Cepte soru çözTYTSosyal Bilimler - Din Kültürü ve Ahlak BilgisiVahiy ve Akıl

Sosyal Bilimler - Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi

Vahiy ve Akıl — TYT soruları

  • sınavda 5 soru
  • Uygulamada bu konudan 20 soru var
  • Ücretsiz

Konu özeti

Vahiy ve Akıl, dinî bilginin anlaşılmasında vahyin rehberliği ile aklın rolünü, Allah’ın varlığına ilişkin akıl yürütmeleri ve ilahî isim ve sıfatların anlamlarını kapsar.

Öğrencinin evrendeki düzen ve amaç üzerinden kurulan çıkarımları tanıması, Allah’a özgü sıfatları ayırt etmesi ve inancın davranışlara yansımasını yorumlaması beklenir. TYT’de bu konu, bir açıklama veya günlük yaşam örneği üzerinden ilgili kavramı ya da ulaşılabilecek yargıyı belirlemeyi isteyen çoktan seçmeli sorularla ele alınabilir.

Seçeneklerde birbirine yakın kavramlar ve farklı yorumlar bulunabilir. Metindeki temel vurguyu kaçırmak, isimlerle sıfatları karıştırmak ve yalnızca sözel ifadeleri davranışlardan bağımsız değerlendirmek hataya yol açabilir.

Örnek sorular

Bir şık seç, doğru mu değil mi hemen görürsün — hiçbir şey kaydedilmez, hesap gerekmez.

1. soruKolay

Evrendeki canlıların organları ile çevreleri arasındaki kusursuz uyumun, tesadüfle açıklanamayacak bilinçli bir amaca ve düzenleyiciye işaret ettiği savunulmaktadır. Canlıların yaşamlarını sürdürebilmeleri için donatıldıkları bu hassas denge, varlığın gayesiz olmadığını temellendirir.

Bu akıl yürütme Allah’ın varlığına ilişkin aşağıdaki delillerden hangisidir?

Cevabı göster

Cevap: C — Gaye ve nizam delili

Kısaca — Organ-çevre uyumundan bilinçli düzenleyiciye gitmek gaye ve nizam delilidir.

Parça, canlıların organlarıyla çevreleri arasındaki örtüşmenin amaçlı bir düzenleyene işaret ettiğini savunur. Hudûs sonradan var olmaya, imkân ise varlıkların zorunlu olmayışına dayanır; burada hareket noktası gayeli uyumdur. Dinî tecrübe ve fıtrat iç yaşantıya bakar, evrendeki düzene değil.

2. soruOrta

Aşağıdaki ayetlerden hangisi Allah’ın zatî sıfatlarından birine örnek değildir?

Cevabı göster

Cevap: B — “Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” (Nisâ, 4:58)

Kısaca — İşitme ve görme, semî ve basar adlı sübûtî sıfatlardır; zatî sıfatlardan biri değildir.

Zatî sıfatlar yalnızca Allah’a özgüdür: kıdem, beka, vahdaniyet, muhalefetün li’l-havâdis ve diğerleri. “O ilktir” kıdeme, “benzeri yoktur” muhalefetün li’l-havâdis’e, “Rabbinin zatı baki kalacaktır” bekaya, “O’ndan başka ilah yoktur” vahdaniyete örnektir. “Hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir” ise sübûtî alana aittir.

3. soruKolay

Bir kimse, Allah’ın “El-Adl” (adil) ve “El-Hakîm” (hikmet sahibi) isimlerini sıkça zikreder; ancak iş ve aile ilişkilerinde haksızlık yapmaktan çekinmez. Bir başkası ise aynı isimleri hem dilinde anar hem de davranışlarında adalet ve hikmete uygun hareket etmeye çalışır.

Bu iki tutum karşılaştırıldığında Esmâ-i Hüsnâ’nın Allah ile irtibattaki işlevi için aşağıdaki yargılardan hangisi en isabetlidir?

Cevabı göster

Cevap: C — İsimleri anmak ile ahlaka yansıtmak birlikte irtibatı olgunlaştırır

Kısaca — Esmâ-i Hüsnâ ile irtibat, isimleri anmak ve anlamlarını ahlaka yansıtmak birlikte olunca olgunlaşır.

İlk kişi El-Adl ve El-Hakîm’i sıkça zikreder ama iş ve aile ilişkilerinde haksızlıktan çekinmez; dil var, tutum yok. İkinci kişi aynı isimleri hem anar hem adalet ve hikmete uygun yaşamaya çalışır. Karşılaştırma şunu gösterir: zikir tek başına irtibat için yetmez. “İsimleri dilde anmak yeterlidir” yargısı seni ilk tutuma çekebilir; anlatı o tutumu eksik bırakır.

Her soru tam o anki seviyene göre seçilir, yanlışların oturana kadar geri gelir, hepsi çevrimdışı çalışır.

Uygulamada Vahiy ve Akıl konusundan 20 soru çöz

Diğer TYT konuları

TYT hakkında her şey