Cepte soru çözAYTZorlu sorular · Fen BilimleriFen

AYT

AYT Fen zorlu sorular

  • 40 soru
  • 45 dakika
  • Sınavdan daha zor
  • Ücretsiz

AYT Fen Bilimleri zorlu sorular denemesinin Fen bölümü: sınavdan zor 40 soru. Cevaplarını işaretle, sonra en alttaki Bitir düğmesiyle kaç doğru yaptığını gör.

Bu, uygulamada Zorlu sorular 1 · Fen Bilimleri olarak çözdüğün denemenin aynısı ve gerçek sınavdan daha zor. Burada çözersen soruları öğrenmiş olursun; uygulamada süreyle çözdüğünde yeni olmazlar.

Sen çözerken hiçbir soru işaretlenmez — sınavdaki gibi. Cevaplar ve çözümler, bitirdiğinde açılır. İşaretlediklerin bu tarayıcıda saklanır; sekmeyi kapatsan da kaybolmaz.

1. soru

Sürtünmesiz yatay zemin üzerinde altta M = 4 kg kütleli blok, üstte m = 2 kg kütleli blok duruyor. Bloklar arasındaki statik sürtünme katsayısı 0,6, kinetik sürtünme katsayısı 0,5'tir (g = 10 m/s²). Büyüklüğü 24 N olan yatay F kuvvetiyle iki ayrı deneme yapılıyor: I. denemede F yalnızca alttaki bloğa, II. denemede F yalnızca üstteki bloğa uygulanıyor.
I. I. denemede bloklar birlikte hareket ederken II. denemede bloklar birbirine göre kayar.
II. I. denemede bloklar arasındaki sürtünme kuvvetinin büyüklüğü 12 N’dir.
III. II. denemede üstteki bloğun ivmesinin büyüklüğü 7 m/s²’dir.

Buna göre yargılardan hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: C — I ve III

Fikir: üstteki ya da alttaki bloğu ivmelendiren tek yatay kuvvet bloklar arası sürtünmedir, bu yüzden birlikte hareket sürtünme sınırına bağlıdır. Birlikte hareket olsaydı sistem ivmesi 4 m/s² olurdu. I. denemede üst bloğa gereken sürtünme 8 N’dur; sınır 12 N olduğundan yeter ve birlikte hareket olur. II. denemede alt bloğu sürüklemesi gereken sürtünme 16 N’dur; sınır 12 N’u aştığı için birlikte hareket bozulur ve kayma başlar. Kaymada kinetik sürtünme 10 N’dur, üst bloğun net kuvveti 14 N olup ivmesi 7 m/s² olur. O hâlde I ve III doğru, her durumda sürtünmeyi 12 N sanan II yanlıştır.

2. soru

Hava direncinin ihmal edildiği bir ortamda (g=10 m/s2) yerden 45 m yükseklikteki bir noktadan duvara doğru yatay doğrultuda iki ayrı atış yapılıyor. Atış doğrultusunda, atış noktasına yatay 20 m uzaklıkta, yerden 25 m yüksekliğe kadar uzanan düşey bir duvar bulunmaktadır. Birinci denemede cisim 20 m/s, ikinci denemede 5 m/s büyüklüğünde yatay hızla atılıyor.
I. Birinci denemede cisim duvara çarpmadan duvarı aşıp yere düşer.
II. İkinci denemede cisim duvara çarpar.
III. İki denemede cismin atıştan yere düşmesine kadar geçen süreler birbirine eşittir.

Buna göre I, II ve III numaralı yargılardan hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: D — I ve III

Bu sorunun odağı menzil bağıntısının ancak uçuşu kesen bir engel yoksa doğrudan uygulanabilmesi, önce sınırlayıcı etkenin denetlenmesi gerektiğidir. Engel olmasa yere düşme süresi 45=5t2 eşitliğinden t=3 s olur. Birinci denemede cisim duvara 20 m yatay yolu 20 m/s hızla t=1 s sonra alır; bu sürede düşeyde 5 m alçalır ve 40 m yükseklikte olur, 25 m yüksekliğe kadar uzanan duvarın üstünden geçer, sonra 60 m ileride yere düşer, I doğrudur. İkinci denemede engel olmasa menzil 5 ile 3 s çarpımından 15 m olur, duvar 20 m ileride olduğundan cisim duvara ulaşamadan yere düşer, II yanlıştır. İki denemede de yere düşmeyi belirleyen düşey yükseklik aynı olduğundan süreler 3 s ile birbirine eşittir, III doğrudur. Böylece I ve III doğru yargılardır.

3. soru

Sürtünmesiz yatay zeminde durmakta olan M=4m kütleli bir top arabasından m kütleli bir gülle, arabaya göre u=10 m/s büyüklüğünde hızla iki ayrı denemede fırlatılıyor. Birinci denemede namlu yatay doğrultuda, ikinci denemede yatayla 60° yukarı açı yapacak doğrultuda tutuluyor. (cos⁡60°=0,5)
I. Birinci denemede fırlatmadan hemen sonra arabanın geri tepme sürati 2,5 m/s’dir.
II. İkinci denemede arabanın geri tepme sürati birinci denemedekinden küçüktür.
III. Fırlatmadan hemen sonra araba ile gülle birlikte düşünüldüğünde toplam momentumun büyüklüğü ikinci denemede birinci denemedekinden büyüktür.

Buna göre bu yargılardan hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: D — II ve III

Fikir yatay momentumun korunumu ile toplam momentumun korunmamasını ayırt etmektir. Yatayda dış itme yoktur, düşeyde ise zemin itmesi vardır; bu yüzden yalnızca yatay bileşen korunur. Güllenin yere göre hızı arabaya göre hızdan farklıdır: arabanın geri tepme süratine V denirse yere göre yatay hız ux−V olur. Birinci denemede 0=−MV1+m(u−V1) yazılır; M=4m ve u=10 m/s ile 5mV1=10m bulunur, V1=2 m/s olur, bu yüzden 2,5 m/s yanlıştır. İkinci denemede yatay atış hızı ucos⁡60°=5 m/s olduğundan 5mV2=5m ve V2=1 m/s bulunur, yani geri tepme küçülür. Birinci denemede yatay momentumlar birbirini götürür ve düşey momentum sıfır olduğundan toplam momentum sıfırdır; ikinci denemede yatay bileşenler yine birbirini götürür ancak güllenin yukarı düşey momentumu kalır, toplam momentumun büyüklüğü sıfırdan büyüktür.

4. soru

Sürtünmelerin önemsiz olduğu bir ortamda noktasal bir cisim, bir ucu tavana bağlı kütlesi önemsiz bir iple ve bir ucu duvara bağlı yatay kütlesi önemsiz bir iple dengede tutulmaktadır. Tavan ipinin düşeyle yaptığı açı 37° dir. (sin37° = 0,6; g=10 m/s²)

Yatay ip kesildikten hemen sonra, cisim henüz yer değiştirmeden cismin ivmesinin büyüklüğü kaç m/s² olur?

Cevabı göster

Cevap: B — 6 m/s²

Belirleyici fikir, bağı kesilen sistemde kalan bağ kuvvetinin kesilme anında süreksiz olarak değişmesi ve ivmeyi yalnızca ipe dik bileşenin belirlemesidir. Kesilmeden önce tavan ipi ile ağırlık ve yatay ip dengededir. Yatay ip kesildiği anda cisim henüz yer değiştirmediği için hız sıfırdır, bu yüzden ipe dik doğrultudaki merkezcil gereksinim sıfırdır ve ip doğrultusunda net kuvvet sıfır olmalıdır. Böylece kalan gerilme eski dengedeki değerinde kalmaz, G cos37° değerine düşer. İpe dik yönde kalan net kuvvet G sin37° olur, bu yüzden ivme g sin37° = 6 m/s² olur ve ip doğrultusuna dik yönelir.

5. soru

Yalıtkan saplarla tutulan, yarıçapları r ve 2r olan iki iletken küreden K’nin yükü +12q, L’nin yükü −6q’dur. Merkezleri arasındaki uzaklık d iken (d, küre yarıçapları yanında çok büyüktür) aralarındaki elektriksel kuvvetin büyüklüğü F0 olarak ölçülüyor. Daha sonra küreler birbirine dokundurulup merkezleri arasındaki uzaklık yine d olacak biçimde ayrılıyor. Sonsuzda elektriksel potansiyel sıfır kabul ediliyor.

I. Son durumda küreler birbirini iter.
II. Son durumda kuvvetin büyüklüğü F0/8 olur.
III. Kürelerden oluşan sistemin elektriksel potansiyel enerjisi artmıştır.

