Cepte soru çözTYTZorlu sorular · Fen BilimleriFen

TYT

TYT Fen zorlu sorular

  • 20 soru
  • 28 dakika
  • Sınavdan daha zor
  • Ücretsiz

TYT Fen Bilimleri zorlu sorular denemesinin Fen bölümü: sınavdan zor 20 soru. Cevaplarını işaretle, sonra en alttaki Bitir düğmesiyle kaç doğru yaptığını gör.

Bu, uygulamada Zorlu sorular 1 · Fen Bilimleri olarak çözdüğün denemenin aynısı ve gerçek sınavdan daha zor. Burada çözersen soruları öğrenmiş olursun; uygulamada süreyle çözdüğünde yeni olmazlar.

Sen çözerken hiçbir soru işaretlenmez — sınavdaki gibi. Cevaplar ve çözümler, bitirdiğinde açılır. İşaretlediklerin bu tarayıcıda saklanır; sekmeyi kapatsan da kaybolmaz.

1. soru

Ağzına kadar suyla dolu bir taşırma kabının su ile birlikte kütlesi 600 g olarak ölçülüyor. Suda çözünmeyen ve suyu emmeyen K cisminin kütlesi 60 g, yapıldığı maddenin özkütlesi 3 g/cm³, içindeki dışa kapalı boşluğun hacmi 50 cm³ olarak biliniyor. Suyun özkütlesi 1 g/cm³, sıcaklık sabit; buharlaşma olmadığı biliniyor. K yavaşça suya bırakılıyor ve taşma durduktan sonra kap, su ve K birlikte tartılıyor.

Buna göre taşma durduktan sonra ölçülen toplam kütle kaç gramdır?

Cevabı göster

Cevap: B — 600 g

Buradaki düğüm önce ortalama özkütle ile batma-yüzmeyi bulmak, sonra taşan kütleyi dengeyle belirlemektir. Katı kısmın hacmi 60/3=20 cm³ olur, dışa kapalı boşlukla birlikte dış hacim 20+50=70 cm³ olur. Ortalama özkütle 60/70 g/cm³ sudan küçüktür, cisim yüzer. Yüzen cisimde taşan suyun ağırlığı cismin ağırlığını dengeler, taşan su kütlesi 60 g olur. İlk toplam 600 g iken 60 g eklenip 60 g eksildiği için sonuç 600 g olarak kalır.

2. soru

Bir yük asansörünün içinde duran bir işçi, kütlesi 4 kg olan bir boya kovasını bir dinamometreye asılı olarak tutmaktadır. Asansör 2 m/s² büyüklüğündeki ivmeyle aşağı yönde hızlanmaktadır. (g=10 m/s² alınız.)

Buna göre dinamometrenin gösterdiği değer kaç N olur?

Cevabı göster

Cevap: C — 32 N

Buradaki kilit fikir görünen ağırlıktır: dinamometre kütleyi değil, kovaya uyguladığı yukarı yönlü çekme kuvvetini gösterir. Aşağı yönde hızlanmada ağırlık net kuvvetten büyüktür ve mg−T=ma yazılır. Verilenlerle ağırlık 40 N, net kuvvet 8 N olduğundan dinamometre kuvveti 40−8=32 N bulunur. Doğrudan mg yazmak ivmeyi yok sayar, yalnızca ma yazmak ağırlığı unutur, toplama yapmak ise ivmenin yönünü ters almak demektir. Bu yüzden hafiflemeyi veren değer doğrudur.

3. soru

Isıca yalıtılmış bir ortamda aynı kap ve aynı sabit güçle çalışan ısıtıcı ile üç ayrı deney yapılıyor. Her deneyde sistem aynı sıcaklık aralığında ısıtılıyor ve verilen ısının tamamının ısıtılan sisteme gittiği biliniyor. Boş kap 20 s’de, kap içinde 400 g X sıvısı varken 100 s’de, kap içinde 300 g Y sıvısı varken 110 s’de aynı sıcaklık artışı sağlanıyor. X sıvısının öz ısısı 2 J/(g·°C) olarak biliniyor.

Buna göre Y sıvısının öz ısısı kaç J/(g·°C)’dir?

