Cepte soru çözLGSZorlu sorular · TürkçeTürkçe

LGS

LGS Türkçe zorlu sorular

  • 20 soru
  • 30 dakika
  • Sınavdan daha zor
  • Ücretsiz

LGS Türkçe zorlu sorular denemesinin Türkçe bölümü: sınavdan zor 20 soru. Cevaplarını işaretle, sonra en alttaki Bitir düğmesiyle kaç doğru yaptığını gör.

Bu, uygulamada Zorlu sorular 1 · Türkçe olarak çözdüğün denemenin aynısı ve gerçek sınavdan daha zor. Burada çözersen soruları öğrenmiş olursun; uygulamada süreyle çözdüğünde yeni olmazlar.

Sen çözerken hiçbir soru işaretlenmez — sınavdaki gibi. Cevaplar ve çözümler, bitirdiğinde açılır. İşaretlediklerin bu tarayıcıda saklanır; sekmeyi kapatsan da kaybolmaz.

1. soru

Köydeki eski taş evlerin kalın duvarları yazın serin olur; içeri giren, loş ve serin odalarda birden ferahlar. Bu serinliğin nedeni duvarların güneşi bütünüyle engellemesi değil, taşın ısıyı yavaş iletmesidir. Taş, gündüz aldığı ısıyı hemen içeri geçirmez; biriktirip geceye yayar. Duvar ne kadar kalınsa bu gecikme o kadar artar. Gece duvarlar ılıman bir ısı yayarak sabaha dek dengede kalır. Bu yüzden ev, günün en sıcak saatlerinde bile bunaltmaz.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

Cevabı göster

Cevap: A — Açıklama

Kısaca — Metnin yükü bir manzarayı canlandırmak değil, serinliğin fiziksel nedenini açıklamaktır. Anahtar, “bütünüyle engellemesi değil, taşın ısıyı yavaş iletmesidir” cümlesi ile “hemen içeri geçirmez; biriktirip geceye yayar” ve “ne kadar kalınsa bu gecikme o kadar artar” cümlelerindeki neden-sonuç zinciridir; yazar bilgi verip işleyişi öğretir. Betimlemeyi öne çıkaran seçenek, yalnızca girişteki “loş ve serin odalarda birden ferahlar” ayrıntısına takılır; bu ayrıntı girişi renklendirir ama yargıyı taşımaz. Öykülemeyi öne çıkaran seçenek, zaman sırasına dizilmiş bir olay arar ancak metinde kişi ve olay örgüsü yoktur. Tartışmayı öne çıkaran seçenek, “değil” sözcüğünü savunma sanır; oysa metin bir kanıyı çürütüp kendi görüşünü kabul ettirmez, yalnızca nasıl işlediğini açıklar.

2. soru

Bir sınıf gezisinde müze, park, kütüphane ve atölye durakları ziyaret edilecektir. Müzeler geçmişi, kütüphaneler bilgiyi korur. Parklar dinlenme, atölyeler uygulama olanağı sunar. Dört durağın her biri bir kez ziyaret edilecektir. Öğretmen, zamanı verimli kullanmak için sırayı koşullara göre düzenlemiştir. Sırayla ilgili bilinenler şunlardır: Müze ilk sırada değildir. Park, müzenin hemen sonrasındadır. Kütüphane, parktan önce gelmektedir. Atölye son sırada değildir. Kütüphane ilk sıradaysa park son sırada değildir.

Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı göster

Cevap: B — Kütüphane ilk sıradadır.

Kısaca — Tek olası diziliş atölye, kütüphane, müze ve park sırasıdır, bu yüzden kütüphanenin ilk sırada olduğu söylenemez. “Park, müzenin hemen sonrasındadır” ile “Müze ilk sırada değildir” birleşince müze ile park ikinci ile üçüncü ya da üçüncü ile dördüncü sıraya kalır. “Atölye son sırada değildir” ve “Kütüphane, parktan önce gelmektedir” birlikte ele alındığında ikinci ile üçüncü olasılığı elenir, geriye müze üçüncü ve park dördüncü kalır. “Kütüphane ilk sıradaysa park son sırada değildir” koşulu park son sıradayken kütüphanenin ilk sırada olamayacağını gösterir, bu yüzden kütüphane ikinci ve atölye birinci olur. Atölyenin birinci sırada olduğunu söyleyen yargı bu dizilişte doğrudur. Müzenin üçüncü sırada olduğunu söyleyen yargı aynı dizilişte doğrudur. Parkın son sırada olduğunu söyleyen yargı koşuldaki ilk sıradaysa kaydına takılmadan doğrudur.