Buna göre I, II ve III numaralı yargılardan hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: D — I ve III

Buradaki tek belirleyici fikir temas hâlinde potansiyellerin eşitlenmesidir; yükler yarı yarıya değil sığalarla, yani yarıçaplarla orantılı paylaşılır. Toplam yük +6q olduğundan r yarıçaplı K +2q, 2r yarıçaplı L +4q alır; ikisi de pozitif olduğu için son kuvvet iticidir. Başlangıçta büyüklük k(12q)(6q)/d2=72kq2/d2=F0 iken sonda k(2q)(4q)/d2=8kq2/d2=F0/9 olur; F0/8 sonucu yükleri eşit paylaştıran ilk akla gelen hatadan gelir. Başlangıçta zıt işaretli yükler nedeniyle negatif olan kq1q2/d sonda pozitife geçtiği için sistemin elektriksel potansiyel enerjisi artmıştır.

6. soru

Kütlesi 84 g olan bir tel, A ucundan doğuya 3L sonra kuzeye 4L gidilerek B ucuna ulaşan L biçiminde bükülmüştür (L=20 cm). Tel yatay düzlemde tutuluyor. A ve B uçlarını birleştiren doğruya dik olan yatay doğrultuda düzgün B=1 T manyetik alanı uygulanıyor; akımın yönü ve alanın yönü, manyetik kuvveti yukarı verecek biçimdedir. Telden uygun şiddette akım geçirilerek tel havada dengede tutuluyor (g=10 m/s2).

Buna göre telden geçen akım kaç amperdir?

Cevabı göster

Cevap: C — 0,84 A

Kilit fikir ağırlığın toplam uzunluğa, manyetik kuvvetin ise uçlar arası vektöre bağlı olmasıdır. Telin kütlesi 84 g olduğundan ağırlığı 0,84 N olur. Kollar 3L ve 4L dik olduğundan uçlar arası uzaklık 3-4-5 üçgeninden 5L olur; L=20 cm ile bu 1,0 m dir. Denge için manyetik kuvvet ağırlığa eşit olur: Ix5LxB=mg yazılır, B=1 T ile I=0,84/1,0=0,84 A bulunur. Toplam 7L uzunluğu kuvvet uzunluğu sanmak 0,60 A sonucunu verir; tek kolu almak da yanlış sonuç verir.

7. soru

İç direnci ihmal edilebilen özdeş üreteçlerle X ve Y doğru akım devreleri kuruluyor. Her devrede üreteç ve kapalı bir anahtar ana kolda bulunuyor; ana koldan sonra iki paralel kol ayrılıyor ve kollardan birine omik dirençli bir bobin, diğerine bir lamba bağlanıyor. X devresindeki bobinin omik direnci lambanın direncinden küçük, Y devresindeki bobinin omik direnci lambanın direncinden büyüktür. Bobinlerin indüktansları, açılma sırasında akımı bir süre sürdürecek kadar büyüktür. Her iki devrede de anahtar kapatılıp yeterli süre beklendikten sonra ana koldaki anahtar açılıyor. Bu sürede lambaların dirençlerinin değişmediği varsayılıyor.

I. Anahtar açılmadan hemen önce X devresinde bobinden geçen akım lambadan geçen akımdan büyüktür.
II. Anahtar açıldıktan hemen sonra X devresindeki lambadan geçen akımın yönü, anahtar kapalıykenki yönle aynıdır.
III. Anahtar açıldıktan hemen sonra X devresindeki lamba bir an normal parlaklığının üzerinde ışık verirken Y devresindeki lambada böyle bir artış gözlenmez.

Buna göre I, II ve III numaralı ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: D — I ve III

Belirleyici fikir bobin akımının aniden sıfırlanamamasıdır. Ana kol açılınca üreteç devreden çıkar ama paralel iki kol birbirine bağlı kaldığı için bobin akımı lambanın kolundan dolaşarak bir süre devam eder. Kararlı durumda her kol aynı gerilime bağlı olduğundan akımı omik direnç belirler: X devresinde bobinin direnci küçük olduğu için bobin akımı lamba akımından büyüktür. Açılmadan hemen sonra lambadan geçen akım, büyüklük olarak açılmadan önceki bobin akımına eşit olur ancak kapalı halkada dolaşabilmesi için eski yönünün tersine akar. Bu yüzden X devresinde lamba bir an daha büyük akımla daha parlak yanıp sonra sönerken Y devresinde bobin akımı lamba akımından küçük olduğu için lambadan geçen akım küçülür ve parlama gözlenmez.

8. soru

Düzgün bir manyetik alan içinde alan yönüne dik bir eksen çevresinde sabit açısal hızla döndürülen dikdörtgen bir iletken çerçeve uçlarından R direncine bağlı kapalı bir devre oluşturuyor. Çerçevenin kendi direnci ihmal ediliyor.
I. Dirençten geçen indüksiyon akımının bir tam periyot üzerinden alınan zaman ortalaması sıfırdır.
II. Çerçeve iki kat hızlı döndürülürse bir yarım periyotta direnç üzerinden geçen toplam yük değişmez.
III. Çerçeve iki kat hızlı döndürülürse dirençte birim zamanda açığa çıkan ortalama ısı artar.

Buna göre I, II ve III numaralı ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: E — I, II ve III

Kilit düşünce geçen toplam yükün akı değişimine, harcanan gücün ise değişim hızına bağlı olmasıdır. Çerçeve dönerken içinden geçen manyetik akı art arda artı ve eksi en büyük değerler arasında değişir, indüksiyon akımı bir yarım periyotta bir yönde, diğer yarım periyotta ters yönde akar, bu yüzden tam periyot ortalaması sıfırlanır. Bir yarım periyotta baştan sona akı değişimi çerçevenin boyutlarına ve alan büyüklüğüne bağlıdır, dönme süresine bağlı değildir; daha hızlı dönmede elektromotor kuvvet büyür ama süre aynı oranda kısalır, bu yüzden direnç üzerinden geçen toplam yük değişmez. Buna karşılık elektromotor kuvvet dönme hızıyla büyüdüğünden akım büyür ve dirençte birim zamanda açığa çıkan ortalama ısı hızın karesiyle büyür.

9. soru

Düşey düzlemde sabit duran U biçimli iletken rayların açık uçları üst kısımda bir R direnciyle kapatılıyor. Raylara dik duran iletken bir çubuk, raylarla elektrik temasını koruyarak sürtünmesiz olarak kayabiliyor. Rayların ve çubuğun direnci ihmal ediliyor. Bütün düzenek, ray düzlemine dik yönde uygulanan düzgün bir manyetik alan içindedir. Çubuk ilk hızsız bırakılıyor; bir süre hızlanarak düştükten sonra sabit bir limit hıza yaklaşıyor ve bu durumda devreden geçen akım ile dirençte açığa çıkan güç de limit değerlerine yaklaşıyor. Yalnızca R daha büyük bir direnç kullanılarak deney yineleniyor; diğer özellikler aynı tutuluyor.

I. Çubuğun yaklaşacağı limit hız büyür.
II. Devreden geçen akımın yaklaşacağı limit değeri küçülür.
III. Dirençte birim zamanda açığa çıkan ısının yaklaşacağı limit değeri büyür.

Buna göre I, II ve III numaralı ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: C — I ve III

Temel fikir, hız geri beslemesidir: limit hıza ulaşıldığında çubuğun ağırlığı, akım taşıyan çubuğa etki eden manyetik kuvvete eşit olur ve hız bu dengeye göre kendini ayarlar. Hareket gerilimi hızla orantılı olduğundan akım da hızla orantılıdır; denge koşulunda ağırlık sabit kaldığı için direnç büyüyünce aynı manyetik kuvveti sağlamak üzere hızın büyümesi gerekir. Bu yüzden limit hız büyür. Aynı denge koşulu, limit akımın ağırlığın manyetik alan ve uzunluk çarpımına oranına eşit olduğunu gösterir; direnç bu oranda yer almaz, bu yüzden limit akım değişmez ve küçülür diyen ikinci ifade yanlış olur. Dirençte birim zamanda açığa çıkan ısı akımın karesi ile direncin çarpımı olduğundan, akım aynı kalırken direnç büyüdüğünde bu güç büyür; aynı sonuç ağırlık ile hızın çarpımı olarak da görülür. Hızı sabit sanıp gerilimi sabit almak, bu sorunun ilk ulaşılan ama yanlış formülüdür.

10. soru

Tavandaki aynı noktaya bağlı, uzunlukları L ve 4L olan esnemeyen iplerin uçlarına bağlı özdeş noktasal cisimler, aynı düşey eksen çevresinde aynı ω açısal hızıyla konik sarkaç olarak döndürülmektedir. İplerin düşeyle yaptığı açılar sırasıyla θ1 ve θ2 olup her cisim yatay düzlemde düzgün çembersel hareket yapmaktadır.

I. İplerdeki gerilme kuvvetlerinin büyüklükleri eşittir.
II. Cisimlerin yörünge düzlemlerinin bağlanma noktasına olan düşey uzaklıkları eşittir.
III. Cisimlerin dolanım periyotları eşittir.