Cevabı göster

Cevap: D — 3,0 J/(g·°C)

Buradaki belirleyici düşünce kabın payının elenmesidir. Boş kabın ısıtılması kabın ısı sığasını, sıvılı ısıtmalar ise kap ile sıvının toplam ısı sığasını ölçer. Güç aynı ve sıcaklık artışı aynı olduğundan ısıtıcı gücü ile süre çarpımı ısı sığasıyla orantılıdır; boş kap süresi çıkarılınca yalnız sıvıya giden ısı kalır. Böylece güç ve sıcaklık artışı sadeleşir ve Y için oran bulunur: Y payı X payına göre kütle ve düzeltilmiş sürelerle oranlanır, sonuç 3,0 J/(g·°C) olur. Kabı hesaba katmayan doğrudan oran daha küçük ya da asimetrik düzelten oranlar daha büyük yanlış değerler verir.

4. soru

Taban alanı 300 cm2 olan dik silindir biçimli bir kapta yeterli miktarda su vardır. Suda çözünmeyen 600 g kütleli bir tahta blok suya bırakıldığında su dışarı taşmadan blok su yüzeyinde yüzerek dengede kalıyor. (g=10 m/s2.)

Buna göre kap tabanındaki su basıncındaki artış kaç Pa olur?

Cevabı göster

Cevap: D — 200 Pa

Kilit fikir tabana eklenen basınç kuvvetinin yüzen cismin ağırlığına eşit olmasıdır, bu yüzden batan hacim ya da tahtanın özkütlesi gerekmez. Tahta yüzdüğü için kaldırma kuvveti ağırlığa eşittir ve su dışarı taşmadığından kaba eklenen net ağırlık cismin ağırlığı kadardır. Cismin kütlesi 600 g yani 0,6 kg olduğundan ağırlığı 6 N olur. Taban alanı 300 cm2 yani 0,03 m2 olduğundan basınç artışı 6/0,03=200 Pa bulunur.

5. soru

Aynı cins metalden yapılmış düzgün K teli ile değeri K’nin ilk direncine eşit olan sabit bir direnç, ideal bir üretece seri bağlanıyor. Daha sonra K teli kütlesi değişmeden çekilerek boyu iki katına çıkarılıyor ve kesitinin tel boyunca düzgün kaldığı biliniyor. İnceltilmiş K ile aynı sabit direnç aynı üretece yeniden seri bağlanıyor. Tellerin sıcaklığının değişmediği ve bağlantı tellerinin direncinin önemsiz olduğu biliniyor.
I. İkinci bağlantıda ana koldan geçen akım ilk bağlantıdakinin yarısından küçüktür.
II. K telinde birim zamanda açığa çıkan ısı ikinci bağlantıda ilk bağlantıdakinden büyüktür.
III. Sabit direncin uçları arasındaki potansiyel farkı ikinci bağlantıda ilk bağlantıdakinden küçüktür.

Buna göre I, II ve III numaralı yargılardan hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: D — I ve III

Buradaki kritik düşünce hacmin korunmasıdır. Aynı cins metalde kütle aynı kaldığı için hacim aynı kalır; boy iki katına çıkarsa düzgün kesit yarıya iner. Direnç R=ρL/S olduğundan pay iki katına çıkarken payda yarıya iner ve K’nin direnci iki değil dört katına çıkar. İlk durumda sabit dirençle birlikte toplam 2R, ikinci durumda R+4R=5R olur. Aynı üreteçte akım gerilimin eşdeğer dirence bölünmesiyle U/2R değerinden U/5R değerine düşer; U/5R değeri yarıya karşılık gelen U/4R değerinin de altındadır. K’deki güç I2R ile ilk durumda U2/4R, ikinci durumda 4U2/25R olur ve azalır. Sabit direncin gerilimi akımla direncin çarpımı olduğundan akım azaldığı için o da azalır. Böylece birinci ve üçüncü yargılar doğru, ikinci yargı yanlıştır.

6. soru

Gergin ve türdeş bir ip üzerinde soldan sağa ilerleyen baş yukarı bir atma ile sağdan sola ilerleyen baş aşağı bir atma birbirine yaklaşmaktadır. Atmaların biçimleri özdeş, genlikleri eşittir, yalnızca birisi denge konumunun üstünde diğeri altındadır. İpte sönüm olmadığı biliniyor.

I. Atmaların tam olarak üst üste geldiği anda ip bir an için düz görünür.
II. Atmaların tam olarak üst üste geldiği anda ipin her noktasının hızı sıfırdır.
III. Atmalar birbirinin içinden geçtikten sonra biçimlerini ve süratlerini koruyarak yollarına devam eder.

