerin hatırlanması arasındaki doğrudan biyolojik bağlantıyı araştırmaktadır. Çalışmanın merkezinde toplumsal ilişkiler ya da yaş dönemleri değil, sinir sisteminin çalışma düzeni ile biliş arasındaki somut fizyolojik etkileşim yer alır. Bu nedenle araştırma fizyolojik psikoloji alt dalına aittir.

26. soru

Eski Yunancada philia sevgi, sophia ise bilgelik anlamına gelir. Filozofun kendisini “bilge” değil “bilgeliği seven” olarak adlandırması, felsefi etkinliğin önemli bir yönünü gösterir. Bilge olduğunu söyleyen kişi hakikate bütünüyle sahip olduğunu düşünebilir; bilgeliği seven kişi ise bilgisinin sınırlarını kabul eder, sorularını canlı tutar ve daha iyi gerekçeler aramayı sürdürür. Bu nedenle felsefe, hazır cevapları ezberleyerek tamamlanan bir uğraş değil; kişinin bildiğini sandığı şeyleri yeniden sınadığı kesintisiz bir arayıştır. Bir soruya cevap vermek çoğu zaman yeni soruların ortaya çıkmasına yol açar.

Bu parçadan felsefenin anlamıyla ilgili aşağıdaki yargıların hangisine ulaşılabilir?

Cevabı göster

Cevap: A — Felsefe, bilgeliğe sahip olma iddiasından çok bilgeliği arama etkinliğidir.

Bilgeliği sevme, tamamlanmış bilgiye sahip olma iddiası değil; bilgisinin sınırlarını bilerek hakikati sürekli arama tutumudur.

27. soru

Ziyaret ettiği toplumda insanların yemeklerini ortak bir kaptan yemesini önce “görgüsüzlük” olarak nitelendiren bir gezgin söz konusudur. Daha sonra bu uygulamanın o toplumda dayanışmayı simgelediğini, ayrı tabak istemenin ise mesafe koymak şeklinde yorumlandığını öğrenir. Bunun üzerine davranışı kendi toplumunun ölçütleriyle yargılamak yerine, ortaya çıktığı kültürün anlam dünyası içinde değerlendirmeye başlar.

Gezginin son tutumu aşağıdaki yaklaşımlardan hangisine örnektir?

Cevabı göster

Cevap: A — Kültürel görecilik

Kısaca — Gezginin bir davranışı kendi toplumunun ölçütleriyle yargılamaktan vazgeçip ait olduğu kültürün kendi anlam dünyası içinde değerlendirmesi kültürel görecilik yaklaşımını örneklendirir.

Gezgin başlangıçta ortak kaptan yemek yemeyi kendi kültürel kabulleriyle “görgüsüzlük” sayarak etnosantrik (kültür-merkezci) bir tepki vermiştir. Ancak uygulamanın o toplumdaki dayanışma anlamını öğrendikten sonra davranışı yerel bağlamında anlamaya çalışmıştır. Bir kültür ögesini dışarıdan bir üstünlük iddiasıyla değil, kendi iç dinamikleriyle değerlendirmek kültürel göreciliktir. Soruda gezginin ilk tepkisi değil, son tutumu sorulduğu için etnosentrizm çeldiricisine düşmemelisin.

28. soru

Bir bölgede kadınların ücretli işlere katılımı arttıkça ailelerin gelir düzeyi ve tüketim tercihleri değişmiş, ev içi iş bölümü yeniden tartışılmaya başlanmıştır. Yeni bakım hizmetlerinin ve esnek çalışma biçimlerinin yaygınlaşması da daha fazla kadının çalışma yaşamına katılmasını kolaylaştırmıştır. Böylece ekonomik yapıdaki dönüşüm aile rollerini etkilerken aile ve bakım düzenlemelerindeki değişim de ekonomik katılımı güçlendirmiştir. Sürecin tek yönlü bir nedene indirgenemeyeceği görülmektedir.

Bu parçadan aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı göster

Cevap: C — Toplumsal kurumlar değişme sürecinde birbirlerini karşılıklı olarak etkileyebilir.