Buna göre I, II ve III numaralı yargılardan hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: E — II ve III

Temel fikir, konik sarkaçta periyodu belirleyen büyüklüğün ip uzunluğu değil yörünge düzleminin bağlanma noktasına olan düşey uzaklığı olmasıdır. Düşey dengeden T cosθ = m g ve yatay merkezcil gereksinimden T sinθ = m ω² R yazılır, yarıçap R = L sinθ konulursa kütle ve sinθ sadeleşir ve L cosθ = g / ω² bulunur. Sağ taraf aynı ω için aynı olduğundan L ve 4L ipleri için L cosθ çarpımı aynıdır, yani düşey uzaklık aynıdır ve ikinci yargı doğrudur. Gerilme ise T = m g / cosθ olduğundan açısı büyük olan uzun ipte daha büyüktür, eşit değildir, bu yüzden birinci yargı yanlıştır. Aynı ω aynı periyot demektir çünkü periyot 2 π / ω dir, bu yüzden üçüncü yargı doğrudur.

11. soru

Yarıçapı R olan küresel Yerküre modeli ele alınıyor; Yerküre nin kendi ekseni etrafında dönmesi dışında başka etki önemsenmiyor. Kütlesi m olan aynı cisim bir kez Kuzey Kutbu nda, bir kez de ekvatorda durgun bir baskül üzerinde tartılıyor. Bu durumla ilgili;

I. Cisme Yerküre nin uyguladığı kütle çekim kuvveti ekvatorda kutuptakinden küçüktür.
II. Baskülün gösterdiği değer ekvatorda kutuptakinden küçüktür.
III. Yerküre daha hızlı dönseydi ekvatordaki baskülün gösterdiği değer daha da küçülür ve dönme hızı belli bir değere ulaşınca sıfır olurdu.

Buna göre yargılardan hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: D — II ve III

Buradaki kritik fikir gerçek çekim ile baskülün ölçtüğü etkin ağırlığın ayrılmasıdır. Küresel modelde gerçek çekim GMm/R2 olup kutup ve ekvatorda yarıçap aynı olduğundan aynıdır; dönme bu değeri değiştirmez, bu yüzden I. yargı yanlıştır. Ekvatorda cisim Yerküre ile birlikte çembersel hareket yapar ve bu hareket için gereken merkezcil kuvvet gerçek çekimin bir kısmıyla karşılanır, kalan kısım baskül tepkisini oluşturur; bu yüzden baskül değeri kutuptakinden küçüktür ve II. yargı doğrudur. Dönme hızlanınca gereken mv2/R büyüklüğü büyür, tepki küçülür; gereken merkezcil kuvvet gerçek çekime eşit olunca tepki sıfırlanır, bu sınır durumu III. yargıyı doğru yapar.

12. soru

Sürtünmelerin ihmal edildiği yatay düzlemde basit harmonik hareket yapan bir cisme etki eden net kuvvetin yaptığı işle ilgili olarak

I. Bir periyotluk sürede yaptığı iş sıfırdır.
II. Her yarım periyotluk sürede yaptığı iş sıfırdır.
III. Her çeyrek periyotluk sürede yaptığı iş sıfırdır.

Buna göre bu yargılardan hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: C — I ve II

Buradaki kilit fikir iş enerji teoremidir: net kuvvetin yaptığı iş kinetik enerji değişimine eşittir, o yüzden süratin aynı olduğu iki an arasında net iş sıfırdır. Tam periyot sonunda cisim aynı konuma aynı hızla döner, kinetik enerji değişmez, iş sıfırdır. Yarım periyot sonunda hız yön değiştirmiş ama sürat aynı kalmıştır, çünkü yarım periyot fazı tersine çevirir; kinetik enerji yine aynıdır, bu yüzden herhangi bir yarım periyot aralığında da iş sıfırdır. Çeyrek periyotta ise bu güvence yoktur: denge konumundan genliğe giden çeyrekte sürat maksimumdan sıfıra düşer ve net iş negatiftir. Her alt aralıkta işin dengeleneceğini sanmak, yön değişimi ile sürat değişimini birbirine karıştırmaktır.

13. soru

Derinliği her yerinde aynı olan bir dalga leğeninde eş fazlı çalışan iki noktasal kaynak aynı frekansta çalışarak girişim deseni oluşturmaktadır. Başlangıçta kaynaklar arası uzaklık d1=12 cm, dalgaların ilerleme hızı v=24 cm/s, kaynakların frekansı f1=12 Hz olarak ölçülüyor. Daha sonra su derinliği değiştirilmeden kaynaklar arası uzaklık d2=15 cm olacak biçimde artırılıyor ve kaynakların frekansı f2=8 Hz olacak biçimde ayarlanıyor.

Buna göre düğüm çizgisi sayısındaki değişim aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı göster

Cevap: A — 2 azalır

Buradaki belirleyici fikir girişim çizgisi sayısını sınırlayan gizli koşuldur. Eş fazlı kaynaklarda düğüm koşulu yol farkının buçuklu katı olmasıdır ve yol farkının büyüklüğü kaynaklar arası uzaklığı geçemez, bu yüzden en büyük mertebe d/lambda oranından küçüktür. Hız yalnızca derinliğe bağlı olduğundan v=24 cm/s aynı kalır. Başlangıçta lambda1=24/12=2 cm, d1/lambda1=6 olur, bu orandan küçük buçuklu katlar iki yanda simetrik olarak 12 düğüm çizgisi verir. Değişimden sonra lambda2=24/8=3 cm, d2/lambda2=5 olur, aynı sayım 10 düğüm çizgisi verir. Uzaklık artmasına karşın dalga boyundaki büyüme daha baskındır, sayı 12 değerinden 10 değerine iner. Bu nedenle düğüm çizgisi sayısı 2 azalır.

14. soru

Yalıtılmış metal bir küre başlangıçta +1 V potansiyele sahiptir. Kürenin metalinin eşik dalga boyu 4000 A˚ olup küre, dalga boyu 2000 A˚ olan ışıkla sürekli aydınlatılıyor. Bu ışık küreden fotoelektron sökebilmekte ve sökülen elektronlar sonsuza uzaklaşabilmektedir. (hc=12400 eV⋅A˚; büyüklüğü e olan elektron yükü için 1 eV=e⋅1 V olduğu biliniyor.)

Küre aydınlatılmaya devam edilirken kürenin potansiyelinin ulaşacağı en büyük değer kaç volttur?

Cevabı göster

Cevap: C — 3,1 V

Buradaki belirleyici düşünce sınırlayıcı potansiyelde durmadır: yalıtılmış küre elektron kaybettikçe artı yüklenir ve sonra sökülen elektronların sonsuza kaçması giderek zorlaşır. Önce foton ve eşik enerjileri bulunur, gelen fotonun enerjisi 12400 bölü 2000 ile 6,2 eV, eşik enerjisi 12400 bölü 4000 ile 3,1 eV olur. Einstein bağıntısından elektronun metalden ayrılırken en fazla taşıyabildiği kinetik enerji 6,2 eksi 3,1 ile 3,1 eV bulunur. Sonsuza kaçabilmek için bu kinetik enerjinin kürenin elektrostatik çekimini yenmesi gerekir ve sınır durumda elektron yükü ile küre potansiyelinin çarpımı bu kinetik enerjiye eşit olur, bu da volt olarak 3,1 değerini verir. Başlangıçtaki 1 V bu sınıra eklenmez, küre 1 V düzeyinden başlayıp yalnızca 3,1 V düzeyine kadar yükselebilir, bu düzeyden sonra kopan elektron geri döner ve net yük değişmez.

15. soru

Temel hâldeki nötr X atomunda baş kuantum sayısı (n) 4 olan toplam 1 elektron, açısal momentum kuantum sayısı (ℓ) 1 olan toplam 12 elektron ve manyetik kuantum sayısı (mℓ) 0 olan toplam 12 elektron bulunmaktadır.

I. X, 4. periyot elementidir.
II. X, 6B grubunda bulunur.
III. X atomunda yarı dolu orbital sayısı 6'dır.

Buna göre ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: E — I, II ve III

Fikir küresel simetri istisnasını kuantum sayılarıyla yakalamaktır; 4s2+3d4 yazımı gerçek dizilim değildir. n=4 olan 1 elektron 4s1 olduğunu gösterir, 4s2 olsaydı bu sayı 2 olurdu. ℓ=1 olan 12 elektron 2p6+3p6 çekirdeğini doğrular. Geriye 4s1 taşıyan K, Cr ve Cu kalır; mℓ=0 sayımı K için 11, Cr için 12 ve Cu için 13 verir. Verilen 12 değeri yalnızca 1s2+2s2+2p0+3s2+3p0 katkısı 10 iken 4s1 katkısı 1 ve 3d5 katkısı 1 olan dizilimle sağlanır; bu 3d5+4s1 dizilimidir. En büyük n=4 olduğundan 4. periyot, değerlik 4s1+3d5=6 olduğundan 6B grubu ve yarı dolu 1+5=6 orbital olduğundan I, II ve III doğrudur.

16. soru

Yapı formülü HC≡C−CH2−CH2−OH olan moleküldeki bağlar inceleniyor (1H, 6C, 8O).