Buna göre I, II ve III numaralı yargılardan hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: D — I ve III

Bu sorunun belirleyici düşüncesi üst üste binmenin yalnızca o ana ait olması ve yer değiştirme sıfırken hareketin sürmesidir. Baş yukarı atmanın her noktadaki yukarı yer değiştirmesi, baş aşağı atmanın aynı noktadaki eşit büyüklükte aşağı yer değiştirmesiyle toplanır, tam çakışmada her noktada toplam sıfır olur ve ip bir an düz görünür. Ancak düz görünüm durma demek değildir. Sönümsüz türdeş ipte her atma kendi biçimini korur ve çakışma bölgesindeki ip parçaları enine hızlarını koruduğu için enerji yok olmaz, atmalar birbirinin içinden geçip yollarına aynen devam eder. Bu yüzden birinci ve üçüncü yargılar doğru, her noktanın hızının sıfır olduğunu söyleyen ikinci yargı yanlıştır.

7. soru

Çapı 6 cm olan küresel bir ışık kaynağı ile çapı 2 cm olan saydam olmayan bir topun merkezleri, düşey bir perdeye dik olan aynı yatay doğrultu üzerindedir. Kaynağın merkezi ile topun merkezi arası 40 cm’dir. Perde, topun merkezinden 10 cm, 20 cm ve 30 cm uzaklıklara konularak gözleniyor.
I. Perde 10 cm uzaktayken perdede tam gölge oluşur ve perde 20 cm’ye götürülürken tam gölgenin çapı küçülür.
II. Perde 20 cm uzaktayken tam gölge bir noktaya indirgenir.
III. Perde 30 cm uzaktayken perdede tam gölge oluşmaz, yalnızca yarı gölge gözlenir.

Buna göre bu yargılardan hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: E — I, II ve III

Buradaki belirleyici düşünce, kaynaktan büyük küresel kaynakta tam gölgenin sonsuza genişleyen değil uçta biten yakınsak bir koni olmasıdır. Kaynak yarıçapı 3 cm ve top yarıçapı 1 cm olduğundan 3 cm’nin 60 cm’ye oranı 1 cm’nin 20 cm’ye oranına eşit olur ve topun merkezinden uç noktasına uzaklık 20 cm bulunur. Bu yüzden 10 cm’deki perde tam gölgeyi daha genişken keser, perde uca götürülürken tam gölge daralır, 20 cm’de noktaya iner ve 30 cm’de tam gölge kalmaz, yalnızca çevresindeki yarı gölge gözlenir. Tam gölgenin uzaklaştıkça büyüdüğünü sanmak bu sonlu koni düşüncesini kaçırmaktır.

8. soru

Bir öğretmen simyadan kimyaya geçişi iki gözlemle anlatıyor:

Açık kapta ısıtılan bir metal parçasının kütlesi, ısıtma sonunda teraziyle daha büyük ölçülüyor; ancak bu artış genel bir açıklamaya bağlanmıyor. Aynı metal, hava almayan kapalı bir kapta ısıtıldığında kapla birlikte ölçülen toplam kütlenin ısıtma öncesi ve sonrası değişmediği görülüyor ve sonuç herkesin sınayabileceği genel bir açıklamaya bağlanıyor.

I. Açık kaptaki metalin kütlesinin artması, toplam kütlenin her koşulda korunmadığını gösterir.
II. Kapalı kaptaki toplam kütlenin değişmemesi, açık kaptaki artışın havadan katılan maddeyle açıklandığını düşündürür.
III. Kapalı kaptaki çalışmayı simya anlayışından ayıran, ölçümün genel ve sınanabilir bir açıklamaya bağlanmış olmasıdır.