3. soru

(I) Deniz kaplumbağası yavruları yumurtadan çıkınca denize ulaşmak için ay ışığının denizdeki yansımasını izler. (II) Sahildeki güçlü yapay ışıklar bu yön bulmayı bozduğu için birçok kıyı bölgesinde sahile dönük ışıklar kısılır ya da perdelenir. (III) Yalnızca ışıkları kısmak yeterli olmaz, çünkü gökyüzü aydınlık kaldığı sürece yavrular yine karaya yönelebilir. (IV) Bu yüzden koruma çalışmalarında ışık azaltma ve kumsal karartma birlikte uygulanır ve çalışmalar yumurtlama mevsimi boyunca sürdürülür.

Numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı göster

Cevap: C — III. cümledeki ‘kaldığı sürece’ yapısı yalnızca zaman bildirmekte, koşul anlamı taşımamaktadır.

Kısaca — Sürece yapısını salt zaman sanan içindeki koşulu kaçırır. Parçada birinci cümlede ‘denize ulaşmak için ... izler’ izlemenin amacını, ikinci cümlede ‘bozduğu için ... kısılır ya da perdelenir’ kısılmanın gerekçesini verir; üçüncü cümle ‘Yalnızca ışıkları kısmak yeterli olmaz, çünkü gökyüzü aydınlık kaldığı sürece yavrular yine karaya yönelebilir’ ile yetersizliği gökyüzünün durumuna bağlar, buradaki ‘kaldığı sürece’ hem zaman hem koşul bildirir, bu yüzden ‘yalnızca zaman bildirmekte, koşul anlamı taşımamaktadır’ yargısı yanlıştır ve doğru yanıt budur. ‘Birinci cümledeki için amacını vermektedir’ doğrudur, çünkü ulaşma amacı izlemeyi açıklar. ‘İkinci cümledeki için gerekçesini vermektedir’ doğrudur, çünkü bozulma kısmayı gerektirir. ‘Dördüncü cümledeki Bu yüzden sonucu ve önlemleri vermektedir’ doğrudur, çünkü birlikte uygulama önceki gerekçelerden çıkar.

4. soru

Sabah erken bahçeye indim, gece yağmurun bıraktığı izleri sildim. Bazı çiçekler suyu görünce hemen başını kaldırdı, bazıları günlerce sessizce bekledi. Ben hepsini aynı özenle kurtardığımı sanmıştım. Oysa ayakta kalanlar bekleyenler değil, beklerken toprağa sessizce kök salanlardı. Akşam olunca anladım ki bahçe yalnızca emek verene değil, emekle birlikte beklerken kök salmayı öğrenene çiçek açıyor. Çünkü tohum, toprağın altında acele etmeyi bırakıp derinleşince yeşeriyor; sabır, ancak kökle birleştiğinde toprağın dilini çözüyor.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı göster

Cevap: B — Emek, beklerken kökleşmeyle birleştiğinde kalıcı sonuç verir.

Kısaca — Kalıcı sonuç, beklemeye değil beklerken kök salmaya bağlıdır. Metin bunu “bekleyenler değil, beklerken toprağa sessizce kök salanlardı” ayrımıyla kurar; “emekle birlikte beklerken kök salmayı öğrenene çiçek açıyor” ve “ancak kökle birleştiğinde toprağın dilini çözüyor” sözleri sonucu emek artı kökleşme koşuluna bağlar. Çiçeklerin kiminin canlanıp kiminin beklediğini söyleyen seçenek giriş gözlemini doğru aktarır ama ana yargı değildir. Sabırla bekleyen herkesin sonuca ulaşacağını söyleyen seçenek “bekleyen” ile “kök salan” ayrımını siler ve “herkes” ile koşulu geneller. Özenin tek başına yeteceğini söyleyen seçenek “kurtardığımı sanmıştım” yanılgısını sonuç sanır.

5. soru

Aşağıdaki dört çiftte, ilk cümleden ikincisine geçilirken yüklemin türü, yeri ve olumluluk özelliklerinden biri veya birden fazlası değişmektedir:

I. Söylendiğine göre bu kasabada kış akşamlarının en güvenilir sığınağı kütüphaneydi. / Söylendiğine göre bu kasabada kış akşamları kütüphaneye sığındık.

II. Rafların arasında gezinen çocukların fısıltısı bile kütüphanenin değişmeyen sesiydi. / Rafların arasında gezinen çocukların fısıltısını kütüphanede hiç duymadık.

III. Görevlinin masasında üst üste yığılan iade kitapları, kütüphanenin kış manzarasıydı. / Kütüphanenin kış manzarasını tamamladı masada üst üste yığılanlar.

IV. Bu koşullarda kütüphanenin açık kalması çok gerekliydi. / Bu koşullarda kütüphanenin açık kalması hiç gerekli değildi.

Yalnızca yüklemin türünün değiştiği, yerinin ve olumluluğunun değişmediği çift hangisidir?