Kısaca — Kadınların ücretli çalışması aile gelirini ve ev içi rolleri etkilerken bakım hizmetleri ile çalışma düzenlemeleri de kadınların iş yaşamına katılımını kolaylaştırmıştır. Bu iki yönlü etkileşim, C) Toplumsal kurumlar değişme sürecinde birbirlerini karşılıklı olarak etkileyebilir. yargısını destekler. Bakım hizmetleri ekonomik katılımı azaltmamış, güçlendirmiştir; ev içi görev dağılımı da aynı kalmayıp yeniden tartışılmaya başlanmıştır.

29. soru

Aynı canlıyı, aynı anda ve aynı koşullar bakımından hem “omurgalıdır” hem de “omurgalı değildir” diye sınıflandıramayan bir biyolog söz konusudur. Ölçüt, zaman veya incelenen yön değişirse iki ayrı yargı farklı koşullarda doğru olabilir; örneğin bir canlının gelişim evreleri hakkında farklı nitelemeler yapılabilir. Fakat konu, zaman ve bakımdan hiçbir değişiklik yokken bir önerme ile onun değillemesini birlikte doğru saymak, sınıflandırmanın kendi ölçütlerini bozar. İlke, farklı bağlamları değil aynı koşullardaki karşıt yüklemeleri sınırlar.

Bu parça hangi temel akıl ilkesine dayanır?

Cevabı göster

Cevap: E — Çelişmezlik

Kısaca — Bir nesnenin aynı zamanda, aynı yerde ve aynı koşullar altında hem kendisi hem de kendisi olmayan olamayacağını bildiren akıl ilkesi “çelişmezlik”tir.

Parçada bir canlının aynı anda ve aynı koşulda hem omurgalı hem de omurgalı değil şeklinde sınıflandırılamayacağı belirtilmiştir. Çelişmezlik ilkesine göre bir önerme ile onun değillemesi aynı anda doğru kabul edilemez. En güçlü çeldirici olan üçüncü hâlin imkânsızlığı bir şeyin ya öyle ya da öyle değil olduğunu (üçüncü bir alternatifin bulunmadığını) söylerken, çelişmezlik iki zıt durumun bir arada olamayacağını sınırlar.

30. soru

Aşağıdakilerden hangisi analoji yoluyla yapılan bir akıl yürütmeye örnektir?

Cevabı göster

Cevap: A — İnsan beyni ile bilgisayar bilgi işleme sürecinde bazı ortak işlevlere (girdi alma, işleme, çıktı üretme) sahiptir; bilgisayarlar hatalarını kayıt altına alabildiğine göre, insan beyninin de anılarını benzer şekilde kaydettiği söylenebilir.

Kısaca — İnsan beyni ile bilgisayar arasındaki işlevsel benzerlikten yola çıkılarak hafıza kaydının da benzer olacağının savunulması, analoji (benzeşim) yoluyla yapılan bir akıl yürütmedir.

Analoji, iki farklı nesne veya durum arasındaki bilinen benzerliklerden hareketle, birinde var olan başka bir özelliğin diğerinde de bulunacağını ileri süren akıl yürütme biçimidir. Burada beyin ve bilgisayar bilgi işleme süreçlerindeki ortaklıklar üzerinden karşılaştırılmış ve bilgisayardaki kayıt tutma niteliği insan beynine aktarılmıştır. “Bütün canlılar hücrelerden oluşur...” önermeleri tümdengelime, incelenen her metalin genleşmesinden genel bir kurala varılması ise tümevarıma örnektir.

31. soru

Deniz, uzun süre kullandığı telefonun kilit kodunu değiştirdiğinde yeni kodu girmeye çalışırken sık sık eski kodu tuşlar. Selin, önce öğrendiği İspanyolca sözcüklerden sonra benzer İtalyanca sözcükler çalışır; ertesi gün İspanyolca sınavında bazı cevapların yerine yeni öğrendiği İtalyanca sözcükleri yazar. Piyano çalan Baran ise tuş düzeninin benzerliğinden dolayı elektronik orgdaki basit ezgileri kısa sürede öğrenir. Deniz, Selin ve Baran aynı üniversitede öğrenim görmektedir. Üçü de bu deneyimlerini bir ödev kapsamında not almıştır.