Buna göre I, II ve III numaralı yargılardan hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: D — II ve III

Kilit düşünce, korunan niceliğin kapla birlikte ölçülen toplam kütle olması ve kimyayı ayıranın genellenebilir açıklama olmasıdır. Birinci yargı yanlıştır çünkü açık kapta ölçülen yalnız metalin kütlesidir; havadaki oksijen metale bağlanınca katının kütlesi artar, dışarıdan katılan sayılmadığı için artış korunmazlık sanılır. Kapalı kapta hava da tartıma katılır, ısıtma öncesi ve sonrası toplam değişmez; bu değişmezlik açık kaptaki artışın havadan gelen maddeyle açıklandığını düşündürür, bu yüzden ikinci yargı doğrudur. Üçüncü yargı doğrudur çünkü teraziyi tek başına değil, ölçüyü herkesin sınayabileceği genel bir açıklamaya bağlamak simyadan kimyaya geçişin ölçütüdür; açık kaptaki çalışma ölçmesine karşın genellemeye bağlanmamıştır. Böylece doğru olanlar ikinci ve üçüncü yargılardır.

9. soru

Rutherford ve arkadaşlarının yaptığı alfa parçacığı saçılması deneyinde, yüksek hızdaki pozitif yüklü alfa parçacıkları ince altın levhaya gönderilmiştir. Parçacıkların çok büyük bir kısmının levhadan sapmadan geçtiği, küçük bir kısmının küçük açılarla saptığı, çok az bir kısmının ise geldiği yöne doğru geri saçıldığı gözlenmiştir.
I. Alfa parçacıklarının çok büyük kısmının sapmadan geçmesi, atomun hacminin büyük kısmının boşluk olduğunu gösterir.
II. Çok az sayıdaki parçacığın geri saçılması, pozitif yükün ve kütlenin büyük kısmının atomun merkezindeki çok küçük bir hacimde toplandığını gösterir.
III. Aynı hızdaki alfa parçacıkları, çekirdek yükü altınınkinden daha küçük olan aynı kalınlıkta ince bir metal levhaya gönderilseydi geri saçılan parçacıkların oranı daha büyük olurdu.

Buna göre I, II ve III numaralı ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: D — I ve II

Buradaki belirleyici fikir, geri saçılma oranının çekirdek yüküyle büyüyen elektriksel itmeyle belirlenmesidir. Çok büyük kısmın sapmadan geçmesi, alfa parçacıklarının atomdaki boşluktan geçtiğini gösterir; bu I’i doğrular. Çok az kısmın büyük açıyla geri dönmesi, ancak kütlesi ve pozitif yükü çok küçük hacme yığılmış ağır bir merkezle çarpışmayla açıklanabilir; bu II’yi doğrular. Aynı hız ve aynı kalınlıkta daha küçük çekirdek yükü demek daha zayıf elektriksel itme demektir, bu yüzden geri saçılanların oranı büyüyemez, küçülür; bu yüzden III yanlıştır. Dolayısıyla doğru olan I ve II’nin birlikte doğrulanmasıdır.

10. soru

Atom numaraları 1H, 9F, 17Cl ve atom kütleleri (g/mol cinsinden) H: 1, F: 19, Cl: 35,5 olan elementlerin oluşturduğu saf K:HCl, L:Cl2 ve M:HF maddelerinin aynı basınçta ölçülen kaynama noktaları TK=−85∘C, TL=−34∘C, TM=20∘C olarak bulunuyor.

I. M maddesinin kaynama noktasının en yüksek olması, HF molekülleri arasında hidrojen bağı bulunmasıyla açıklanır.
II. L apolar olmasına karşın kaynama noktasının K maddesinden yüksek olması, Cl2 içinde elektron sayısı fazla olduğundan London etkileşimlerinin HCl içindeki dipol-dipol etkileşimlerini aşmasıyla açıklanır.
III. K maddesinin tanecikleri arasında hidrojen bağı bulunur.

Buna göre I, II ve III numaralı ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: C — I ve II

Kilit fikir hiyerarşinin tek başına yetmemesidir: London etkileşimleri elektron sayısı ve mol kütlesi büyüdükçe güçlenir ve dipol-dipol etkileşimini geçebilir. Atom kütlelerinden mol kütleleri HCl için 36,5, Cl2 için 71, HF için 20 bulunur. HF içinde hidrojen flora bağlıdır ve flor üzerinde ortaklanmamış elektronlar vardır, bu yüzden moleküller arasında hidrojen bağı bulunur ve kaynama noktası en yüksektir. HCl içinde hidrojen klora bağlıdır, klor flor, oksijen ya da azot değildir; bu yüzden hidrojen bağı yoktur, yalnızca dipol-dipol ve London etkileşimleri vardır. Cl2 apolardır, yalnızca London etkileşimi vardır; ancak daha çok elektron ve daha büyük kütle London etkileşimini güçlendirir, bu yüzden kaynama noktası HCl maddesini aşar. Böylece birinci ve ikinci açıklamalar doğru, üçüncü ifade yanlıştır.