Cevabı göster

Cevap: A — I

Kısaca — Önce fiilimsiler elenip çekimli yüklem bulunmalı, sonra tür, yer ve olumluluk birlikte denetlenmelidir. Birinci çiftte “kütüphaneydi” isim, “sığındık” fiildir; iki yüklem de sondadır ve ikisi de olumludur, bu yüzden yalnızca tür değişmiştir. “Söylendiğine göre” ve “güvenilir” yüklem değildir. İkinci çiftte “sesiydi” isim olumlu, “duymadık” fiil olumsuzdur; türle birlikte olumluluk da değişir, oysa “değişmeyen” sıfat-fiildeki olumsuz ek cümlenin olumluluğunu değiştirmez. Üçüncü çiftte “manzarasıydı” isim kurallı, “tamamladı” fiil devriktir; türle birlikte yer değişir, sondaki “yığılanlar” sıfat-fiildir. Dördüncü çiftte “gerekliydi” ve “gerekli değildi” ikisi de isim kurallıdır; yalnızca olumluluk değişir, “değildi” fiil değildir.

6. soru

I. Kermes için kek, börek getirdik; Elif’e de kermes kartlarını dağıtma görevi verildi.
II. Gezi için müzeden izin, rehber ayarladık; dönüşte fotoğrafları Ayşe de panoda sergiledi.
III. Törende şiir, şarkı sunuldu, programın sonunda Ankara’ya da gezi düzenlendi.
IV. Kahvaltıda peynir, zeytin yedik; öğle yemeğinde Ankara’dan gelen misafirlere de ikramda bulunduk.

Bu cümlelerin hangisinde noktalama yanlışı vardır?

Cevabı göster

Cevap: C — III

Kısaca — İçinde virgül bulunan sıralı cümleler noktalı virgülle ayrılır, virgülle değil. Doğru cevap “Törende şiir, şarkı sunuldu, programın sonunda Ankara’ya da gezi düzenlendi.” cümlesidir; “şiir, şarkı” arasındaki virgül eş görevlileri ayırır, bu yüzden “sunuldu” sözünden sonra gelen sıralı cümle sınırı noktalı virgül olmalıdır, virgül yanlıştır. “Kermes için kek, börek getirdik; Elif’e de” cümlesinde ilk cümlede virgül bulunduğu için noktalı virgül doğrudur. “Gezi için müzeden izin, rehber ayarladık; dönüşte” cümlesinde aynı kural doğru uygulanır. “Kahvaltıda peynir, zeytin yedik; öğle yemeğinde” cümlesinde kesme ve “de” doğru, noktalı virgül yerinde kullanılır.

7. soru

Annem sandığı açtığında eski yazmaların kokusu odaya doldu. Bazı kumaşlar solmuştu, bazıları ilk günkü gibi duruyordu. Ben atmayı düşündüklerimi kenara ayırdım, o yıprananları bile katlayıp geri koydu. “Atmak kolay,” dedi, “yaşatmak emek ister.” O gün anladım ki sandık, eskiyi saklayan bir dolap değil, eskiye yeni bir yer açan bir akıldı. Annem kumaşın kendisini değil, onunla gelen sesi koruyordu; sandık sessizliği değil, o sesi geleceğe taşıyordu.

Bu parça temelde aşağıdaki sorulardan hangisine cevap vermektedir?

Cevabı göster

Cevap: A — Geçmişin izleri geleceğe nasıl taşınır?

Kısaca — Parçanın bütünü, geçmişin seste yeni yer açılarak geleceğe taşınma yolunu anlatır. Ana yargı “eskiye yeni bir yer açan bir akıl” ve “o sesi geleceğe taşıyordu” sözleriyle kurulur; kumaşın durumu ve katlayıp koyma davranışı bu yolun parçasıdır. Kumaş durumunu soran seçenek “bazıları solmuştu” gözlemini bütün sanır. Korumanın nedenini soran seçenek “yaşatmak emek ister” sözünü gerekçe sanır; metin korunması gerektiğini değil nasıl taşındığını anlatır, genel bir neden vermez. Yıprananlara ne yapıldığını soran seçenek “katlayıp geri koydu” tek bir davranışını bütünün sorusu sanır.

8. soru

Okul kütüphanesinden ödünç kitap alma koşulları duyuruda şöyle sıralanmıştır:

  • Ödünç kitap, yalnızca üyelik kartı olan ve gecikme cezası bulunmayan öğrencilere verilir.
  • Bir öğrenci bir seferde en çok iki kitap alabilir; bu kitaplardan yalnızca biri yeni çıkanlardan olabilir.
  • Yeni çıkan kitaplar, rafta bulundukları sürece hemen alınabilir; rafta yoksa sıraya yazılmak gerekir.
  • Süresi dolan kitap iade edilmeden ya da cezası ödenmeden yeni kitap alınamaz.
  • Ayırtılmış bir kitap, ayırtan kişi üç gün içinde almazsa yeniden genel kullanıma açılır.

Bu duyuruya göre aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

Cevabı göster

Cevap: C — Süresi dolan kitabını henüz iade etmeyen bir üye, gecikme cezasını ödediği sürece yeni kitap alabilir.