Bu durumlar sırasıyla hangi kavramlarla açıklanabilir?

Cevabı göster

Cevap: E — İleriye doğru ket vurma — Geriye doğru ket vurma — Olumlu transfer

Kısaca — Deniz’in eski şifresinin yeni şifreyi hatırlamasını engellemesi ileriye doğru ket vurma, Selin’in yeni öğrendiği sözcüklerin eski dili unutturması geriye doğru ket vurma, Baran’ın piyano bilgisinin org çalmayı kolaylaştırması ise olumlu transferdir.

Bellek süreçlerinde önceden öğrenilen bilginin yeni öğrenilen bilginin geri çağrılmasını zorlaştırmasına ileriye doğru ket vurma denir (Deniz’in yeni kilit kodunu tuşlayamaması). Buna karşılık yeni öğrenilen bilginin eski bilgiyi unutturmasına veya bozmasına geriye doğru ket vurma adı verilir (Selin’in İspanyolca sınavında İtalyanca sözcükleri yazması). Baran’ın durumunda ise bir unutma değil, önceki motor becerinin yeni bir müzik aletini öğrenmeyi kolaylaştırması söz konusu olduğundan olumlu transfer gerçekleşmiştir. Ket vurmanın bir bellek ve hatırlama engeli, transferin ise yeni bir beceriyi öğrenme sürecindeki etki olduğunu ayırt etmen gerekir.

32. soru

Ailesi bir çocuğa doğruyu söylemenin, paylaşmanın ve şiddetten kaçınmanın önemini öğretirken, aynı çocuğun sıkça izlediği bazı televizyon programlarında sorunların çoğunlukla güç kullanılarak çözüldüğü ve hızlı zenginleşmenin övüldüğü görülmektedir. Bu çocuk, hafta içi okula gitmekte, hafta sonları evde vakit geçirmektedir. Ailesi, izlediği programları zaman zaman değerlendirmektedir.

Bu parçadan sosyalleşme süreciyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı göster

Cevap: D — Farklı sosyalleşme ajanları birbiriyle çelişen değerler aktarabilir.

Kısaca — Bireyin toplumsal değerleri edindiği aile ve kitle iletişim araçları gibi farklı sosyalleşme ajanları birbiriyle çelişen değerler aktarabilir.

Parçada ailenin dürüstlük ve paylaşmayı öğretmesine karşılık televizyonun güç kullanımını ve hızlı yoldan zenginleşmeyi öne çıkardığı görülmektedir. Bu zıtlık, sosyalleşme sürecinin her zaman tek yönlü ve uyumlu işlemediğini, farklı kurumların birbiriyle çatışan mesajlar verebileceğini ortaya koyar.

33. soru

Kesik çizgilerle çizilmiş, aralarında boşluklar bulunan bir daire şekli gösterildiğinde, çoğu insan bu şekli bir daire olarak algılar; zihin, kesik çizgileri birbirinden kopuk parçalar olarak ayırmaz.

Bu algısal eğilim, Gestalt algı ilkelerinden hangisine örnektir?

Cevabı göster

Cevap: D — Tamamlama (kapalılık)

Eksik bırakılan bir şeklin zihin tarafından bütünlenerek algılanması, Gestalt algı ilkelerinden tamamlama (tamamlama) ilkesinin tanımına uyar; yakınlık ve benzerlik ilkeleri ayrı öğelerin gruplanmasıyla, şekil-zemin ise nesnenin arka plandan ayrışmasıyla ilgilidir.

34. soru

Tümel olumlu bir önermenin ters döndürmesinde öznenin karşıtı yüklem, yüklemin karşıtı özne yapılır; önerme tümel olumlu kalır. Bir arşivde dijital kopyası bulunmayan bütün belgelerin tek nüsha olduğu, tek nüsha olan bütün belgelerin de koruma altında tutulduğu bilinmektedir. Görevli, bu bilgilerden dijital kopyası bulunmayan belgelerle koruma altındaki belgeler arasında tümel olumlu bir sonuç çıkarır. Ardından bu sonuca ters döndürme uygular ve terimlerdeki çift olumsuzlukları giderir.