11. soru

Sabit sıcaklıkta tutulan sızdırmaz pistonlu bir kapta, sıvısı bulunmayan az miktarda su buharı vardır. Buharın basıncı, aynı sıcaklıktaki suyun denge buhar basıncından küçüktür. Piston yavaşça itilerek kap hacmi küçültülüyor ve bir süre sonra kapta sıvı damlacıkları gözleniyor. Sıcaklığın sabit kaldığı kabul ediliyor.

I. Sıvı damlacıkları gözlenmeden önce kaptaki gaz basıncı, hacim küçüldükçe artar.
II. Hacim yeterince küçültülürse buharın bir kısmı yoğunlaşarak sıvı oluşturur.
III. Sıvı oluştuktan sonra hacim küçültülmeye devam edilirse gaz fazının basıncı değişmeden kalır.

Buna göre I, II ve III numaralı ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: E — I, II ve III

Fikir doymamış buhar ile doymuş buharın farklı davranmasıdır. Sıvı yokken ve basınç denge basıncının altındayken su buharı ideal gaz gibi davranır; sabit sıcaklıkta hacim azalınca birim hacimdeki molekül sayısı artar ve basınç artar, bu yüzden birinci ifade doğrudur. Hacim küçüldükçe basınç denge buhar basıncına ulaşır; bu noktadan sonra ek sıkıştırma gazı sıvılaştırır, bu yüzden ikinci ifade doğrudur. Sıvı varken ve sıcaklık sabitken gaz fazının basıncı denge buhar basıncına eşit kalır; hacim azaldıkça buhar yoğunluğu değişmez, azalan hacim kadar buhar yoğunlaşır ve sıvı kütlesi artar, bu yüzden üçüncü ifade doğrudur. Üçü birlikte doğru olur.

12. soru

Aynı sıcaklıkta bulunan üç saf sıvı hakkında şu bilgiler veriliyor: Etanol hidrojen bağı kurabilen ve mol kütlesi 46 g/mol olan bir sıvıdır; n-hekzan apolar ve mol kütlesi 86 g/mol olan bir sıvıdır; n-pentan apolar ve mol kütlesi 72 g/mol olan bir sıvıdır.

I. Aynı sıcaklıkta viskozitesi en büyük olan sıvı etanoldür.
II. Sıcaklık artırıldığında her üç sıvının da akmaya karşı gösterdiği direnç azalır.
III. Aynı sıcaklıkta n-hekzanın aynı borudan akış süresi n-pentaninkinden kısadır.

Buna göre I, II ve III numaralı ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: C — I ve II

Fikir etkileşim türünün mol kütlesini bastırabilmesidir. Viskozite tanecikler arası çekim güçlendikçe ve akış zorlaştıkça büyür; hidrojen bağı apolar tanecikler arasındaki London kuvvetlerinden çok daha güçlüdür. Bu yüzden mol kütlesi yalnızca 46 g/mol olan etanol, mol kütlesi daha büyük apolar sıvılardan daha büyük viskozite gösterir ve birinci ifade doğrudur. Sıcaklık artınca taneciklerin kinetik enerjisi artar, birbirinden ayrılması kolaylaşır ve her sıvının akmaya karşı direnci azalır, bu yüzden ikinci ifade doğrudur. n-hekzan ile n-pentan ikisi de apolardır; mol kütlesi 86 g/mol olan n-hekzanda London kuvvetleri 72 g/mol olan n-pentandakinden güçlüdür, bu yüzden n-hekzan daha viskoz olur ve aynı borudan daha uzun sürede akar; üçüncü ifadede söylenenin tersi geçerlidir, bu yüzden üçüncü ifade yanlıştır. Sonuçta birinci ve ikinci ifadeler doğru olur.

13. soru

Sert bir kuyu suyunun her litresinde 0,002 mol Ca2+ bulunmaktadır. Bu sudan 10 L alınarak çamaşır yıkanıyor. Sabunun bir kısmı, temizliğe katılmadan önce sertlik iyonlarıyla çözünmeyen tuz oluşturarak çökeliyor:

2RCOO−+Ca2+→(RCOO)2Ca(k)

Sabunun mol kütlesi 300 g/mol olarak alınacaktır. Çökelek dışında sabun kaybı olmadığı ve su hacminin değişmediği varsayılacaktır.