Kısaca — Ödeme ile iadenin ayrı şartlar olduğunu gören çıkar. Duyuruda “Süresi dolan kitap iade edilmeden ya da cezası ödenmeden yeni kitap alınamaz” denir; buradaki “ya da” iki ayrı engeli anlatır, bu yüzden kitabını henüz iade etmeyen bir üye yalnızca cezayı ödeyerek yeni kitap alamaz ve bu yargıya ulaşılamaz. Gecikme cezası bulunmayan üyenin raftaki yeni kitabı hemen alabilmesi, üyelik ve ceza koşuluyla “rafta bulundukları sürece hemen alınabilir” kuralından çıkar. İki kitap alan üyenin en çok birini yeni çıkanlardan seçebilmesi “yalnızca biri yeni çıkanlardan olabilir” kuralının karşılığıdır. Üç günde alınmayan ayırtılmış kitabın başka üyelere açılması “yeniden genel kullanıma açılır” cümlesinden çıkar.

9. soru

Belediyenin paylaştığı verilere göre şehirde kişi başına düşen yeşil alan son on yılda neredeyse iki katına çıkmış. İlk bakışta sevindirici görünen bu artış, yürüyüş yollarındaki kalabalığı açıklamaya yetmiyor. Çünkü bazı sabahlar parkta gördüğüm yüzlerde dinlenme isteğinden çok, gürültüden kaçma telaşı okuyorum. Peki, sayıların büyüdüğü yerde huzur da büyümüş olur mu? Bana öyle geliyor ki yeşil alanın metresi değil, insanın orada kendini nasıl duyduğu önemli. Rakamlar başka türlü söylüyor olabilir; ben yine de sessizliğin peşindeyim.

Bu metnin türüyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: B — Düşünceler öznel bir üslupla, kanıtlama amacı güdülmeden açıklanmıştır.

Kısaca — Metin, sayılara dayanıyormuş gibi başlayıp kişisel bir hükümle bittiği için denemedir. Anahtar, metnin ispatlamaya değil hissetmeye dayanmasıdır: ‘Bana öyle geliyor ki’ öznelliği açık eder, ‘Rakamlar başka türlü söylüyor olabilir; ben yine de sessizliğin peşindeyim’ cümlesi ise kanıtlama iddiasından vazgeçildiğini gösterir; ‘bazı sabahlar’ ve ‘neredeyse’ gibi sınırlayıcılar da genelgeçer bir bilgi aktarıldığı izlenimini bozar. Bilimsel gerçekliğe uygun anlatım olduğu düşüncesi, belediye verilerinin yalnızca giriş malzemesi olduğunu kaçırır. Karşılıklı konuşma havası sezmek, tek bir ‘Peki, olur mu?’ sorusunu metnin kuruluşu sanma yanılgısıdır. Güncel gelişmenin nesnel duyurusu saymak ise ‘telaş okuyorum’ ve ‘bana öyle geliyor’ gibi yorumları yok sayar.

10. soru

Akdeniz çevresinde yaygın olan kızılçamın tohumları yangın görmeden yıllarca kozalak içinde bekleyebilir. Şiddetli ısı kozalakları açar ancak bu tek başına yeni fidelerin büyümesini sağlamaz. Fideler yalnızca yangın sonrası açığa çıkan mineralli toprağa ulaşırsa kök salar ve tutunur. Toprak mineralce zengin kaldığı sürece genç sürgünler hızla boylanır. Bu yüzden yangın sonrası ilk yağmurlar tohumların toprakla buluşması için kritik önem taşır.

Bu parçadan aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

Cevabı göster

Cevap: C — Fidelerin toprağa tutunması toprağın mineralce zengin kalmasına bağlıdır.

Kısaca — Metin tutunmayı ulaşmaya, boylanmayı zenginliğin sürmesine bağlar; anahtar bu iki koşulu takas eder. “Yalnızca yangın sonrası açığa çıkan mineralli toprağa ulaşırsa kök salar ve tutunur” cümlesi tutunmanın koşulunu ulaşma olarak verir. “Toprak mineralce zengin kaldığı sürece genç sürgünler hızla boylanır” cümlesi boylanmanın koşulunu zenginliğin sürmesi olarak verir. “Buluşması için kritik önem taşır” cümlesi yağmurun rolünü verir. Bu yüzden tutunmayı zenginliğin sürmesine bağlayan yargıya ulaşılamaz. ‘Kök salması ulaşma koşuluna bağlıdır’ diyen yargı yalnızca koşulunu doğru okur. ‘Boylanması zengin kalmasına bağlıdır’ diyen yargı -dığı sürece koşulunu doğru okur. ‘Buluşması yağmurlara bağlıdır’ diyen yargı için kritik ifadesini doğru okur.