Bu moleküldeki bağlarla ilgili, örtüşen orbitaller ve bu örtüşmeyle oluşan toplam σ bağı sayısı eşleştirmelerinden hangisi doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: C — Örtüşen orbitaller: sp3−sp3; bağ sayısı: 2

Buradaki belirleyici fikir oksijenin hibritleşmesini de örtüşme sayımına katmaktır. Üçlü bağdaki iki karbon sp hibritleşmesi yapar, iki metilen karbonu sp3 hibritleşmesi yapar ve hidroksil oksijeni iki ortaklanmamış çiftiyle dört elektron alanına sahip olduğundan sp3 hibritleşmesi yapar. Buna göre sp-sp sigma bağı bir tanedir, sp-sp3 sigma bağı bir tanedir, sp3-sp3 sigma bağı karbon-karbon ve karbon-oksijen bağlarıyla iki tanedir. Hidrojene bağlı sigma bağlarında üçlü bağ karbonundaki tek hidrojen 1s-sp örtüşmesiyle bir tane verir, dört metilen hidrojeni ile hidroksil hidrojeni 1s-sp3 örtüşmesiyle beş tane verir. Bu yüzden doğru eşleştirme sp3-sp3 örtüşmesinin iki olmasıdır.

17. soru

Aynı sıcaklıkta iki ayrı kapta ideal gazlar bulunuyor: birinci kapta 1 L hacimde 2 g He (M=4 g/mol), ikinci kapta 2 L hacimde 8 g CH4 (M=16 g/mol) var. Kaplardaki özdeş çok küçük deliklerden efüzyon başlıyor. Efüzyonun başlangıcında, birim zamanda delikten çıkan mol sayısının, gazın delik önündeki birim hacmindeki molekül sayısıyla ve moleküllerin ortalama hızıyla doğru orantılı olduğu biliniyor.

Buna göre başlangıçta birim zamanda çıkan He mol sayısının CH4 mol sayısına oranı kaçtır?

Cevabı göster

Cevap: D — 4

Kilit fikir delikten çıkan mol hızının iki çarpanın eseri olmasıdır. Birim hacimdeki molekül sayısı ile moleküllerin ortalama hızı çarpılır. Aynı sıcaklıkta birim hacimdeki molekül sayısı mol derişimiyle doğru orantılıdır, mol derişimi ise kütlenin mol kütlesine bölünüp hacme bölünmesiyle bulunur. Birinci kapta yarım mol bölü bir litre ile derişim yarım mol bölü litre, ikinci kapta yarım mol bölü iki litre ile derişim çeyrek mol bölü litre olur ve derişimler oranı iki bulunur. Ortalama hız aynı sıcaklıkta mol kütlesinin karekökü ile ters orantılı olduğundan hız oranı on altının dörde oranının karekökü ile iki olur ve helyum daha hızlıdır. Birim zamandaki mol sayıları oranı bu iki çarpanın çarpımı ile dört olur. Yalnızca mol kütlesine bakanlar iki bulur, karekökü unutanlar sekiz bulur, derişim oranını ters alanlar bir bulur.

18. soru

Yoğunluğu 1,20 g/mL olan kütlece %X’lik K2SO4 sulu çözeltisinden 100 mL alınıyor. Bu örnek, 200 mL 0,6 M KNO3 çözeltisiyle karıştırılıyor. Karışımdan aynı sıcaklıkta bir miktar su buharlaştırılarak hacim 200 mL’ye indiriliyor ve son çözeltide K+ derişimi 1,8 M olarak ölçülüyor.

Buna göre X kaçtır?

(K2SO4=174 g/mol; tuzların suda tamamen iyonlaştığı ve hacimlerin toplandığı varsayılacaktır.)

Cevabı göster

Cevap: B — 17,4

Belirleyici düşünce ortak iyon olan K+ iyonunun mol sayısının korunmasıdır. Alınan K2SO4 örneğinin kütlesi 100 çarpı 1,20=120,0 g’dır. KNO3’ten gelen K+ 0,20 çarpı 0,60=0,12 mol’dür. Son hacim 0,20 L ve son K+ derişimi 1,80 M olduğundan toplam K+ 0,36 mol olmalıdır, K2SO4’ten gelmesi gereken K+ 0,24 mol ve K2SO4 mol sayısı 0,12 mol’dür. Bu 0,12 çarpı 174=20,88 g K2SO4 demektir, 120,0 g çözeltideki yüzde 20,88/120,0=0,174 yani %17,4 bulunur.

19. soru

Su geçiren ancak çözünmüş tanecikleri geçirmeyen bir yarı geçirgen zarla ayrılmış iki bölmeli bir kapta aynı sıcaklıkta 1 L 0,2 M NaCl(suda) çözeltisi ile 1 L 0,6 M glikoz(suda) çözeltisi bulunmaktadır. Zar yalnızca suyun geçişine izin vermekte, bölmelerin hacimleri değişebilmektedir. Çözeltiler seyreltik olduğundan molarite ile molalitenin orantılı olduğu varsayılacaktır. NaCl’nin suda tamamen iyonlarına ayrışarak çözündüğü, glikozun moleküler çözündüğü varsayılacaktır.
I. Net su geçişi NaCl çözeltisinden glikoz çözeltisine doğrudur.
II. Osmotik denge kurulduğunda NaCl çözeltisinin hacmi 0,8 L olur.
III. Denge kurulduğunda glikoz çözeltisinin 1 atm’de kaynamaya başlama sıcaklığı başlangıçtaki değerinden yüksektir.

Buna göre ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: C — I ve II

Bu sorunun fikri osmotik dengenin toplam derişimlerin değil etkin tanecik derişimlerinin eşitlenmesi olmasıdır. Başlangıçta NaCl tarafında 0,2 mol NaCl’den 0,4 mol iyon, glikoz tarafında 0,6 mol molekül vardır; etkin derişimler 0,4 ve 0,6 mol/L olduğundan su, etkin derişimi düşük olan NaCl tarafından glikoz tarafına geçer. Toplam etkin tanecik 1,0 mol, toplam hacim 2 L olduğundan dengede her iki tarafta 0,5 mol/L etkin derişim olur; NaCl tarafının hacmi 0,4 bölü 0,5'ten 0,8 L’ye iner. Glikoz tarafı 0,6'dan 0,5'e seyreldiği için kaynama noktası yükselmez, düşer; bu yüzden üçüncü ifade yanlıştır.

20. soru

0,30 mol NaCl, 700 g saf suda tamamen iyonlarına ayrışarak çözünüyor. Çözelti −2,79 ∘C’ye soğutulduğunda bir miktar su saf buz olarak ayrışıyor; ayrışan buz ile kalan çözelti dengede kalıyor ve tuz çökmüyor. (Su için Kd=1,86 ∘C/m; NaCl→Na++Cl−.)

Buna göre buz olarak ayrışan su kaç g’dır?

Cevabı göster

Cevap: B — 300

Fikir, dengede kalan çözeltinin derişiminin denge sıcaklığının gerektirdiği derişime eşit olması ve ayrışan buzun çözücü sayılmamasıdır. Donma alçalması 2,79 derece olduğundan gerekli etkin molalite 2,79 bölü 1,86'dan 1,50 molaldir. 0,30 mol NaCl’den 0,60 mol iyon oluşur; kalan su kütlesi 0,60 bölü 1,50'den 0,40 kg olmalıdır. Başlangıçta 0,70 kg su olduğundan buz olarak ayrışan su 0,70 eksi 0,40'tan 0,30 kg, yani 300 g’dır. Ayrışan buzu çözücüye dahil etmek ya da iyonlaşmayı yok saymak farklı sonuç verir.

21. soru

Sabit basınç ve sıcaklıkta hareketli pistonlu kapta gerçekleşen A(g)+2B(g)→C(g) tepkimesi v=k[A][B]2 hız bağıntısına göre yürümektedir. Kapta başlangıçta 1 mol A ve 2 mol B bulunurken hız v olarak ölçülüyor. Sıcaklık değiştirilmeden kaba 3 mol A ekleniyor ve piston yeniden dengeye geliyor.

Son hız kaç v olur?

Cevabı göster

Cevap: B — v/2

Bu sorunun tek fikri şudur: sabit basınç ve sıcaklıkta pistonlu kapta gaz eklenince hacim toplam mol sayısıyla orantılı büyür, bu yüzden eklenmeyen gaz seyreler. Başlangıçta toplam 3 mol varken 3 mol A eklenince toplam 6 mol olur ve hacim iki katına çıkar. A mol sayısı 1'den 4'e çıktığı hâlde derişimi iki katına çıkar; B mol sayısı değişmediği hâlde hacim iki katına çıktığı için derişimi yarıya iner. Hız bağıntısında yerine konursa yeni hız k sabitken (2×0,52)=0,5 katına iner, yani v/2 bulunur. Mol sayısını doğrudan derişim sanmak ya da sabit basınçta derişimin değişmeyeceğini sanmak temel yanılgılardır.