Görevlinin ulaştığı son önerme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı göster

Cevap: A — Koruma altında olmayan bütün belgeler dijital kopyası bulunan belgelerdir.

İki bilgi birlikte, dijital kopyası bulunmayan bütün belgelerin koruma altında olduğunu gösterir. Ters döndürmede “koruma altında olmayan belgeler” özne, “dijital kopyası bulunmayan belgeler” teriminin karşıtı olan “dijital kopyası bulunan belgeler” yüklem olur.

35. soru

Yeryüzü ölçüleri, astronomi ve karşılaştırmalı dinler tarihi alanlarında eserler vermiş; Hint bilimine dair çalışmalarıyla da tanınan âlim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı göster

Cevap: B — Biruni

Kısaca — Jeodezi (yeryüzü ölçümü), astronomi ve Hint bilimi üzerine yaptığı öncü çalışmalarla tanınan âlim Biruni’dir.

Biruni, trigonometrik yöntemlerle Dünya’nın yarıçapını gerçeğe çok yakın hesaplamış ve Hindistan seyahatleri sonucunda Tahkîku mâ li’l-Hind adlı kapsamlı eseri kaleme almıştır. Çeldiricilerdeki isimlerden Harizmi cebirde, Zehrâvî cerrahide, Farabi mantık ve felsefede çığır açmış; Gazali ise dinî ilimler ve kelam alanında yoğunlaşmıştır. Dolayısıyla hem pozitif bilimleri hem de karşılaştırmalı kültür ve dinler tarihini birleştiren çok yönlü bilgin Biruni’dir.

36. soru

Teizm ve deizm, evrenin varlığını bir yaratıcıyla açıklayan yaklaşımlardır. Ancak Tanrı’nın evrenle ilişkisi konusunda birbirlerinden ayrılırlar. Aşağıdakilerden hangisi teizmi deizmden ayıran kabullerden biridir?

Cevabı göster

Cevap: D — Tanrı’nın evrene ve insan hayatına müdahale etmesi

Kısaca — Teizm Tanrı’nın varlığını açıkça onayladığı için Tanrı’nın varlığının inkâr edildiği yargısı bu tanımdan çıkarılamaz.

Tanımda teizmin üç temel unsuru verilmiştir: Tanrı’nın varlığı, âlemi yaratması ve âleme müdahale etmesi (vahiy, peygamber ve mucizeler göndermesi). Tanrı’nın varlığını reddetmek ve inkâr etmek ise teizme değil, ateizme ait bir yaklaşımdır. Dolayısıyla verilen öncül metne göre Tanrı’nın varlığının inkâr edildiği iddiası tanımın tam tersini savunduğundan ulaşılamaz bir yargıdır.

37. soru

İnananlar, peygamberin evdeki konuşma üslubunu, komşularıyla ilişkisini ve çarşıdaki tutumunu anlatılarda sıkça dile getirmişlerdir. Kur’an-ı Kerim’de Hz. Muhammed’in inananlar için güzel bir örnek (üsve-i hasene) olduğu vurgulanır. Onun ahlakı, ibadetleri ve toplumsal ilişkileri müminler için yol gösterici bir model oluşturur. Bu anlatılar, onun sabırlı oluşunu, yumuşak sözünü ve ihtiyaç sahiplerine yaklaşımını aktarır. Bu durum, Hz. Muhammed’in aşağıdaki görevlerinden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

Cevabı göster

Cevap: A — Temsil

Kısaca — Hz. Muhammed’in inananlara ahlakı, ibadetleri ve beşerî ilişkileriyle bizzat model ve güzel bir örnek (üsve-i hasene) olması temsil göreviyle doğrudan ilişkilidir.

Metinde peygamberimizin evdeki nezaketinden çarşıdaki tutumuna kadar inananlara hayatıyla somut bir rehber oluşturduğu vurgulanıyor. Kur’an’da geçen ‘üsve-i hasene’ ifadesi, dini sadece sözle anlatmayı değil, bizzat yaşayarak temsil etmeyi ifade eder. Vahyin insanlara ulaştırılması olan tebliğ veya ayetlerin açıklanması olan tebyin ile karıştırmamalısın; çünkü burada mesajın bildirilmesi değil, davranışlarla örnek bir model sergilenmesi söz konusudur.