Buna göre yalnızca çökelek oluşumu için harcanan sabun kütlesi kaç gramdır?

Cevabı göster

Cevap: D — 12 g

Buradaki belirleyici düşünce çökelme oranının bire bir olmayışıdır: iki mol sabun anyonu bir mol kalsiyumu çökeltir. Önce toplam kalsiyum bulunur, sonra bu oranla sabun molüne geçilir. Toplam kalsiyum 10×0,002=0,02 moldür. Denklem gereği bunun iki katı sabun harcanır, yani 0,04 mol sabun temizliğe katılamaz. Kütle 0,04×300=12 gram olur. Köpürmenin az olması bu yüzden kirin çokluğundan değil, sabunun bir kısmının daha en başta bağlanmasındandır.

14. soru

Pamuklu kumaştaki yağlı kir, renkli çay lekesi ve çaydanlıktaki kireçle ilgili:

I. Pamuklu kumaştaki yağlı kirin sabunlu suyla temizlenmesinde yüzey aktif moleküllerin hidrofob uçları yağa, hidrofil uçları suya yönelerek misel oluşturur; sıcak su kullanılması misel oluşumunu engellediği için soğuk su her zaman daha iyi temizler.

II. Çay lekesindeki renk veren maddenin seyreltilmiş çamaşır suyuyla giderilmesinde, sodyum hipokloritteki yükseltgen tür renk veren maddeyi yükseltgeyerek renksizleştirir; kir bu işlemde sabundaki gibi misel içinde taşınmaz.

III. Çaydanlıktaki CaCO3 yapılı kireç tabakasının seyreltilmiş tuz ruhuyla giderilmesinde asit, kireci çözerek CO2 gazı çıkışına yol açar; gözlenen gaz çıkışı kirecin çözündüğünün kanıtı sayılabilir.

Buna göre bu ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: D — II ve III

Buradaki belirleyici düşünce kirin kimyasal türünün temizleme kimyasını belirlemesidir. Birinci ifadenin ilk yarısı doğrudur, fakat ikinci yarısı yanlıştır: sıcak su misel oluşumunu engellemez, çözünmeyi ve moleküllerin hareketliliğini artırdığı için temizliği genellikle kolaylaştırır, bu yüzden birinci ifade bütünüyle yanlıştır. İkinci ifade doğrudur: çamaşır suyu yüzey aktif gibi misel kurmaz, hipoklorit renk veren maddeyi yükseltgeyerek ağartır. Üçüncü ifade de doğrudur: asit karbonatlı kireci çözündürür ve çıkan CO2 çözünmenin gözle görülen kanıtıdır.

15. soru

Aynı bölgede yazın gündüz karalar hızla ısınırken yakındaki göl suyu daha yavaş ısınıyor; gece karalar hızla soğurken göl suyu daha yavaş soğuyor. Kışın hava sıcaklığı 0∘C’nin altına düştüğünde gölün yüzeyi buzla kaplanıyor, buz tabakası su üstünde yüzüyor ve buzun altındaki su sıvı kalarak suda yaşayan canlılar yaşamını sürdürüyor.

I. Göl suyunun gündüz geç ısınıp gece geç soğuması, suyun özgül ısısının yüksek olmasıyla açıklanır.
II. Buzun su üstünde yüzmesi, suyun özgül ısısının yüksek olmasıyla açıklanır.
III. Buz tabakasının su üstünde kalarak alttaki suyun sıvı kalmasına yardımcı olması, katı hâldeki suyun sıvı hâldeki sudan daha az yoğun olmasıyla açıklanır.

Buna göre ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: D — I ve III

Buradaki belirleyici düşünce, iki farklı su özelliğinin iki farklı olayı açıklamasıdır. Suyun özgül ısısının yüksek olması, ısınmak ve soğumak için çok enerji gerektirmesi demektir; bu yüzden göl suyu gündüz geç ısınır, gece geç soğur ve birinci ifade doğrudur. Suyun donarken genleşmesi, buzun sıvı sudan daha az yoğun olması demektir; bu yüzden buz su üstünde yüzer ve alttaki suyu örterek ısı kaybını yavaşlatır, üçüncü ifade doğrudur. İkinci ifade bu iki mekanizmayı karıştırır, yüzmeyi özgül ısıya bağlar ve bu yüzden yanlıştır.