22. soru

Sabit hacim ve sıcaklıkta kapalı bir kapta 0,60mol/L N2O5(g) ve tepkimeye girmeyen 0,30mol/L He(g) bulunuyor. Kapta 2N2O5(g)→4NO2(g)+O2(g) tepkimesi gerçekleşiyor. Tepkime başlamadan ölçülen toplam basınç 1,80atm, ilk 100s sonunda ölçülen toplam basınç 2,70atm olarak ölçülüyor.

Buna göre ilk 100s’deki ortalama tepkime hızı kaç molL−1s−1 dir?

Cevabı göster

Cevap: C — 0,0015

Bu sorunun fikri sabit hacim ve sıcaklıkta toplam basıncın toplam gaz miktarını vermesi ve tepkimeye girmeyen gazın payının ayrıldıktan sonra katsayı oranıyla harcanan maddenin bulunmasıdır. Önce başlangıçtaki toplam derişim ile basınç oranı kullanılarak son toplam derişim bulunur, değişmeyen helyum düşülerek tepkime gazlarındaki net artış elde edilir. Denklemde iki mol giren gazdan beş mol ürün oluştuğu için net artış harcananın üç bölü iki katıdır, harcanan buradan çekilir. Bulunan harcanma derişimi zamana bölünerek harcanma hızı elde edilir, tepkime hızı için giren maddenin katsayısına bölünmesi gerekir.

23. soru

Sabit hacim ve sıcaklıkta kapalı bir kapta NH3(g) ve tepkimeye girmeyen He(g) bulunuyor. Başlangıçta NH3’ün kısmi basıncı 0,60atm, kapta ölçülen toplam basınç 1,00atm’dir. Kaba bir miktar NH4HS(k) konuluyor ve aşağıdaki denge kuruluyor.

NH4HS(k)⇌NH3(g)+H2S(g)

Kapta katı tükenmeden dengeye ulaşıldığında ölçülen toplam gaz basıncı 1,40atm’dir.

Buna göre çalışılan sıcaklıkta kısmi basınçlar cinsinden denge sabiti (Kp) kaçtır?

Cevabı göster

Cevap: C — 0,16

Bu sorunun fikri katının ayrışmasından gelen iki gazın derişimindeki artışın eşit olması ve başlangıçta kapta bulunan amonyağın korunarak denge derişimlerine eklenmesidir. Tepkimeye girmeyen gazın basıncı değişmediğinden son toplamdan çıkarılarak tepkime gazlarının toplamı bulunur. Bu toplamdan başlangıçtaki amonyak çıkarıldığında ayrışmadan gelen artışın iki katı elde edilir, buradan artış çekilir. Dengede amonyak başlangıç artı artış, hidrojen sülfür yalnızca artış kadardır. Katı denge bağıntısında yer almadığından denge sabiti bu iki kısmi basıncın çarpımıyla bulunur.

24. soru

25 °C de I. kapta 20 mL 0,10 M HCl, II. kapta 20 mL 0,10 M H2SO4 bulunuyor. (Her iki asidin de kuvvetli olduğu ve H2SO4 nın iki protonunu da verdiği kabul ediliyor.) Her iki çözelti ayrı ayrı 0,10 M NaOH çözeltisiyle titre ediliyor; hacimlerin toplandığı kabul ediliyor.

I. II. kaptaki çözeltiyi eşdeğerlik noktasına ulaştırmak için gereken NaOH hacmi, I. kaptaki için gerekenin iki katıdır.
II. Baz eklenmeden önce II. kaptaki çözeltinin pH ı, I. kaptakinden küçüktür.
III. Her birine ayrı ayrı 30 mL NaOH çözeltisi eklendiğinde oluşan çözeltilerin pH değerleri toplamı 14 olur.

Buna göre hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: E — I, II ve III

Fikir, difrotik asidin simetriyi bozması ama belirli bir titrant hacminde fazla miktarların yeniden eşitlenebilmesidir. I. kapta 2 mmol H+, II. kapta 4 mmol H+ vardır; 0,10 M NaOH ile eşdeğerlik 20 mL ve 40 mL de sağlanır, bu yüzden birinci ifade doğrudur. Başlangıçta aynı hacimde H+ derişimi 0,10 ve 0,20 mol/L olduğundan ikinci çözelti daha asidiktir, ikinci ifade doğrudur. Her birine 30 mL yani 3 mmol OH- eklenince birinci kapta 1 mmol OH- fazlalığı, ikinci kapta 1 mmol H+ fazlalığı kalır; toplam hacimler de eşit 50 mL olduğundan fazla derişimleri eşittir ve bir çözeltinin pH ı ile diğerinin pOH ı aynı olur, toplam 14 olur, üçüncü ifade doğrudur.

25. soru

P ve R sembolik metallerinin standart yarı hücreleri, standart hidrojen yarı hücresiyle ayrı ayrı eşleştirilerek iki pil kuruluyor. Ölçülen pil gerilimleri sırasıyla 0,46 V ve 0,28 V oluyor. P ile kurulan pilde elektronlar P elektrodundan hidrojen elektroduna akıyor. P ve R yarı hücreleriyle kurulan standart pilin gerilimi ise 0,18 V olarak ölçülüyor.

(Cu2+(suda)+2e−→Cu(k)E∘=+0,34 V)

I. R yarı hücresinin standart elektrot potansiyeli −0,28 V’dir.
II. P ve R ile kurulan standart pilde P anottur.
III. R ve bakır yarı hücreleriyle kurulan standart galvanik pilin gerilimi 0,62 V’dir.

Buna göre I, II ve III numaralı ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: E — I, II ve III

Temel fikir elektron akış yönünden işareti bulmak ve ikinci ölçümle belirsizliği gidermektir. P elektron verip hidrojen indirgendiği için P anottur; EP∘=−0,46 V olur. R için yalnızca büyüklük bilinir, ER∘ artı ya da eksi 0,28 V olabilir. Eğer artı olsaydı P-R farkı 0,74 V olurdu; ölçülen 0,18 V yalnızca ER∘=−0,28 V ile uyuşur çünkü ∣−0,46−(−0,28)∣=0,18 olur. Buradan P daha negatif olduğu için P-R pilinde P anot olur. R-bakır pilinde bakır katottur ve gerilim 0,34−(−0,28)=0,62 V bulunur.

26. soru

Bakır elektrotlar kullanılarak hazırlanan bir elektroliz düzeneğinde CuSO4 sulu çözeltisi 9650 saniye boyunca 2,0 A şiddetinde sabit akımla elektroliz ediliyor. Akım verimi %100 kabul ediliyor.

I. Çözeltideki Cu2+ derişimi değişmez.
II. Katotun kütlesi 6,4 g artar.
III. Çözeltinin kütlesi 6,4 g azalır.

(Cu = 64 g/mol; 1 F = 96500 C)

Buna göre ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: C — I ve II

Buradaki düşünce çözünür bakır anotun elektroliti korumasıdır. Katotta bakır iyonu indirgenerek bakır birikirken anotta metalik bakır yükseltgenerek eşit miktarda bakır iyonu çözeltiye geçer, bu yüzden çözeltideki bakır miktarı ve çözelti kütlesi değişmez. Yük miktarı akım ile sürenin çarpımından bulunur, sonra elektron molüne çevrilir ve bakırın iki elektron aldığı dikkate alınır. Hesaplanan yük 19300 C olup 0,20 F karşılığıdır; buradan 0,10 mol bakır, yani 6,4 g katot artışı elde edilir. Çözelti kütlesinin azalacağını düşünmek biriken kütleyi çözeltiden eksilmiş sayıp anot çözünmesini yok saymaktır; soy elektrot alışkanlığıyla anotta oksijen beklemek de aynı yanılgıdır.

27. soru

Molekül formülü C8H8 olan X hidrokarbonu, karanlıkta 1 mol Br2 ile katılma tepkimesi veriyor. X’in Ni katalizörlüğünde yüksek basınçta tam hidrojenlenmesi için mol başına 4 mol H2 gerekiyor ve etilsiklohekzan (C8H16) oluşuyor.

I. X, aromatik hidrokarbon sınıfındadır.
II. X’in bromlu suyun rengini gidermesi, bromun benzen halkasına katıldığını gösterir.
III. X, uygun koşullarda katılma polimeri oluşturabilir.

Buna göre ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: D — I ve III

Kilit fikir, ılımlı bromun yalnızca aromatik olmayan pi bağını sayması, toplam hidrojenlenmenin ise halkadaki pi bağları dahil tüm pi bağlarını saymasıdır. C8H8 için doymamışlık derecesi beştir: bir halka artı dört pi bağı gerekir. Karanlıkta 1 mol Br2 tüketimi bir alifatik C=C bağını, toplam 4 mol H2 tüketimi dört pi bağını gösterir; aradaki üç pi bağı artı bir halka tam olarak benzen halkasına uyar. Bu yüzden X, yan zincirinde vinil grubu taşıyan aromatik hidrokarbondur (örneğin C6H5−CH=CH2). Bromlu suyun rengini gidermesi halka katılması değil, yan zincirdeki C=C bağına katılmasıdır; benzen halkası bu koşullarda katılma vermez. Vinil grubu ise uygun koşullarda katılma polimerizasyonu verir. Bu yüzden birinci ve üçüncü ifadeler doğru, ikinci ifade yanlıştır.