11. soru

On yıl önce çıktığımız Karadeniz yayla yolunda taş patikanın kıvrımlarını, sisin arasından seçilen ahşap evleri ve sabah pazarındaki kalabalığı bugün bile dün gibi anımsıyorum. Rehberin anlattıklarını o gün defterime kaydetmiştim; satırları şimdi açıp okuduğumda ayrıntıların belleğimde neredeyse hiç değişmediğini görüyorum. Yıllar sonra bu satırları yazarken anlıyorum ki aklımda kalan yaylanın kendisi değil; o sabah sis bastırınca kaybolacağım diye duyduğum çocukça korkunun yıllar sonra kendime bakışımda bıraktığı iz.

Bu parça aşağıdaki türlerden hangisine örnektir?

Cevabı göster

Cevap: A — Anı

Kısaca — Yer ayrıntıları tanıtmak için değil, yıllar sonra anlaşılan bir izin anlamını kurmak için durur. Anahtar, ‘Yıllar sonra bu satırları yazarken anlıyorum ki aklımda kalan yaylanın kendisi değil’ cümlesindeki yön değişimidir; önceki taş patika, ahşap ev ve pazar bilgileri bu hükümle yardımcı ayrıntı olur. ‘Bugün bile dün gibi anımsıyorum’ ile ‘o gün defterime kaydetmiştim’ ve ‘şimdi açıp okuduğumda’ ifadeleri yaşanmışlığın yıllar sonrasına taşınan değerlendirmesini kurar. Gezi yazısı olduğunu düşünmek, doğru yer bilgilerini metnin amacı sanma yanılgısıdır; metin tanıtmayı bırakıp ize yönelir. Günlük olduğunu düşünmek, o günkü kaydı günü gününe tutulan defterle karıştırır; oysa yazma yıllar sonra olur. Öykü olduğunu düşünmek, anımsama ve değerlendirme bildiren bu çerçeveyi kurmaca olay örgüsüyle karıştırır; ortada tasarlanmış bir öyküleme yoktur.

12. soru

Fen şenliğiyle ilgili raporda dört bilgi kesinleşmiştir: Hazırlanan kılavuz öğrencilerin deneyi anlamasını kolaylaştırmış, malzemelerini getirmeyenler öğrencilerin bir bölümüyle sınırlı kalmış, görevliler ne giriş kapısını açmış ne de ziyaretçileri karşılamış, ayrıca deney süresi hazırlık süresinden daha uzun sürmüş. Raporun sonraki bölümünde aynı bilgiler şöyle yazılmıştır:
I. Hazırlanan kılavuz, öğrencilerin deneyi daha kolay anlamalarını yükseltti.
II. Öğrencilerin bazıları deney malzemelerini getirilmedi.
III. Görevliler ne giriş kapısını açtı ne de ziyaretçileri karşıladı.
IV. Deney, hazırlık süresinden daha uzun sürdü. Önerilen her değişiklik hem anlatım bozukluğunu gidermeli hem de kesinleşmiş bilgiyi korumalıdır.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi gerekli değildir?

Cevabı göster

Cevap: C — III’te “karşıladı” yerine “karşılamadı” yazmak

Kısaca — Üç cümlede bilgi korunarak düzeltilmesi gereken bozukluk vardır, “ne ... ne de” cümlesi ise zaten doğrudur. “öğrencilerin deneyi daha kolay anlamalarını yükseltti” sözünde “yükseltmek” amaca uymaz, kesinleşmiş “anlamasını kolaylaştırmış” bilgisi “sağladı” ile korunur. “Öğrencilerin bazıları deney malzemelerini getirilmedi” sözünde belirtili nesne “deney malzemelerini” ve gerçek özne “bazıları” varken edilgen “getirilmedi” kurulamaz, etken “getirmedi” gerekir. “Deney, hazırlık süresinden daha uzun sürdü” sözünde deney ile süre karşılaştırılamaz, kesinleşmiş “deney süresi ... daha uzun sürmüş” bilgisi “Deney süresi”ni gerektirir. “Görevliler ne giriş kapısını açtı ne de ziyaretçileri karşıladı” sözü ise iki olumlu yüklemle “ne açmış ne de karşılamış” bilgisini aynen verir; “karşılamadı” yazmak çift olumsuzluk yaratır.

13. soru

I. Öğretmen dün bize çok kızdı, ardından affetti.
II. Bahçedeki güller tek tek açtılar, etrafa mis gibi kokular yaydılar.
III. Doktor bazı hastalarla yakından ilgilendi, ardından dikkatle muayene etti.
IV. Toplantıda alınan kararları tekrar yeniden gözden geçirmemiz gerektiğini söyledi.

Numaralanmış cümlelerin hangilerinde aynı tür anlatım bozukluğu vardır?