38. soru

Yazma eserlerin sayfalarında olayları, mekânları ve kişileri küçük boyutlu, detaylı ve perspektif kurallarına sıkı sıkıya bağlı olmadan resmeden bir sanat dalı, İslam kültüründe kitap süslemesinin önemli bir parçası olmuştur. Bu sanat, metni görsel olarak tamamlar.

Bu açıklamada kastedilen sanat aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı göster

Cevap: D — Minyatür

Kısaca — El yazması kitaplarda anlatılan olay ve şahısları derinlik kaygısı gütmeden küçük boyutlu figürlerle resmeden sanat minyatürdür.

Kitap süsleme sanatları dendiğinde aklına tezhip de gelebilir; ancak tezhip figüratif resim değil, altın ve boyayla yapılan bezemedir. Parçada özellikle metni görsel olarak destekleyen ve perspektifsiz figürler içeren anlatıma dikkat ettiğinde doğrudan minyatüre ulaşırsın. Hat yazıyı, ebru ise su üzerindeki desenleri ifade ettiği için metnin görsel tasvirini karşılamaz.

39. soru

Üniversite sınavına hazırlanan Efe, düzenli çalışmasına rağmen beklediği sonucu alamayınca arkadaşına “Çalışmak ve tercihlerimin sorumluluğunu üstlenmek bana düşer. Sonucu Allah’ın takdiri olarak kabul ediyorum; eksiklerimi belirleyip yeniden çalışacağım.” der.

Efe’nin bu yaklaşımında aşağıdakilerden hangisine dikkat çekilmektedir?

Cevabı göster

Cevap: D — Kader ile kul iradesinin bir arada bulunduğuna

Kısaca — Efe’nin hem uzun süre düzenli çalışıp çaba göstermesi hem de neticeyi takdire bağlaması, kader ile kul iradesinin (kesbin) bir arada bulunduğunu gösterir.

İslam akidesinde insan mutlak bir zorunluluk altında (cebir) değildir; kendi cüzi iradesiyle çalışıp emek sarf eder (kesb), ancak her şeyin yaratıcısı nihayetinde Allah’ın külli iradesidir. Efe kendi çabasını inkâr etmeyip sonucun takdirini Allah’a bıraktığı için, insanın gayreti ile ilahi takdirin birbirini tamamladığı ilkesine dikkat çekilmektedir.

40. soru

Bir öğrenci, harçlığından biriktirdiği parayla sınıfındaki maddi durumu iyi olmayan arkadaşına ihtiyacı olan kitapları almış, arkadaşının onurunu incitmemek için yardımını gizli tutarak karşılık beklemeden yalnızca Allah’ın rızasını gözetmiştir. Kur’an-ı Kerim’de de “Mallarını Allah yolunda harcayıp da sonra harcadıklarının ardından başa kakmayan ve gönül kırmayan kimselerin mükâfatları Rableri katındadır...” (Bakara, 2:262) buyrularak bu tür davranışlar övülmüştür.

Bu parçada öğrencinin davranışı aşağıdaki kavramlardan hangisiyle açıklanır?

Cevabı göster

Cevap: C — İnfak

Kısaca — İhtiyaç sahibini incitmeden, gösterişe kaçmadan ve yalnızca Allah rızası için maddi yardımda bulunma eylemi infak kavramıyla açıklanır.

Öğrencinin yardımını gizli tutması riyadan (gösterişten) sakındığını gösterir; fakat gerçekleştirilen eylemin kendisi Allah yolunda yapılan bir harcama olduğundan infaktır. Bakara Suresi 262. ayette de infakın başa kakılmadan ve onur kırılmadan yapılmasının mükâfatı müjdelenmiştir.

Uygulamada süre işler, ara verip kaldığın yerden devam edebilirsin, bittiğinde her sorunun çözümünü ve sınavın kendi ölçeğinde bir puan tahmini görürsün.

Denemenin tamamını uygulamada gir

Kâğıdın diğer bölümleri

AYT denemesinin tamamı · AYT hakkında her şey