28. soru

Derideki bir reseptörden başlayıp omurilik üzerinden aynı bölgedeki bir kasa ulaşan üç nöronlu bir refleks yayında X duyu, Y ara, Z motor nörondur. X’in hücre gövdesinin omurilik dışında bir gangliyonda, Y’nin hücre gövdesi ile tüm uzantılarının omurilik içinde, Z’nin dendrit ve hücre gövdesinin omurilik içinde ve aksonunun kas liflerine ulaştığı bilinmektedir.
I. X’te reseptörden gelen uyarı önce dendritte, sonra hücre gövdesinde, en son aksonda görülür.
II. Y’nin dendriti X’in akson ucundan uyarı alır, Y’nin akson ucu Z’nin dendritini uyarır; Y içinde uyarı aksondan dendrite doğru geriye ilerlemez.
III. Kas liflerinin kasılması sırasında kastan çıkan uyarılar aynı Z aksonu üzerinden omuriliğe geri taşınarak yayda çift yönlü iletim sağlar.

Buna göre I, II ve III numaralı ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: C — I ve II

Kısaca — Refleks yayında impuls her nöronda dendritten gövdeye ve aksona tek yönlü ilerler, gidiş ve dönüş aynı aksonu paylaşmaz. X duyu nöronu olduğu için reseptörle bağlantı kuran uzantısı dendrit, Y ile bağlantı kuran uzantısı aksondur ve uyarı bu sırayla ilerler. Y ara nöronu olduğu ve tümü omurilik içinde kaldığı için X aksonundan dendritiyle alır, Z dendritine aksonuyla aktarır; aynı hücrede aksondan dendrite geriye ilerleme olmaz çünkü hücre içi yön ve sinapsta presinaptikten postsinaptiğe aktarım tek yönlüdür. Z motor nöronu olduğu için dendrit ve gövdesi omurilikte, aksonu kastadır ve impuls kasa doğru taşınır; kastan çıkan geri bildirim aynı motor aksonla omuriliğe dönemez, dönüş ancak ayrı duyu lifleriyle olur. Bu nedenle I ve II doğrudur.

29. soru

Kan kalsiyum düzeyi normal değerin altına düşmüş, paratiroit bezleri ve böbrekleri sağlıklı bir yetişkinde, kalsiyum düzeyi normale dönene kadar işleyen hormonal düzenleme ile ilgili

I. Paratiroit bezinden parathormon salgısı artar.
II. Tiroit bezinden kalsitonin salgısı azalır.
III. Böbreklerde kalsiyumun geri emilimi artarken fosfatın idrarla atılımı artar.

Buna göre I, II ve III numaralı ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: E — I, II ve III

Bu sorunun ana düşüncesi kan kalsiyumunu ayarlayan iki antagonist hormonun aynı yönde değil ters yönde değişmesidir. Kalsiyum düşünce paratiroit bezinden parathormon artar; parathormon kemikten kana kalsiyum geçişini hızlandırır, böbrekte kalsiyum geri emilimini artırır ve bağırsaktan emilimi destekler. Kalsitonin ise yüksek kalsiyumun hormonudur, kemik yıkımını baskılayarak kalsiyumu düşürür; kalsiyum düşükken salgısı artmaz, aksine azalır. Ayrıca parathormon böbrekte kalsiyumu tutarken fosfatı tutmaz, fosfatın idrarla atılımını artırır. Bu yüzden üç ifade de doğrudur ve yükselen kalsiyumun parathormonu baskılaması negatif geri bildirimi kapatır.

30. soru

Pankreas kanalı tıkanmış, ince bağırsak mukozası sağlam olan bir hastada onikiparmak bağırsağındaki sindirim inceleniyor. Safra akışının sürdüğü, pankreas öz suyunun bağırsağa ulaşamadığı biliniyor.

I. Midede pepsinle başlayan protein sindirimi sürmesine karşın ince bağırsakta polipeptitlerin amino asitlere yıkımı belirgin biçimde aksar.
II. İnce bağırsak duvarından enterokinaz salgılanmasına karşın tripsinojen bağırsağa ulaşamadığı için tripsin oluşumu gerçekleşemez.
III. Safra salgısı sürdüğü için yağların küçük damlacıklara parçalanması sürer; bu tek başına yağ sindiriminin bütünüyle normal kalmasına yeter.

Buna göre I, II ve III numaralı ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: C — I ve II

Bu sorunun ana düşüncesi sindirimde aktivasyon zincirinin ham madde gerektirmesi ile mekanik parçalamanın kimyasal sindirimin yerine geçememesidir. Pankreas proteazları gelmediğinde ince bağırsak öz suyundaki peptidazlar yeterli küçük peptit bulamaz, bu yüzden mide başlangıcı sürse bile amino asit oluşumu aksar. Enterokinaz ince bağırsak duvarından salgılansa bile işi tripsinojeni tripsine çevirmektir; tripsinojen bağırsağa ulaşamadığında tripsin oluşamaz ve tripsinle başlayan diğer enzimlerin etkinleşmesi de durur. Safra yağları küçük damlacıklara parçalamaya devam eder ancak lipaz olmadan trigliseritler yağ asidi ve gliserole yıkılamaz, bu yüzden mekanik parçalama tek başına yağ sindirimini normal kılmaz.

31. soru

İnsanda soluk borusundan akciğer içlerine doğru gidildikçe hava yollarının duvar yapısı değişir: soluk borusu ve ana bronşlarda kıkırdak halkalar ve kıkırdak parçaları bulunur, uçlara doğru kıkırdak azalır; bronşçuklarda kıkırdak bulunmaz ve duvarında düz kas yer alır. Soluk borusu ve bronşların iç yüzeyinde mukus ve bu mukusu yutağa doğru süpüren silli hücreler bulunur. Tozlu bir ortamda uzun süre kalan bir kişide bronşçukları saran düz kaslar kasılmış ve mukus miktarı artmıştır.

I. Kıkırdak destekli üst yollar açık kaldığı için hava akışındaki zorlaşma, kıkırdaksız bronşçuklarda daha belirgin olur.
II. Çapı zaten küçük olan bronşçuklarda aynı miktardaki kasılma ve mukus birikimi, geniş üst yollara göre hava geçişini oransal olarak daha fazla daraltır.
III. Üst yollardaki mukusun sillerle yutağa taşınması, toz ve mikropların alt yollarda birikmesini azaltır ancak bronşçuk düz kasının kasılmasına bağlı daralmayı ortadan kaldırmaz.

Buna göre ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: E — I, II ve III

Buradaki tek belirleyici düşünce, hava yolu duvarındaki kıkırdak ve düz kas dağılımının uçlara doğru değişmesi ve çapı küçük olan yolda aynı miktardaki daralmanın oransal olarak daha büyük sonuç vermesidir. Kıkırdak halkalar ve parçalar üst yolları açık tuttuğu için kasılma ve mukus artışı bu yollarda yolu kapatamaz; kıkırdaksız bronşçuklarda ise düz kasın kasılması yolu daraltabilir. Çapı zaten küçük olan bronşçukta aynı kalınlaşma geniş üst yola göre geçişi daha fazla zorlaştırır. Sillerle mukusun yutağa taşınması toz ve mikrop birikimini azaltır ancak bu süpürme düz kas kasılmasını çözmez. Bu yüzden üç ifade de doğrudur.

32. soru

İnsanda alveol duvarı ve alveolü saran kılcal damar duvarı, her biri tek katlı yassı hücrelerden oluşur ve aralarında ortak ince bir zar dışında kalın bir tabaka bulunmaz. Alveollerin toplam yüzeyi geniştir, yüzeyi nemlidir ve çevresinde yoğun kılcal damar ağı vardır. Dinlenme hâlinde normal soluk alıp veren bir kişide bir süre sonra alveol ile kılcal arasındaki sıvı tabakası kalınlaşmış, difüzyon uzaklığı artmıştır. Bu kişi, alveol havasını yenilemek için soluk sıklığını ve derinliğini artırarak bir dakikada aldığı toplam hava hacmini büyütmektedir.

I. Alveol havası daha sık yenilendiği için difüzyon uzaklığı kısalır ve gaz geçiş hızı sağlıklı düzeyine döner.
II. Alveol havasındaki oksijen kısmi basıncı artsa bile kalınlaşan sıvı tabakası gaz geçişini sınırladığı için kana geçen oksijen miktarı sağlıklı duruma göre düşük kalabilir.
III. Toplam alveol yüzeyinin geniş olması, kalınlaşan sıvı tabakasının difüzyonu yavaşlatıcı etkisini bütünüyle ortadan kaldırır.