Cevabı göster

Cevap: C — I ve III

Kısaca — İki cümlede ortak sanılan sözün hâl eki ikinci yükleme uymadığı için nesne eksik kalır. “bize çok kızdı, ardından affetti” bölümünde “bize” yönelme hâlindedir, “affetti” ise belirtme hâli olan “bizi”yi ister; “bizi” yazılmadığı için eksiklik doğar. “bazı hastalarla yakından ilgilendi, ardından dikkatle muayene etti” bölümünde “hastalarla” birliktelik bildirir, “muayene etti” ise “hastaları” ister; “onları” yazılmadığı için aynı eksiklik doğar. “I ve II” diyen seçenek yanılır çünkü ikinci cümledeki sorun nesne değil, insan dışı çoğul öznenin “açtılar, yaydılar” diye çoğul yüklem almasıdır. “I ve IV” diyen seçenek yanılır çünkü dördüncü cümledeki sorun eksiklik değil, “tekrar yeniden” sözlerinin gereksiz kullanımıdır. “II ve IV” diyen seçenek yanılır çünkü bu iki cümledeki bozukluklar eksiklik değil, uyumsuzluk ve gereksizliktir.

14. soru

Kıyıya akşam inerken iskele doldu. Kimi yolcu vapura yetişmek için merdivenlere koştu. Kimi bankta oturup denizi izlemeye devam etti. Ben o akşam kalabalığa hemen karışmadım. Henüz gitmesi gerekmeyenlerin sessizliğine bir süre sığındım. Martılar çoktan gözden kaybolmuştu. Kıyı ışıkları suda titremeye başlamıştı bile. Rüzgâr halatları usulca sallıyordu. Kimse bu sesi duymak için durmuyordu. O akşam anladım ki iskele, Yalnızca gidenlerin değil, Kalabildiği sürece orada durabilenlerin de evi oluyor.

Bu şiirden aşağıdakilerin hangisine ulaşılamaz?

Cevabı göster

Cevap: C — Kıyı ışıkları, martılar gözden kaybolduktan sonra suda titremeye başlamıştır.

Kısaca — Işıklarla martılar aynı akşam anlatılır ama aralarında ‘sonra’ ilişkisi kurulmaz. Anahtar olan seçenek, ‘Martılar çoktan gözden kaybolmuştu’ ile ‘Kıyı ışıkları suda titremeye başlamıştı bile’ dizelerini ‘kaybolduktan sonra’ diye zamansal sıraya sokar; metinde böyle bir sıra yoktur, bu yüzden ulaşılamaz. Şairin kalabalığa hemen katılmadığını söyleyen seçenek ‘hemen karışmadım’ ve ‘bir süre sığındım’ ifadelerinden doğrudan çıkar. Kimi yolcunun vapura yönelip kiminin denizi izlediğini söyleyen seçenek ‘Kimi’ tekrarlarından aynen çıkar. İskelenin durabilenlere yuva olduğunu söyleyen seçenek ‘Yalnızca gidenlerin değil, Kalabildiği sürece orada durabilenlerin de evi oluyor’ genellemesinin karşılığıdır.

15. soru

Ayşe, Barış, Ceren ve Deniz adlı dört öğrenci, okulun bahar şenliğinde kısa mesafe koşusuna katılmıştır. Her sırayı yalnızca bir öğrenci almıştır ve bitiş fotoğrafıyla sıralama kesinleşmiştir. Hiçbir sıra paylaşılmamış ve dereceler ilan edilmiştir. Öğretmenler sıralamayla ilgili aşağıdaki bilgileri vermiştir. Spor kurulu itirazları inceleyip sonucu onaylamıştır.

  • Barış, Ceren’den hemen önce bitirmiştir.
  • Deniz birinci olmamıştır.
  • Ceren sonuncu olmamıştır.
  • Ayşe, Deniz’den önceki bir sırada bitirmiştir.
  • Ayşe birinci olmuşsa Deniz ikinci olmuştur.

Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı göster

Cevap: D — Ayşe ikinci olmuştur.

Kısaca — Tek dizilim Barış’ın birinci, Ceren’in ikinci, Ayşe’nin üçüncü ve Deniz’in dördüncü sırada bitirmesidir. “Barış, Ceren’den hemen önce bitirmiştir.” bitişik Barış Ceren bloğunu kurar; “Deniz birinci olmamıştır.” ve “Ceren sonuncu olmamıştır.” bu bloğu birinci ikinci ya da ikinci üçüncü sıraya iter. “Ayşe, Deniz’den önceki bir sırada bitirmiştir.” iki dal bırakır, “Ayşe birinci olmuşsa Deniz ikinci olmuştur.” Ayşe birinci Deniz dördüncü dalı koşulun öncülü doğru artçılı yanlış olduğundan eler. Bu yüzden “Ayşe ikinci olmuştur.” yanlıştır ve ulaşılamaz. “Barış birinci olmuştur.” elenmeyen tek dalın ilk sırasından çıkar. “Ceren ikinci olmuştur.” bitişik bloğun ikinci sırasından çıkar. “Deniz dördüncü olmuştur.” Ayşe’den sonraki son sıradan çıkar.