16. soru

Bir araştırmacı, bir protist hücresinde kontraktil kofulun dolup boşalmasını ve sitoplazmadaki tanecik hareketini zaman içinde izlemek istiyor. Ayrıca aynı hücre tipinde çekirdek zarının ince yapısını incelemek istiyor. Işık mikroskobunun canlı örneğe olanak verdiği, elektron mikroskobunda ise örneğin cansız olduğu ve vakumda incelendiği biliniyor.

I. Kontraktil kofulun dolup boşalmasının ve sitoplazma hareketinin zaman içinde izlenmesi için ışık mikroskobu kullanılmalıdır; elektron mikroskobu bu amaç için uygun değildir.
II. Hücreyi öldürmeyen bir boya kullanılsa bile çekirdek zarının ince yapısının elektron mikroskobuyla incelenmesi, aynı örneğin canlılığını koruyarak yapılabilir.
III. Işık mikroskobunda canlı izlenen hareketin, elektron mikroskobundaki görüntüde aynı hızla sürmesinin beklenmesi yanlış olur; cansız örnekte bu süreç izlenemez.

Buna göre ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: E — I ve III

Fikrin adı canlı süreç ile cansız örnekteki yapı bilgisini ayırmaktır, iki mikroskop birbirini tamamlar. Kontraktil kofulun dolup boşalması ve sitoplazma hareketi zaman içinde gerçekleşen canlı olaylardır, örneğin öldüğü ve vakumda incelendiği elektron mikroskobuyla izlenemez, ışık mikroskobu gerekir, bu yüzden I doğrudur. Elektron mikroskobunda inceleme ölü ve vakumlu ortamda yapılır, hücreyi öldürmeyen bir boya kullanılması bu zorunluluğu değiştirmez, aynı örneğin canlılığını koruyarak inceleme yapılamaz, bu yüzden II yanlıştır. Cansız örnekte hareket durduğu için ışık mikroskobunda izlenen hızın elektron mikroskobu görüntüsünde sürmesini beklemek yanlış olur, bu yüzden III doğrudur.

17. soru

Bakteriler ve arkeler, prokaryot hücre yapısına sahip tek hücreli canlılardır. Bu iki âlemde yer alan canlılarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı göster

Cevap: C — Oksijensiz ortamda yaşayan bütün prokaryotlar arkeler âleminde sınıflandırılır.

Buradaki belirleyici fikir solunum biçiminin değil hücre yapısının âlem ayrımında belirleyici olmasıdır. Metan oluşturanlar arkelerdir, bakteri duvarında peptidoglikan varken arke duvarında yoktur ve bu yüzden peptidoglikan sentezini engelleyen antibiyotikler bakterileri etkilerken arkeleri etkilemez. Her iki grup da ribozom taşır ve halkasal DNA bulundurabilir. Oksijensiz ortamda yaşamak yalnızca arkelere özgü değildir, oksijensiz solunum veya fermantasyon yapan çok sayıda bakteri de vardır. Bu yüzden oksijensiz ortamda yaşayan her prokaryotun arke olduğunu söyleyen ifade yanlıştır.

18. soru

Kromozom sayısı 2n=24 olan diploid bir süs bitkisinden iki yolla yeni bitkiler elde ediliyor: gövdeden alınan çeliğin köklendirilmesi ve çiçeklerden oluşan tohumların çimlendirilmesi. Mutasyon olmadığı kabul ediliyor.

I. Çelikten gelişen bitkinin kromozom sayısı 2n=24’tür ve genotipi ana bitkiyle aynıdır.
II. Tohumdan gelişen bitkinin kromozom sayısı 2n=24’tür ancak mayoz ve döllenme nedeniyle genotipi ana bitkiden farklı olabilir.
III. Çelikten gelişen bitki farklı ışık koşullarında yetiştirilirse yaprak rengi değişebilir; çevresel koşulların oluşturduğu bu değişim eşeysiz üremeyle sonraki bireylere aynen aktarılır.