Buna göre ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: B — Yalnız II

Buradaki tek belirleyici düşünce, gaz değişiminin hızını o durumda sınırlayan etkenin alveol havasının yenilenmesi değil, alveol ile kan arasındaki geçiş uzaklığı olmasıdır. Tek katlı ince duvar ve geniş nemli yüzey sağlıklı durumda geçişi kolaylaştırır; sıvı tabakası kalınlaşınca difüzyon yolu uzar ve geçiş yavaşlar. Soluk sıklığı ve derinliği artırılınca alveol havasındaki oksijen kısmi basıncı yükselir ancak kalın tabaka aşılamadığı için kana geçen oksijen sağlıklı düzeye çıkamaz. Yüzeyin geniş olması geçişe katkı sağlar ancak kalınlığın yavaşlatıcı etkisini bütünüyle kaldırmaz; havanın yenilenmesi duvar kalınlığını inceltmez. Bu yüzden yalnızca ikinci ifade doğrudur.

33. soru

Sağlıklı bir insanın böbreğinde öz bölgesindeki doku sıvısının ozmotik basıncının kabuk bölgesine göre daha yüksek olduğu biliniyor.

I. Henle kulpunun inen kolu suya geçirgendir ve çözünen maddelere geçirgenliği düşüktür; çıkan kolunda ise suya geçirgenlik düşük, çözünen madde geçirgenliği yüksektir ve bu fark öz bölgesindeki derişim basamağının korunmasına katkı sağlar.
II. Glomerulus, Bowman kapsülü ile proksimal ve distal tüpler kabuk bölgesinde yer alır; Henle kulpu ve toplama kanalı öz bölgesine uzanarak ozmotik basıncı yüksek doku sıvısıyla temas eder.
III. ADH salgılanmadığında toplama kanalının suya geçirgenliği düşük kaldığından öz bölgesindeki yüksek ozmotik basınca rağmen suyun kana geri emilimi çok az olur ve bol, seyreltik idrar oluşur.

Buna göre ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: E — I, II ve III

Buradaki belirleyici düşünce derişim basamağının tek başına su çekmeye yetmediği, toplama kanalının suya geçirgenliğinin sonucu belirlediğidir. Glomerulus, Bowman kapsülü ve kıvrımlı tüpler kabukta bulunurken Henle kulpu ve toplama kanalı öze iner; Henle uygulamasının inen kolu suyu geçirip çözüneni tutmazken çıkan kolu çözüneni geçirip suyu tutmaz ve bu zıt geçirgenlik özdeki derişim basamağını korur. Toplama kanalı bu yüksek ozmotik basınçlı ortamdan geçse bile ADH yokluğunda suya kapalı kaldığı için su kana geçemez ve bol, seyreltik idrar oluşur. ADH varlığında kanal suya açılır ve aynı basamak suyu kana çeker. Bu yüzden üç ifade de doğrudur.

34. soru

Dalga hareketinin benzer olduğu bir kıyıda farklı büyüklükte kayalar inceleniyor: Sık sık dalgalarla çevrilen küçük kayalarda yalnızca hızlı tutunan ve hızlı üreyen birkaç alg türü bulunuyor. Hiç çevrilmeyen büyük kayalarda midyeler yüzeyi neredeyse tamamen kaplamış durumda ve tür sayısı çok düşük. Ara sıra çevrilen orta büyüklükteki kayalarda ise hem alglere hem midyelere hem de diğer sapsız omurgasızlara birlikte rastlanıyor ve tür sayısı belirgin biçimde daha yüksek. Fiziksel çevre koşulları benzerdir.

I. Sık bozulan kayalarda az tür görülmesi, bu alanlarda türler arası rekabetin daha şiddetli olmasından kaynaklanır.
II. Hiç bozunmayan kayalarda tek türün egemen olması, rekabette üstün olan türün diğerlerini elemesiyle açıklanabilir.
III. Orta sıklıkta bozulan kayalarda yüksek çeşitlilik, rekabette üstün türün egemenliği tamamlanamadan bozulmayla kesintiye uğramasına bağlı olabilir.

Buna göre ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: D — II ve III

Kısaca — Orta düzeyde bozulma ile rekabette elenme birlikte düşünülmelidir. Sık çevrilen küçük kayalarda az tür olmasının nedeni şiddetli rekabet değildir, dalga süzgeci yüzünden yalnızca hızlı tutunan öncü alglerin yaşayabilmesidir. Hiç çevrilmeyen büyük kayalarda ise ortam duraylı kaldığı için rekabette üstün olan midye diğerlerini elemiş ve yüzeyi kapatmıştır, bu durum düşük çeşitliliği açıklar. Ara sıra çevrilen kayalarda bozulma, midyenin egemenliği tamamlanmadan kesintiye uğratır ve hem hızlı yerleşenlere hem de rekabette güçlü olanlara birlikte yaşama fırsatı verir, bu yüzden çeşitlilik en yüksek olur. Dolayısıyla ikinci ve üçüncü ifadeler doğru, birinci ifade yanlıştır.

35. soru

Bir böcek türünün, don olayı ve bulaşıcı bir parazit hastalık dışında koşullarının aynı olduğu iki ayrı tarladaki ölümleri bir üreme döneminde izleniyor. Göçün önemsenmeyecek düzeyde olduğu biliniyor. Düşük yoğunluklu tarlada dönem başında 200, yüksek yoğunluklu tarlada 800 birey bulunuyor. Dönem sonuna kadar don nedeniyle ölen birey sayısı düşük yoğunluklu tarlada 40, yüksek yoğunluklu tarlada 160; parazit hastalık nedeniyle ölen birey sayısı ise sırasıyla 20 ve 240 olarak sayılıyor.
I. Don nedeniyle ölüm yoğunluktan bağımsız sınırlayıcı etkiye örnektir.
II. Parazit hastalık nedeniyle ölüm yoğunluğa bağlı sınırlayıcı etkiye örnektir.
III. Don nedeniyle ölen birey sayısının yüksek yoğunluklu tarlada fazla olması donun yoğunluğa bağlı olduğunu gösterir.

Buna göre I, II ve III numaralı ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: C — I ve II

Buradaki belirleyici düşünce, toplam ölü sayısı ile ölüm oranını birbirinden ayırmaktır. Don nedeniyle ölüm oranı düşük yoğunlukta 40/200 ile yüzde 20, yüksek yoğunlukta 160/800 ile yine yüzde 20 bulunur; yoğunluk dört katına çıktığında oran değişmediği için don yoğunluktan bağımsız bir etkendir ve birinci ifade doğrudur. Parazit hastalıkta ise oran 20/200 ile yüzde 10 iken 240/800 ile yüzde 30 olur; oran yoğunlukla belirgin biçimde arttığı için hastalık yoğunluğa bağlı bir etkendir ve ikinci ifade doğrudur. Üçüncü ifade, don nedeniyle ölen sayısının 40tan 160a çıkmasını bağımlılık sayar; oysa bu artış yalnızca başlangıçtaki birey sayısının fazla olmasından kaynaklanır, oranda artış yoktur, bu yüzden üçüncü ifade yanlıştır. Sonuç, birinci ve ikinci ifadelerin birlikte doğru olduğudur.

36. soru

Protein kodlayan bir gen bölgesinin bir zincirinde 3' TAC 5' dizisi bulunuyor. Bu diziden sentezlenen mRNA’da bu bölgeye karşılık gelen yerde 5' AUG 3' başlatıcı kodonu yer alıyor.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: B — 3' TAC 5' dizisini taşıyan zincir kalıp ipliktir; genin diğer zinciri, mRNA ile timin-urasil farkı dışında aynı diziye sahiptir.

Fikir, mRNA’nın kalıp ipliğin tamamlayıcısı ve kodlayan ipliğin timin-urasil farkıyla aynısı olmasıdır. 3' TAC 5' dizisinden 5' AUG 3' oluşması bu diziyi taşıyan zincirin kalıp iplik olduğunu gösterir, çünkü yazılma kalıp ipliğe tamamlayıcı yönde olur. Genin diğer zinciri bu yüzden mRNA ile timin yerine urasil farkı dışında aynı diziye sahiptir ve doğru yargı budur. Kodlayan ipliği kalıp iplik sanmak, DNA’da urasil bulunduğunu sanmak, tamamlayıcı eşleşmeyi aynı dizi sanmak ve kalıp ipliğin 5'ten 3'e okunduğunu sanmak yanlıştır. Yön her zaman kalıp iplikte 3'ten 5'e, yeni mRNA’da 5'ten 3'e doğrudur.