16. soru

Sınıftaki proje için herkesde hazırdı oysaki sunum günü heyecan doruktaydı. Yeterki zamanında başlayalım diye beklerken arkadaşım geç kaldınmı diye sordu ve ben de sessizce yerime oturdum.

Metindeki ‘de/da, ki, mi’nin yazımına ilişkin bütün yanlışları ve yalnız bu yanlışları gidermek için aşağıdaki değişikliklerden hangileri birlikte yapılmalıdır?

Cevabı göster

Cevap: D — “herkesde” → “herkes de”; “Yeterki” → “Yeter ki”; “kaldınmı” → “kaldın mı”

Kısaca — Üç yanlış “herkesde”, “Yeterki” ve “kaldınmı” düzeltilmeli, doğru “oysaki” ve “Sınıftaki” korunmalıdır. “herkesde” sözü “herkes de hazırdı” anlamında bağlaç içerdiğinden ayrı yazılmalıydı; “Yeterki” sözündeki “ki” bağlaç olduğundan ayrı yazılmalıydı; “kaldınmı” sözünde soru eki ayrı yazılmalıydı. “herkesde” ve “Yeterki” ile birlikte “oysaki”yi “oysa ki” yapmayı öneren küme yanlıştır çünkü “oysaki” kalıplaşmıştır ve “kaldınmı” atlanmıştır. “herkesde” ve “kaldınmı” ile birlikte “oysaki”yi ayırmayı öneren küme yanlıştır çünkü “oysaki” doğrudur ve “Yeterki” atlanmıştır. “Yeterki” ve “kaldınmı” ile birlikte “Sınıftaki”ni “Sınıfta ki” yapmayı öneren küme yanlıştır çünkü sıfat yapan “-ki” bitişiktir ve “herkesde” atlanmıştır.

17. soru

Kış sabahlarında eski taş köprüler durgun görünür; yüzeylerinde ince bir buğu, taşlarda hafif bir nem seçilir. Bu durgunluğun ardında ise aralıksız işleyen bir yıpranma vardır. Gözeneklere sızan kar suyu donduğunda genleşir ve kılcal çatlakları genişletir; bu çatlaklara dolan toz, yağmurla birlikte bitki tohumlarının tutunacağı bir birikinti oluşturur. Başka bir deyişle köprü yüzeyindeki kararma, tek bir kirlenmenin değil birbirini koşullayan donma, birikme ve tutunma süreçlerinin ortak sonucudur. Bu yüzden koruma çalışmalarında yüzeyin temizlenmesi kadar suyun sızmasını önlemek de önem taşır.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

Cevabı göster

Cevap: A — Açıklama

Kısaca — Parça durgun bir görünümün ardındaki yıpranmayı neden sonuç zinciriyle öğrettiği için ağır basan açıklama olur. Metnin gövdesi “Gözeneklere sızan kar suyu donduğunda genleşir ve kılcal çatlakları genişletir” ve “bu çatlaklara dolan toz, yağmurla birlikte bitki tohumlarının tutunacağı bir birikinti oluşturur” cümleleriyle bir yüzey kararmasının nasıl oluştuğunu bilgi vererek çözer; “birbirini koşullayan donma, birikme ve tutunma süreçlerinin ortak sonucudur” ve “Bu yüzden” sözleri bu bilgiyi genel bir yargıya bağlar. Betimleme yorumu girişteki “ince bir buğu” ve “hafif bir nem” görüntüsüne takılır, oysa bu iki öge gerekçeyi hazırlayan yardımcı ayrıntıdır. Öyküleme yorumu birbirini izleyen süreçleri kişi ve olaylı bir öykü sanır, oysa metinde kişi, olay örgüsü ve yaşanmışlık yoktur. Tartışma yorumu “değil” sözünü karşı savı çürütme sayar, oysa metin hiçbir görüşle çatışmaz.

18. soru

(I) Fazla sulama toprağın hava boşluklarını suyla doldurduğu için köklerin havasız kalmasına ve çürümesine yol açar. (II) Yalnızca toprağın üst tabakası birkaç santimetre kuruduğunda sulama yapılırsa kökler hem suya hem havaya ulaşır. (III) Damla sulama suyu doğrudan kök bölgesine verdiği için bu dengeyi korumayı kolaylaştırır, ancak damlatıcılar tıkanırsa aynı yarar sağlanamaz. (IV) Dolayısıyla verimli sulama daha çok su vermekte değil, toprağın nefeslenmesine izin veren aralıklarla ölçülü su vermektedir.

Numaralanmış cümlelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı göster

Cevap: C — III. cümlede ‘için’ ifadesi neden-sonuç ilişkisi kurmaktadır ve cümlede koşul anlamı yoktur.