Buna göre ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: C — I ve II

Kilit düşünce vejetatif üremede kromozom sayısının ve genotipin korunması, tohumla üremede ise sayının korunup genotipin değişmesi ve çevresel değişimlerin kalıtılmamasıdır. Çelik mitozla köklenir; kromozom sayısı 2n=24 olarak kalır ve mutasyon yoksa genotip ana bitkiyle aynıdır, bu yüzden birinci ifade doğrudur. Tohum oluşumunda üreme hücreleri mayozla n=12 olur, döllenmeyle 2n=24 yeniden kurulur; ancak parça değişimi ve kromozomların bağımsız dağılımı ile döllenmenin birleşmesi genotipi farklılaştırır, bu yüzden ikinci ifade doğrudur. Farklı ışıkta yaprak renginin değişmesi modifikasyondur; çevreyle oluşan bu fenotip değişimi eşeysiz üremeyle bile sonraki bireylere aynen aktarılmaz, bu yüzden üçüncü ifade yanlıştır. Bu nedenle I ve II doğrudur.

19. soru

Çiçek renginde mor (A) beyaza (a), tohum şeklinde düz (B) buruşuğa (b), boy uzunluğunda uzun (C) kısaya (c) baskındır. Üç gen birbirinden bağımsızdır. Mor çiçekli, düz tohumlu ve uzun boylu üç bitkinin genotipleri şöyledir: K: AABBCC
L: AaBBCC
N: AaBbCc
I. Üç bitki de aynı fenotiptedir.
II. Oluşturabileceği gamet çeşidi sayısı en fazla olan N bitkisidir.
III. K bitkisinin oluşturabileceği gamet çeşidi sayısı L bitkisinden fazladır.

Buna göre I, II ve III numaralı ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: C — I ve II

Bu sorunun ana fikri fenotip ile gamet çeşidinin farklı şeylerce belirlenmesidir: baskın fenotip için tek bir baskın alel yeterliyken gamet çeşidini heterozigot bağımsız birim sayısı belirler. Üç gen bağımsızdır ve her bitkide her lokusta en az bir baskın alel bulunduğundan üç bitki de mor, düz ve uzun fenotipindedir. Gamet çeşidi ise heterozigot bağımsız gen sayısının ikinin kuvvetidir: K tamamen homozigot olduğundan tek tip, L yalnızca bir lokusta heterozigot olduğundan iki tip, N üç lokusta heterozigot olduğundan 2×2×2=8 tip gamet oluşturur. Bu yüzden en fazla çeşit N bitkisindedir ve K bitkisinin çeşidi L bitkisinden fazla değildir.

20. soru

Dışarıdan madde girişi ve çıkışı olmayan, ışık alan kapalı cam kapta su bitkisi, bu bitkiyle beslenen otçul balıklar ve ayrıştırıcı bakteriler uzun süre dengede yaşamaktadır. Kap bir süre karanlıkta bırakılıyor.

I. Bitkide fotosentez durur ancak solunum sürdüğü için kaptaki oksijen (O2) tüketimine bitki de katkıda bulunmaya devam eder.
II. Bitki, balık ve bakteriler solunumu sürdürdüğünden kapta karbondioksit (CO2) miktarı artar.
III. Karanlıkta bitki üretici olmaktan çıkıp tüketiciye dönüşür.

Buna göre I, II ve III numaralı yargılardan hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: D — I ve II

Kilit fikir şudur: ekosistemdeki üretici ve tüketici ayrımı canlının beslenme biçimine göre yapılır, ışığın o anda varlığına göre değil ve kapalı kapta gazların yazgısını fotosentez ile solunumun dengesi belirler. Karanlıkta fotosentez durur ama bitki dahil bütün canlılar solunumu sürdürür, bu yüzden birinci yargıdaki gibi bitki oksijen tüketmeye devam eder ve ikinci yargıdaki gibi fotosentezle tüketilmeyen karbondioksit birikir. Üçüncü yargı bu ayrımı anlık faaliyete indirgediği için yanlıştır, bitki karanlıkta fotosentez yapamasa da ototrof bir tür olmaktan çıkmaz. Bu nedenle yalnız birinci ve ikinci yargılar doğrudur.

Uygulamada süre işler, ara verip kaldığın yerden devam edebilirsin ve her sorunun çözümü sonunda açılır. Sonuç, doğru cevapladığın soru sayısıdır.

Zorlu sorular 1 · Fen Bilimleri denemesini uygulamada çöz

TYT Fen Bilimleri zorlu sorular · TYT hakkında her şey