37. soru

Klorofil b ve karotenoit sentezleyemeyen, ancak tepki merkezi klorofil a molekülleri sağlam olan bir mutant bitki ile normal bitki karşılaştırılıyor. Su, karbondioksit ve sıcaklık her iki bitki için de en uygun değerde tutuluyor; bitkiler önce beyaz ışık altında, sonra yalnızca klorofil a’nın güçlü biçimde soğurduğu kırmızı ışık altında (her iki denemede de ışık şiddeti eşit tutularak) gözleniyor ve oksijen çıkış hızları ölçülüyor.
I. Beyaz ışık altında mutantın oksijen çıkış hızı normal bitkininkinden düşüktür.
II. Kırmızı ışık altında iki bitkinin oksijen çıkış hızları arasındaki fark, beyaz ışık altındakine göre kapanır.
III. Beyaz ışıkta gözlenen farkın nedeni, mutantta tepki merkezi klorofil a bulunmamasıdır.

Buna göre yukarıdaki ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: D — I ve II

Kilit düşünce, yardımcı pigmentlerin soğurum tayfını genişleten anten görevi görmesidir; tepki merkezi sağlamken gözlenen fark ışığın rengine bağlıdır. Beyaz ışık, klorofil b ve karotenoitlerin de soğurduğu dalga boylarını içerir ve bu enerji tepki merkezi klorofil a’ya aktarılır; yardımcı pigmentleri olmayan mutant bu katkıyı alamadığı için oksijen çıkış hızı düşer, bu yüzden birinci ifade doğrudur. Yalnızca klorofil a’nın güçlü soğurduğu kırmızı ışıkta yardımcı pigmentlerin toplayacağı fazladan dalga boyu kalmaz, iki bitki de ışığı esas olarak aynı pigmentle yakalar; bu yüzden hızlar birbirine yaklaşır ve ikinci ifade doğrudur. Tepki merkezi klorofil a gövde metnine göre mutantta sağlam bırakıldığından, farkın nedenini tepki merkezinin yokluğuna bağlayan üçüncü ifade yanlıştır. Sonuç birinci ve ikinci ifadelerin doğru olmasıdır.

38. soru

Havasız kapta bulunan maya hücreleri 4 molekül glikozu etil alkol fermantasyonuyla tamamen yıkmıştır. Pirüvatın tamamı asetaldehit üzerinden etil alkole dönüştürülmüş, ortamda oksijen kullanılmamış ve Krebs döngüsü ile elektron taşıma sistemi çalışmamıştır.
I. Glikolizde 8 molekül NAD+ indirgenmiş, asetaldehitin etil alkole indirgenmesi sırasında 8 molekül NADH yükseltgenmiştir.
II. Tepkimeler sonunda toplam 8 molekül CO2 oluşmuş ve glikoz başına net 2 ATP’den toplam net 8 ATP üretilmiştir.
III. Pirüvatın asetaldehite dönüştürülmesi sırasında NADH yükseltgenerek NAD+ yenilenir. Buna göre I, II ve III numaralı ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: D — I ve II

Ayırt edici düşünce fermantasyonda indirgenmiş koenzim dengesini ve karbondioksit çıkış basamağını doğru yere koymaktır. Bir glikozun glikolizinde iki NAD+ indirgenerek iki NADH ve iki pirüvat oluşur, dört glikozda bu sayılar sekize çıkar. Pirüvattan asetaldehit oluşurken karbondioksit çıkar ve bu basamakta indirgenmiş koenzim harcanmaz. Ardından her asetaldehit bir NADH ile indirgenerek etil alkole dönüşür ve NAD+ yenilenir, dört glikoz için sekiz NADH yükseltgenir, bu yüzden birinci ifade doğrudur. Aynı dört glikozdan her pirüvattan bir karbondioksit ile toplam sekiz karbondioksit çıkar ve ATP yalnızca glikolizden glikoz başına net iki olmak üzere toplam net sekiz üretilir, bu yüzden ikinci ifade doğrudur. Üçüncü ifade karbondioksit çıkaran basamak ile indirgenmiş koenzimi yükseltgeyen basamağı karıştırır, yenilenme asetaldehit basamağındadır, bu yüzden üçüncü ifade yanlıştır.

39. soru

Oksijensiz ortamda glikozla beslenen iki bakteri kültüründen X türü nitratı (NO3−) son elektron alıcısı olarak kullanan oksijensiz solunum, Y türü ise laktik asit fermantasyonu yapmaktadır.

I. X ve Y’de glikoz önce sitoplazmada glikolizle pirüvata kadar yıkılır ve bu evrede substrat düzeyinde fosforilasyonla net ATP üretilir.
II. X’te glikoliz ve Krebs döngüsünde indirgenen koenzimlerdeki elektronlar elektron taşıma sistemiyle nitrata aktarılırken Y’de glikolizde oluşan NADH’deki elektronlar pirüvata aktarılır.
III. X’te elektron taşıma sisteminin çalışması proton farkı oluşturarak kemiozmotik ATP sentezine katkı sağlar; Y’de elektron taşıma sistemi çalışmaz ve kemiozmotik ATP sentezi görülmez.

Buna göre I, II ve III numaralı ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: E — I, II ve III

Bu sorunun belirleyici düşüncesi oksijen yokluğunun elektron taşıma sisteminin yokluğu anlamına gelmediğidir. Oksijensiz solunum ile fermantasyonun ortak noktası oksijen kullanmamalarıdır, ancak ATP üretim düzenleri farklıdır. Her iki canlıda da glikoz önce glikolizle pirüvata yıkılır ve bu evrede substrat düzeyinde fosforilasyonla net ATP oluşur, bu yüzden birinci ifade doğrudur. Oksijensiz solunumda indirgenmiş koenzimler elektronlarını zar üzerindeki taşıma sistemine verir ve son elektron nitrata aktarılır; laktik asit fermantasyonunda ise glikolizde oluşan NADH elektronunu pirüvata vererek onu laktik aside indirger ve böylece NAD+ yenilenir, bu yüzden ikinci ifade doğrudur. Taşıma sisteminin çalışması zarın iki yanı arasında proton farkı kurar ve bu farktan kemiozmotik ATP sentezi sağlanır; fermantasyonda taşıma sistemi çalışmadığı için böyle bir sentez yoktur, bu yüzden üçüncü ifade de doğrudur. Üçü birlikte doğru olan seçenek gerekir.

40. soru

Aynı türden iki özdeş fide, mineral bileşimi aynı ve sürekli havalandırılan özdeş besin çözeltilerine konuluyor. Işık, sıcaklık ve hava akımı eşit tutuluyor. Başlangıçta her iki düzenekte de köklerin mineral alım hızı ile solunum hızının birlikte yüksek olduğu, su alım hızının ise terleme hızıyla birlikte değiştiği gözleniyor. Daha sonra birinci düzenekte havalandırma sürdürülürken ikinci düzenekte çözeltiden azot gazı geçirilerek oksijen uzaklaştırılıyor; ışık, sıcaklık ve terleme koşulları eşit tutulmaya devam ediliyor. Kısa süre sonra ikinci düzenekte mineral alım hızının belirgin azaldığı, su alımının ise büyük ölçüde sürdüğü; kök öz suyundaki mineral derişiminin çözeltidekinden yüksek kalmaya devam ettiği gözleniyor.
I. Kök öz suyunda mineral derişiminin çözeltiden yüksek tutulması ve mineral alım hızının solunum yavaşlayınca azalması, minerallerin derişim farkına karşı ATP harcanarak aktif taşımayla alındığını gösterir.
II. Oksijen uzaklaştırılmasına karşın su alımının büyük ölçüde sürmesi, suyun köke girişinin temel olarak su potansiyeli farkına bağlı ozmosla gerçekleştiğini ve doğrudan ATP tüketimini gerektirmediğini gösterir.
III. Mineral alım hızının oksijen uzaklaştırılınca azalması, minerallerin su ile birlikte terleme çekimiyle pasif olarak taşındığını gösterir. Buna göre I, II ve III numaralı ifadelerden hangileri doğrudur?

Cevabı göster

Cevap: C — I ve II

Temel düşünce mineral alımı ile su alımının enerji gereksinimini ayırmaktır. Kök öz suyunda mineral derişiminin çözeltiden yüksek kalması birikmenin derişim farkına karşı olduğunu, solunum hızıyla mineral alım hızının birlikte düşmesi bu yönde taşımanın solunumla üretilen ATP ile çalışan aktif taşımaya dayandığını gösterir, bu yüzden birinci yargı doğrudur. Terleme koşulları eşit tutulurken oksijen uzaklaştırılınca su alımının sürmesi suyun temel olarak su potansiyeli farkına bağlı ozmosla girdiğini ve doğrudan ATP harcanmasını gerektirmediğini gösterir, bu yüzden ikinci yargı doğrudur. Terleme eşitken mineral alımının azalması minerallerin su ile birlikte terleme çekimiyle pasif taşındığı savıyla çelişir, bu yüzden üçüncü yargı yanlıştır.

Uygulamada süre işler, ara verip kaldığın yerden devam edebilirsin ve her sorunun çözümü sonunda açılır. Sonuç, doğru cevapladığın soru sayısıdır.

Zorlu sorular 1 · Fen Bilimleri denemesini uygulamada çöz

AYT Fen Bilimleri zorlu sorular · AYT hakkında her şey