Kısaca — Gizli koşulu kaçıran üçüncü cümleyi yalnızca neden-sonuç sanır. Parçada üçüncü cümle önce ‘verdiği için bu dengeyi korumayı kolaylaştırır’ ile neden-sonuç kurar, sonra ‘ancak damlatıcılar tıkanırsa aynı yarar sağlanamaz’ ile yararı açık bir koşula bağlar; bu yüzden ‘koşul anlamı yoktur’ yargısı yanlıştır ve doğru yanıt budur, belirleyici sözcük ‘tıkanırsa’ ile ikinci cümledeki ‘Yalnızca ... yapılırsa’ koşuludur. ‘I. cümledeki için kök çürümesini nedene bağlamaktadır’ yargısı doğrudur, çünkü ‘doldurduğu için ... yol açar’ gerekçe bildirir. ‘II. cümledeki Yalnızca ... yapılırsa yararı koşula bağlamaktadır’ yargısı doğrudur, çünkü üst tabakanın kuruması tek koşul olarak konur. ‘IV. cümledeki Dolayısıyla genel sonucu vermektedir’ yargısı doğrudur, çünkü son cümle önceki açıklamaları ölçülü su özeti ile toplar.

19. soru

Bir sınıfta İpek, Kerem, Lale ve Mert adlı dört öğrenci pazartesi, salı, çarşamba ve perşembe günlerinin her birinde yalnızca bir kişinin sunum yapacağı bir program hazırlayacaktır. Her öğrenci farklı bir günde sunum yapacaktır. Öğretmen programı panoya asmış ve herkesin kendi gününe hazırlanmasını istemiştir.

  • Kerem, Lale’den tam iki gün sonra sunum yapacaktır.
  • Mert perşembe günü sunum yapmayacaktır.
  • Mert pazartesi sunum yapacaksa İpek salı sunum yapacaktır.
  • İpek perşembe sunum yapacaksa Mert pazartesi sunum yapacaktır.

Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı göster

Cevap: C — Mert salı sunum yapacaktır.

Kısaca — Tek program İpek’in pazartesi, Lale’nin salı, Mert’in çarşamba ve Kerem’in perşembe sunum yapmasıdır. “Kerem, Lale’den tam iki gün sonra sunum yapacaktır.” Lale Kerem çiftini pazartesi çarşamba ya da salı perşembe günlerine kilitler. “Mert pazartesi sunum yapacaksa İpek salı sunum yapacaktır.” birinci çiftteki pazartesi Mert olasılığını, “İpek perşembe sunum yapacaksa Mert pazartesi sunum yapacaktır.” ikinci çiftteki perşembe İpek olasılığını eler ve “Mert perşembe günü sunum yapmayacaktır.” ile birlikte tek dağılım kalır. Bu yüzden “Mert salı sunum yapacaktır.” yanlıştır ve ulaşılamaz. “İpek pazartesi sunum yapacaktır.” elenmeyen dalın ilk gününden çıkar. “Mert çarşamba sunum yapacaktır.” aynı dalın orta gününden çıkar. “Kerem perşembe sunum yapacaktır.” çiftin üst gününden çıkar.

20. soru

(I) Oysa öğleden sonra çıkan rüzgârla birlikte kumdaki izler silinir, sahil sabahtan bambaşka görünür. (II) Sabah sahilde ortalık sessiz ve serindir, kumda incecik çizgiler usulca uzar, ışık suya ince ince değer. (III) İnsan, martıların da katıldığı bu sessiz düzenin bir süre daha aynen süreceğini sanır, bozulacağını hiç düşünmez. (IV) Bazı martılar sabah erken gelgit çizgilerinin üstünde bir süre dolanıp serin kumda yem arar.

Numaralanmış cümlelerin düşüncenin akışına göre sıralanışı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı göster

Cevap: B — II - IV - III - I

Kısaca — Doğru sıra genel görünümden ayrıntıya, beklentiden düzeltmeye ilerler. “Sabah sahilde ortalık sessiz ve serindir” genel açılıştır, sabahı kurar. “Bazı martılar sabah erken gelgit çizgilerinin üstünde” sözü “kumda incecik çizgiler”i ayrıntıya taşır, bu yüzden açılıştan sonra gelir. “martıların da katıldığı bu sessiz düzenin bir süre daha aynen süreceğini sanır” sözündeki “bu” iki gözlemin toplamına gönderme yapar, bu yüzden iki cümleden sonra gelmelidir. “Oysa öğleden sonra çıkan rüzgârla” düzeltmedir, beklentiden sonra gelir. “II - III - IV - I” diyen sıra yanılır çünkü “bu”nun iki gözlemi topladığını kaçırır. “IV - II - III - I” diyen sıra yanılır çünkü “bazı” ile verilen ayrıntıyı başa alır. “II - IV - I - III” diyen sıra yanılır çünkü düzeltmeyi beklentiden öne koyar.

Uygulamada süre işler, ara verip kaldığın yerden devam edebilirsin ve her sorunun çözümü sonunda açılır. Sonuç, doğru cevapladığın soru sayısıdır.

Zorlu sorular 1 · Türkçe denemesini uygulamada çöz

LGS Türkçe zorlu sorular · LGS hakkında her şey